Ana içeriğe geç

Beyaz ette madalyonun iki yüzü: İhracatçı yanlış teşhis diyor, tüketici ceza hukukunun devreye girmesini istiyor

Beyaz et sektörüne yönelik yürütülen soruşturma kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Firmaların yapmış olduğu itirazlar sonucu kayyum kararları kaldırılırken, bir yandan fahiş fiyatlar ve rekabet ihlali iddialarını, diğer yandan üretim ve ihracatta güven kaybı yaşanıyor endişelerini de beraberinde getirdi.

Beyaz ette madalyonun iki yüzü: İhracatçı yanlış teşhis diyor, tüketici ceza hukukunun devreye girmesini istiyor
Ekonomim.com
16

VEYSEL AĞDAR

İhracatçı cephesinden “Türkiye’nin güvenli tedarikçi algısının bozulduğu, pazar kaybettiği” uyarısı geliyor, tüketici cephesinde ise yüksek zam yapılıyor görüşü hakim… Hukuk sisteminin kanatlı sektörüyle bu şekilde anılmasının, tüketicinin ve yabancı alıcının kafasını karıştırdığını vurgulayan Ege Su Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yardımcısı Bedri Girit, “Türkiye normal şartlarda haftalık yaklaşık 20 milyon dolarlık kanatlı ihracatı yapıyordu. Bugün 6-7 milyon dolar seviyesine düştü" dedi.

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu ise kırmızı et fiyatlarının 900-1000 TL bandına dayandığını belirterek "Tüketici için beyaz et, hayvansal proteinde neredeyse tek erişilebilir seçenek. Tam da bu dönemde özellikle kanat ve butta fiyat artışları yaşanması, tepkileri artırıyor. Kayyum atamaları sonrası fiyat artış hızının durması olumlu; ancak geriye dönük bir indirim yok” açıklamasını yaptı.

Beyaz et sektörüne yönelik iki hafta önce başlatılan soruşturma ve denetim kayyumu atamaları, hem iç piyasada hem de ihracat cephesinde ciddi yankı uyandırdı. Beyaz et sektörüne yönelik yürütülen soruşturma, artan fiyatlar ve rekabet ihlali iddialarıyla kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Firmaların yapmış olduğu itirazlar sonucu kayyum kararları kaldırılırken süreç, bir yandan tüketici fiyatları ve rekabet ihlali iddialarını gündeme taşırken, diğer yandan üretim ve ihracat tarafında güven kaybı endişelerini beraberinde getirdi. İhracatçı cephesi: “Türkiye’nin güvenli tedarikçi algısının bozulduğu, pazar kaybının büyüdüğü” uyarısında bulunurken, tüketici cephesinde ise bu tablo ticari hata sınırını aştığı cezai yaptırımların yerinde olduğu değerlendirilmesi geldi.

Uluslararası pazarlarda olumsuz algı yaratıldı

Ege Su Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yardımcısı Bedri Girit, iki hafta önce beyaz et sektörüne yönelik başlatılan soruşturma ve denetim kayyumu atamalarının, hem iç piyasada hem de ihracatta ciddi güven sorunlarına yol açtığını söyledi. Girit, 13 firmaya yönelik kayyum atamalarının üretim ve sevkiyatlarda doğrudan bir duraksamaya yol açmadığını ancak kamuoyunda ve uluslararası pazarlarda olumsuz algı sorununa neden olduğunu belirtti. Hukuk sisteminin kanatlı sektörüyle bu şekilde anılmasının, tüketicinin ve yabancı alıcının kafasını karıştırdığını vurgulayan Girit, “Bu normal bir durum değil ve anlatması da çok zor” dedi. Sürecin bir daha yaşanmaması için doğru veriyle doğru teşhis konulması gerektiğini vurgulayan Girit, “Eğer elinizdeki veriler yanlışsa, aldığınız kararlar da yanlış olur. Teşhis yanlış olunca tedavi de yanlış oluyor. Olan hem sektöre hem ülke ekonomisine oluyor” dedi.

