Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Boğaziçi Uluslararası Bale Festivali, ikinci günün sonunda yapılan ödül töreniyle kapılarını kapattı. Görev Vakfı’nın desteklediği ve iki gün boyunca devam eden etkinlikte yarışmacılar; klasik bale, neoklasik, modern, karakter ve caz/müzikal dans kategorilerinde gösterilerini sundu. Tören, kazanan yarışmacılara kupalarının ve tüm katılımcılara mühürlü katılım sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi.
GÜNNUR BAYBURT: OKULLARININ YANI SIRA BALEYİ SÜRDÜRÜYORLAR
Ödül töreninde ilk sözü alan festivalin sanat yönetmeni Günnur Bayburt, balenin öğrencilere kattığı disipline ve öğretmenlerin emeğine dikkat çekti. Öğrencilerin eğitimleriyle birlikte baleyi yürüttüğünü belirten Bayburt, “Bu kurslara gelen öğrenciler, biliyorsunuz hepsi öyle, okullarının yanı sıra baleyi sürdürmekteler. Bu yüzden iki meslek sahibi olabiliyorlar. Mutlaka iki meslek sahibi olun.” ifadelerini kullandı.
Organizasyonun gerçekleşmesindeki katkılarından dolayı festival eğitmenlerine de teşekkür eden Bayburt, “Bu festivalde emeği geçen ve çok emek veren öğretmenlerimiz... Onlar ellerine sağlık, yüreklerine sağlık. Çok güzel bir gece yaşattılar. Onlara çok teşekkür ediyorum.” dedi.

ERKAN ÖNSEL: BÜYÜK HİZMETLER VERİYORUZ
Bayburt’un ardından söz alan Görev Vakfı Başkanı Erkan Önsel, etkinlikte yaptığı konuşmada organizasyonun ulaştığı noktaya ve kalıcılığına işaret etti. Önsel, vakfın desteğiyle hayata geçen festivale dair, “Belli oldu, bu temel atıldı. İnsanlar hatta çok mutlu. Hepimiz çok mutluyuz. Türkiye’ye büyük hizmetler veriyoruz. Sizinle gurur duyuyoruz. Haklı olarak üretkenliğe teşekkür ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
JÜRİDEN BARIŞ VE CUMHURİYET VURGUSU
Törende jüri üyeleri de söz alarak sanatın toplumsal etkilerine değindi. İspanyol jüri üyesi Georgina Rigola konuşmasında, “En iyisi olamayız veya en iyisi oluruz, en kötüsü oluruz. Ama en önemlisi hepimiz farklıyız ve bu kadar savaşın olduğu bir dünyada hepimiz ne kadar farklı dili konuşsak da bu sahnede hepimiz aynı dili konuşuyoruz, dansın dilini konuşuyoruz.” ifadelerini kullandı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi başdansçısı ve koreografı Berk Sarıbay ise Cumhuriyet değerlerinin altını çizerek, “Daha ahlaklı nesiller yetiştirmek dileğiyle ahlak sanatı değil sanat ahlakı sorgular ve Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı şu an burada olmayacaktık.” dedi.