Ana içeriğe geç

Herkesten önce Türkiye'deydiler: İstanbul’da “taçlandırılan vor” mafya kralına 9 yıl hapis

İstanbul’da "kanun hırsızı” ilan edilen mafya lideri Zaur Şipilov, Rusya'da 9 yıl hapse çarptırıldı. Türkiye'de en erken faaliyete başlayan küresel mafya aktörlerinden “vorlar” hakkındaki haberler azalmış olsa da Prof. Dr. Federico Varese, bu durumun Türkiye'yi rahatlatmaması gerektiğini söyledi.

Herkesten önce Türkiye'deydiler: İstanbul’da “taçlandırılan vor” mafya kralına 9 yıl hapis
Yeniçağ
16

Azerbaycanlı üst düzey mafya babası Zaur Şipilov, 9 yıl hapis ve 1 milyon ruble para cezasına çarptırıldı. Karar, Rusya’da Orenburg Mahkemesi tarafından verildi.

Şilipov, Türkiye’de derin bir köke ve bağlantılara sahip en üst düzey suçlulardan biriydi. 2013 yılında İstanbul Beşiktaş’ta, kendisi gibi en üst düzeyde bulunan Azerbaycanlı suç makinesi Rövşen Caniyev tarafından “kanun hırsızı(vor v zakone)” ilan edildi.

GULAG CEZAEVLERİNDEN SIZAN ÖLÜMCÜL KOD: VOR V ZAKONE

Kanun hırsızı, geleneksel olarak eski Sovyet coğrafyası içerisindeki en yüksek rütbeli suçluları ifade eden son derece ilginç bir suç geleneğidir. Stalin’in Gulaglarında ete kemiğe bürünen bu gelenek, kolluk kuvvetleri ve devlet memurları ile en ufak bir teması bile yasaklayan “omerta koduyla” hareket eder. Fiziksel olarak geleneksel dövmeleri ile diğer suçlulardan kendilerini ayıran vorlar içerisinde bu kodu bozan en ufak bir davranışın cezası ölümdür.

Bu gelenekte iki vor, “şotka” denen bir ritüel ve yeminle, bir kişiye vorlara özel bir taç takarak onu vor ilan eder. Kendisi de bir vor ilan Caniyev, bir diğer Azerbaycanlı vor Nadir Salifov ile İstanbul'u da kapsayan bir mafya savaşı ile Türkiye'de kamuoyunda gündeme gelmişti. Caniyev 18 Ağustos 2016’da İstanbul'da, Salifov ise 19 Ağustos 2020'de Antalya'da öldürüldü.

Bu savaşın bir parçası olarak 2014’te Edirne'de yaşanan bir çatışmada da bir polis memuru öldürülmüştü. Çatışma Bulgaristan, Gürcistan, Rusya ve Türk uyruklu 5 kişilik iki grubun arasında meydana geldi.

Rus medyasına göre olay vorlar arasında gerçekleşen bir hesaplaşmaydı. Gela Kardava'nın klanındaki suçlular, Albert Ryzhiy isimli voru arabuluculuk yapması için Türkiye'ye çağırmışlardı. Ryzhiy, toplantıyı reddetti. Türkiye'deki düşmanlarına karşı Rövşan'ın desteğini aldı. Türkiye'de Rövşan'ın yakınlarından Zaur'la birlikte Leha, Beso, ve Nadir Salifov'un kardeşi Namık Salifov ile burun buruna geldi. Ryzhiy, St. Petersburg'da bir toplantı ile Lekha ve Beso'nun unvanlarını ellerinden almıştı. Ryzhiy ve Zaur, feci şekilde dayak yediler. O sırada Ryzhiy'in Türk korumalarından biri (Rus medyası bunun Türk bir polis memuru olduğunu yazdı), çatışmayı başlattı ve öldürüldü.

OXFORDLU KRİMİNOLOGDAN TÜRKİYE UYARISI: "TİCARETİ TAKİP ETTİLER”

Öte yandan son yıllarda eski Sovyet coğrafyası ve Türk medyasında, vorların Türkiye'deki faaliyetleri hakkındaki haberler azaldı. Yine de vorlar hakkında dünyanın en saygın uzmanlarından, Oxford Üniversitesi’nde kriminoloji profesörü Federico Varese, bu durumun Türkiye'yi rahatlatmaması gerektiğini söyledi.

YENİÇAĞ gazetesine yaptığı açıklamada Varese, Türkiye'nin hala özellikle yaptırımlar altındaki bir Rusya'ya açılan bir kapı niteliğinde olduğunu söyledi.

Türkiye'nin küresel uyuşturucu pazarında işlek bir nokta olduğunu belirten Varese, vorların Türkiye’de diğer bütün küresel mafya gruplarından daha önce faaliyet göstermeye başlaması hakkında da konuştu. Varese, şu ifadeleri kullandı:

“Neden önce Türkiye? Coğrafi olarak yakındı, Karadeniz mekik ticaretine derinden bağlıydı ve 1990'ların başlarında İstanbul'un Laleli pazarı zaten büyük ölçüde Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerine yönelmişti. Nakit esaslı, zayıf düzenlenmiş ticaret, ulaşım, turizm ve Rusça konuşan aracıların büyük akışlarının olduğu yerlerde genellikle suçlu aracılar da ortaya çıkar; bu nedenle, vorların Türkiye'ye erken gelişi muhtemelen bu ticari ve göçmen devrelerinin bir yan ürünüydü.”

TÜRKİYE’DE RAHAT HİSSETTİLER

Vorların Türkiye’deki varlığı geçmiş yıllardaki varlık barışlarının ardından Türkiye'de dikkat çeken motosiklet çeteleri, Balkan klanları ve Latin Amerika kartellerinden çok daha eskiye dayanıyor. 2010'da yayınlanan bir haber, Avrupa çapındaki bir polis operasyonu sonucunda vorların yer değişikliğine gittiğini yazıyordu. Birçok vor, uzun süredir tercih ettikleri İspanya'dan, aynı derecede rahat diğer ülkelere taşınmıştı; Dubai, İtalya, Yunanistan ve Türkiye. Bu seneden birkaç yıl önce Gürcistan'dan Türkiye'ye sürülen hırsızlar, Türkiye'de bir obşçak (ortak suç fonu) kurmuştu.

2010'lara gelindiğinde bulundukları ülkelerden Gürcistan'a sınır dışı edilen vorlar, çoğunlukla daha ilk gün oradan da Türkiye'ye gönderiliyorlardı.

Mesela Zhorik Lanchkhutsky isimli Gürcü, 2012'de Kiev'de yakalanmıştı fakat bundan iki yıl önce ise Rusya'dan Gürcistan'ın sınır dışı edilmiş, aynı gün Türkiye'ye gelmişti.

Türkiye'ye yalnızca Gürcüler sınırdışı edilmiyordu. Yine Ukrayna'da yakalanan Azeri Bakhysh Aliyev de, 2012'de Türkiye'ye zorla yollandı. 2012 Kasım'da, İstanbul'da gözaltına alınmıştı. Kiev'e dönmüş, 2013'te yine Türkiye'ye zorla yollanmıştı. 2014'te Odessa'da öldürüldü.
Ramaz Bagdatsky isimli Gürcü de defalarca Ukrayna'dan Türkiye'ye yollanmıştı. Tengiz Pirveli isimli Gürcü ise 2011'de Ukrayna'dan değil, Rusya'dan Türkiye'ye gönderilmişti.

Utku Beycan - YENİÇAĞ

Kaynağa Git

İlgili Haberler