Ömür Kurt
Hemen her gün çocuk ve gençlerin kendilerine veya birbirlerine zarar verdiği olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Çocuklar gerçek anlamda sosyalleşebilecekleri, birbirlerini tanıyıp anlayabilecekleri, ortak hareket edebilecekleri faaliyetlerden yoksunlar. Okul, çocukların sosyalleşmesi için bir mekân olsa da yeterli değil. Ağırlıklı olarak ders odağı, çocukların kendilerini gerçekleştirebileceği alanı onlara sunmuyor. Çünkü çocuklar, sonunda herhangi bir “kazanç” hedefi olmaksızın dahil olduğu bir etkinlikte birbirlerini gerçek anlamda tanırlar, anlarlar. Bu, bir zamanların Türk eğitim sisteminde vardı. Çocuklar birlikte tiyatro yapar, takım kurar, halk oyunu oynar, okul müsamerelerinde kendilerini gösterme şansına erişirlerdi. Birlikte yapılan bu faaliyetler çocukların birbirini tanımasını, anlamasını, birbirini korumasını sağlardı. Zaman içinde “okul müsameresi” deyimi bile küçümsenir hale geldi. İnsanlar bir şeyi beğenmediğinde “Okul müsameresi gibi!” demeye başladılar. Oysa bu, göklere çıkarılması gereken bir deyimdi.
SANAL DEĞİL GERÇEK MUTLULUK
Günümüz çocukları mutluluğu dijital oyunlarda, sosyal medyada, sanal platformlarda arıyor. Oysa ‘sanal zaman’ çocuğa anlık keyif veriyor, uzun vadede derin bir mutsuzluk getiriyor. Bunun yerine çocuğun gerçekten keyif alacağı bir faaliyete yönelmesi gerekiyor. Bir sanat ya da spor dalı, bir takım oyunu, ekipçe yapılan bilimsel bir faaliyet, takımca girilen bir yarışma çocukları gerçekten mutlu ediyor, heyecan yaratıyor, çocuklar arasındaki dostluğu geliştiriyor, vicdan ve sorumluluk hissini artırıyor. Bu yüzden çocuklarınızı ister bireysel ister ekipçe yapılan bir spor ya da sanat dalına yönlendirmeniz, onların hayatını kurtaracak çok önemli bir adım olacaktır. Bir çocuk bir futbol takımının bir parçası ya da bir orkestranın olmazsa olmaz eşlikçisi olduğunda, birlikte olmanın ve birlikte yaşamanın ne demek olduğunu anlayacaktır.
DÜZEN VE DİSİPLİN
“Yıldız Anneler” kitabımı yazarken Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan başarılı sporcularımızın aileleriyle röportajlar yapmıştım. Atletizm, güreş, badminton, okçuluk, yüzme, yelken, boks, judo, golbol ve daha birçok spor dalından genç yıldız sporcumuzla tanıştım. Aralarında olimpiyat şampiyonları Busenaz Çakıroğlu, Hakan Reçber, Hatice Kübra İlgün gibi isimler de vardı, dünyanın her yerinden ödülle dönen Sevilay Öztürk, Bahattin Hekimoğlu, Abdullah Öztürk gibi milli paralimpik sporcular da vardı. Hepsinde ortak bir yan gördüm. Spor bir insana disiplinli olma, dayanışmayı öğrenme, hedef koyma, engel aşma, sağlıklı olma gibi özellikler kazandırıyordu. Üstelik bütün bunlar çocuk ve gençlerin hiçbir şekilde sanal bağımlılığa yönelmesine fırsat vermiyor, onları uyuşturucudan, sigaradan, diğer bütün bağımlılıklardan koruyordu. Bütün sporcular, kendi hayatlarını ileri götürme, ülkesinin bayrağını göndere çektirebileceği bir başarı için gece gündüz çalışma, kamplarda arkadaşlık ilişkilerini geliştirme, kalabalık ortamda yaşama ve her koşula ayak uydurabilme gibi yaşamsal beceriler kazanmışlar. Bütün bunları onlara spor kazandırmış. Tabii bir de koşulsuz aile desteği. Bu yüzden çocuklarınızı yönlendireceğiniz bir spor ya da sanat dalı onları tehlikelerden koruyacağı gibi onların hayatına disiplin de getirecektir ve bu da ülkeye yayılacaktır. Ne de olsa her çocuk, ülkeye bir yurttaş demektir. İyi yetişmiş yurttaşlarla dolu bir ülke cennete dönüşür.
EVDE DENEYİN
Çikolata atölyesi
Bu hafta çocuklarla evde doğal çikolata yapın. Yarım su bardağı tahin, 2 yemek kaşığı bal, 1.5 yemek kaşığı kakao, 1 yemek kaşığı tereyağı ve 50 gram Antep fıstığını karıştırıp kalıba koyun, buzlukta 30 dakika bekletin. Çocuklar çok sevecek.
HAFTANIN KİTABI
“Eşsiz Tavşanlar Okulu” birbirinden güzel resimleri ve eğlenceli anlatımıyla çocukların çok hoşuna gidecek.
Yayınevi: Literatür Çocuk Yazan: Gamze Sürcan Resimleyen: Melis Coşkun Başay Yaş: 3+ Sayfa: 48 KUTU
HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Dinopark
Çocuklar dinozorlarla ilgili merak ettikleri her şeyi bu parkta bulacaklar.
Yer: Antalya-Kemer
Tarih: Her gün açık
Saat: 08.30-19.00
Yaş: 4+
İletişim: (0242) 824 76 36
HAFTANIN ŞARKISI
Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte Ozi ve Suzi’den “Karınca Marşı”nı dinleyin ve dinozorlar hakkında sohbet edin.