Fahiş fiyat iddiaları bilançolara yansımıyor

Sektöre yönelik fahiş fiyat iddialarını da değerlendiren Girit, “Eğer söylendiği gibi olağanüstü bir kârlılık olsaydı, bu şirketlerin bilançolarında net şekilde görülürdü. Ancak böyle bir tablo yok. Zaten bu nedenle firmaları tarafından yapılan itirazlar sonucunda kayyum kararları kaldırıldı” ifadelerini kullandı. Tavuk fiyatlarının merkezi bir şekilde belirlenmediğini vurgulayan, fiyatların tamamen arz-talep dengesiyle oluştuğunu söyleyen Girit; “Maliyet hesapları ortada, şuan üretici tavuğun maliyeti hatta maliyetin altında kilosunu 92 liraya satıyor. Yetkimiz olsa tavuğu 200 liraya satarız ama böyle bir dünya yok. Dünyanın her yerinde tavuk üretiliyor. Ne aşırı pahalıya satabilirsiniz ne de maliyetin çok altına inebilirsiniz” diye konuştu.

Haftalık ihracat 20 milyon dolardan 7 milyona geriledi

Kanatlı sektörünün sanayi disipliniyle çalıştığını belirten Girit, üretim süreçlerinin uzun vadeli planlandığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün üretimi artırmak ya da azaltmak istiyorsanız, bunun kararını en az 1,5-2 yıl önceden vermeniz gerekir. Tavukta ‘bugün üretmeyelim’ deme şansınız yok. Her şey planlı ve kontrol altında yürür.” Ticaret Bakanlığı’nın, iç piyasada fiyat artışlarını kontrol altına almak amacıyla Ramazan ayı öncesinde beyaz et (tavuk) ihracatına getirdiği kısıtlama kararının dış pazarlarda ciddi kayıplara yol açtığını belirten Girit, “Türkiye normal şartlarda haftalık yaklaşık 20 milyon dolarlık kanatlı ihracatı yapıyordu. Bu rakam bugün 6-7 milyon dolar seviyesine düştü. Yani pazarlarımızın önemli bir kısmını rakip ülkelere kaptırdık” dedi. Girit, “Biz pazarı kaybederken rakiplerimiz ellerini oğuşturuyor. Kaybedilen zamanın telafisi çok zor” ifadelerini kullandı.

“İdari cezalar yetmiyor, ceza hukuku şart”

Süreci tüketici cephesinden değerlendiren Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, bunun yalnızca Ticaret Bakanlığı’nın değil; Adalet, Hazine ve Maliye, İçişleri Bakanlıkları ile Rekabet Kurumu’nun birlikte ele alması gereken çok boyutlu bir süreç olduğunu söyledi. Ağaoğlu, “Çünkü kırmızı et fi yatları 900-1000 TL bandına dayanmış durumda. Tüketici için beyaz et, hayvansal proteinde neredeyse tek erişilebilir seçenek haline geldi. Tam da bu dönemde özellikle kanat ve but gibi ürünlerde hızlı fi yat artışları yaşanması, doğal olarak tepkileri artırıyor. Kayyum atamaları sonrası fi yat artış hızının durması olumlu; ancak geriye dönük bir indirim yok. Bu da soru işaretlerini büyütüyor” dedi. Bu tablonun artık “ticari hata” sınırlarını aştığını vurgulayan Ağaoğlu, “Türk Ceza Kanunu’nun 237. maddesinde düzenlenen “fi yatları etkileme suçu” tam da bu tür durumlar için vardır. Hapis cezasının 1 ila 3 yıl aralığına çıkarılması önemli bir adımdır. Evet, bu cezalar ertelenebilir; ancak tekrarında ertelenmiş cezaların da devreye girecek olması, ilk kez gerçek bir caydırıcılık yaratmaktadır” diye konuştu. Para cezaları fi yata yansıtılıyor Uygulanan idari para cezalarının caydırıcı olmadığını ifade eden Ağaoğlu, “Ya mahkemelerden geri dönüyor ya da erken ödeme indirimleriyle sembolik rakamlara düşüyor. Daha da vahimi, bu cezalar çok kısa sürede yeni zamlarla tüketicinin sırtına yükleniyor. Yani cezayı tüketici fi nanse ediyor” dedi. “Serbest piyasa ekonomisinde fi rmalar rekabet eder, birlikte fi yat belirlemez” diyen Ağaoğlu, tam rekabetin tüketicinin en büyük güvencesi olduğunun altını çizerek, “Rekabet bozulursa fi yatlar kontrolsüz yükselir, kalite düşer, tüketici seçeneksiz kalır. Bugün beyaz ette yaşanan risk, geçmişte sebze-meyve piyasasında yaşanan sert dalgalanmalara benziyor. Eğer bu süreç doğru yönetilmezse, tüketici çok daha zor bir tabloyla karşılaşabilir” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler