Paris istinaf mahkemesi, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin lideri Marine Le Pen hakkındaki dolandırıcılık mahkumiyetini onadı. Bu karar ile birlikte Le Pen'in 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığının önü açıldı.
İstinaf mahkemesi, üç kez cumhurbaşkanı adayı olan Le Pen'e 30 ayı tecil edilmek (ertelenmek) üzere 45 ay kamu görevinden men cezası verdi. Kalan 15 aylık sürenin, geçen yılın mart ayında bir alt mahkeme tarafından verilen ilk karardan itibaren geriye dönük olarak işletilmesi ve dolayısıyla süresinin dolmuş kabul edilmesi bekleniyor. Bu da teoride aday olabileceği anlamına geliyor.
Ancak mahkeme Le Pen'e, ikisi tecil edilmek üzere üç yıl hapis cezası da verdi. Bu da aşırı sağcı liderin bir yıl boyunca elektronik kelepçe takarak ev hapsinde kalması gerektiği anlamına geliyor.
Üç kez cumhurbaşkanı adayı olan Le Pen, ev hapsinde bulunması ve düzgün bir seçim kampanyası yürütememesi halinde, merkezci Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yerine geçmek için yarışmayacağını belirtmişti.
Geçtiğimiz hafta televizyonda yayınlanan bir röportajında Le Pen, "Cumhurbaşkanı adayı olduğunuzda hareket etmekte tamamen özgür olmanız gerekir," demişti. "Bir mitinge gitmek için bir hâkimin iznine tabi olamam."
Le Pen'in salı günü ilerleyen saatlerde katılacağı bir akşam televizyon programında niyetini açıklaması bekleniyor.
'Cadı Avı'
Geçen yıl görülen ilk davada mahkeme, Le Pen'in yanı sıra 24 eski Avrupalı milletvekilini, asistanları, muhasebecileri ve göçmen karşıtı partinin kendisini, 2004-2016 yılları arasında Avrupa Parlamentosu fonlarını Fransa'daki RN personelini istihdam etmek için kullanan bir sistem işletmekten suçlu bulmuştu.
Mahkeme o dönem Le Pen'e 5 yıl kamu görevinden men ve ikisi tecil edilmek üzere (ertelenmiş) dört yıl hapis cezası vermişti.
Le Pen, partisinin bir "cadı avı" kurbanı olduğunu iddia etmiş ve bazı destekçileri hâkimlere ölüm tehditleri göndermişti. Bunun üzerine Le Pen, partisi ve diğer 10 kişi karara itiraz ederek davayı istinafa taşımıştı.
İstinaf davası sürecinde Le Pen, RN’nin Avrupa Parlamentosu fonlarını zimmete geçirmek için bir sisteme sahip olduğunu reddetti ve partisinin "tamamen iyi niyetle" hareket ettiğini söyledi.
Ancak savcılar, Le Pen'in 2011 yılında liderliği devralmasının ardından, kurucu ortak olan babası Jean-Marie Le Pen tarafından daha önce gelişigüzel bir şekilde başlatılan bu AB fonlarını iç etme yöntemini "profesyonelleştirdiğini" iddia etti.
Kamuoyu yoklamaları
Son anketler büyük ölçüde aşırı sağın önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerin ilk turunu önde tamamlayacağına işaret etse de, ikinci turun sonuçları konusunda bölünmüş durumda.
Birçok anket, Ulusal Birlik Partisi Başkanı Jordan Bardella için çalışma arkadaşı Le Pen'e kıyasla biraz daha iyi sonuçlar gösteriyor; ancak rakipleri, deneyimli siyasetçi Le Pen'in çok daha dişli bir rakip olacağı çıkarımında bulunuyor.
Aşırı solun adayı Jean-Luc Melenchon, "Bu kadın son derece zeki, tesadüfen burada değil. Eğer dördüncü kez aday olursa, hafife alabileceğimiz bir rakip olmayacaktır," ifadelerini kullandı.
Mayıs ayında yapılan bir kamuoyu yoklaması, Le Pen'in yarışmasına izin verilmesi halinde önümüzdeki yıl yapılacak ikinci tur seçimlerini kazanabileceğini ortaya koymuştu. Bin 700'den fazla kayıtlı seçmenle yapılan Harris Interactive Toluna anketi; Le Pen'in, Melenchon'un yanı sıra merkezci eski başbakanlar Gabriel Attal ve Edouard Philippe karşısında zafer kazanacağını öngörüyordu.
Ancak diğer anketler, sağcı seçmenlerin de desteğini almaya çalışan Philippe'in, aşırı sağa karşı ikinci turu kazanabileceğine işaret ediyor.