Türkiye'de çiftçinin yaşı her geçen yıl yükselirken, tarım sektöründen uzaklaşan genç nüfus, gıda güvenliği açısından da yeni riskleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar ise bugün atılmayan adımların yarının üretim krizine dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı kayıtlarına göre Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin önemli bölümü 50 yaşın üzerinde bulunuyor. 18- 32 yaş aralığındaki genç çiftçilerin oranı ise toplam üreticiler içinde oldukça düşük seviyede kalıyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) de son yıllarda yaptığı açıklamalarda, çiftçilerin yaş ortalamasının yaklaşık 59’a yükseldiğini, gençlerin ise tarımdan hızla uzaklaştığını vurguluyor. Buna göre mevcut tablo, yalnızca tarımın değil Türkiye’nin gıda arz güvenliğinin de geleceğini tehdit ediyor.
Bir dönem aile mesleği olarak kuşaktan kuşağa aktarılan çiftçilik artık gençler için cazibesini kaybetmiş durumda. Tarımsal girdi maliyetlerindeki sert artış, mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama giderlerinin yükselmesi, ürün fiyatlarındaki belirsizlik ve iklim kaynaklı riskler gençlerin farklı sektörlere yönelmesine neden oluyor.
Kırsalda eğitim, sağlık, sosyal yaşam ve teknolojiye erişim imkanlarının sınırlı olması da göçü hızlandıran etkenler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre gençler yalnızca daha yüksek gelir değil, aynı zamanda daha öngörülebilir ve sosyal güvencesi güçlü bir yaşam arıyor.
SORUN SADECE EKONOMİ DEĞİL
Tarımdan uzaklaşmanın arkasında yalnızca gelir kaygısı bulunmuyor. Sosyologlara göre tarım, gençler arasında “çok çalışıp az kazanılan”, ağır emek gerektiren ve geleceği belirsiz bir meslek olarak görülüyor. Kent yaşamının sunduğu eğitim, kariyer ve sosyal imkânlar da kırsalda kalmayı her geçen yıl daha zor hale getiriyor.
ÖZEL SERTİFİKA HAZIRLANMALI
Uzmanlara göre gençleri yeniden toprağa döndürmek için sadece dönemsel destek paketleri yeterli olmayacak.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uzun vadeli bir “Genç Çiftçi Stratejisi” hazırlaması gerektiği ifade ediliyor.
Bu kapsamda;
- Genç üreticilere faizsiz ve uzun vadeli yatırım kredileri,
- İlk kez üretime başlayacaklara araziye erişim desteği,
- Sosyal güvenlik primlerinde devlet katkısı,
- Tarımsal girişimcilik ve teknoloji yatırımlarına özel teşvikler,
- Kooperatifleşmeyi güçlendirecek yeni modeller,
- Kırsalda internet, eğitim, kreş ve sosyal yaşam yatırımlarının artırılması gibi uygulamaların genç nüfusun tarımda kalmasını sağlayabilecek adımlar arasında gösteriliyor.