Ana içeriğe geç

Kuantum'da yeni bir bakış açısı: Oxfordlu fizikçiler "Schrödinger’in Kedisi"ni daha da garip hale getirdi

Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar, bileşenleri zaten son derece kuantum yapıda olan, tamamen yeni bir tür "Schrödinger’in kedisi" kuantum durumu üretti

Kuantum'da yeni bir bakış açısı: Oxfordlu fizikçiler "Schrödinger’in Kedisi"ni daha da garip hale getirdi
Gazete Oksijen
16

Oxford Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını yürüten fizikçiler, kuantum fiziğinin en ünlü düşünce deneylerinden biri olan Schrödinger’in kedisi ile bağdaştırılan yeni bir kuantum süperpozisyon (üst üste binme) türü geliştirdi. Geleneksel yaklaşımların aksine, yeni ortaya konan bu durumlar halihazırda son derece "klasik dışı" (nonclassical) kuantum bileşenlerden inşa edildi. Bu başarı; kuantum hesaplama teknolojilerini geleneksel ikili (binary) sistemlerin ötesine taşımaya, sensör teknolojilerini geliştirmeye ve kuantum fiziğinin temellerine yeni pencereler açmaya yardımcı olabilir.

Kuantum mekaniğinin en şaşırtıcı özelliklerinden biri, nesnelerin aynı anda birden fazla durumda bulunabilmesidir. Bu durum genellikle, gözlemlenene kadar hem canlı hem de ölü sayılan teorik bir kedi olan Schrödinger’in kedisi örneğiyle açıklanır. Bilim insanları laboratuvar ortamında atomları, ışığı ve hatta hareketi aynı anda birden fazla kuantum durumuna sokarak bu süperpozisyonları rutin olarak üretebiliyorlar.

Geleneksel Qubit'lerin ötesinde bir adım

Süperpozisyonun en yaygın örneği, aynı anda hem 0 hem de 1 değerini alabilen kuantum bitleri, yani qubit'lerdir. Ancak kuantum sistemleri iki durumlu davranıştan çok daha fazlasını yapma kapasitesine sahiptir. Birçok enerji seviyesini işgal edebilen "kuantum harmonik osilatörleri", ışık, titreşimler ve kapana kısılmış parçacıkların hareketi dahil olmak üzere çok geniş bir fiziksel sistem yelpazesini tanımlar.

Oxford ekibi, kedi durumlarını geleneksel dalga paketlerinden inşa etmek yerine, kuantum belirsizliğinin durumun her bir parçasına farklı şekilde dağıldığı "sıkıştırılmış durum süperpozisyonları" (squeezed-state superpositions) gibi son derece klasik dışı bileşenleri birleştiren bir teknik geliştirdi.

Kuantum heykeltraşlığı

Deney, tek bir kapana kısılmış iyonun hareketine dayanıyordu. Araştırmacılar ilk olarak iyonun iç durumu ile farklı hareket durumlarını birbirine dolaşık (entangled) hale getiren etkileşimler tasarladılar. Ardından, iç durum üzerinde devre arası bir kuantum ölçümü gerçekleştirerek iyonun hareketinin, istenen klasik dışı bileşenlerin süperpozisyonuna çökmesini sağladılar.

Oxford Üniversitesi Fizik Bölümü'nden başyazar Dr. Sebastian Saner yöntemi, "Bu yaklaşım bize kuantum süperpozisyonunu neredeyse her şekle sokmamızı sağlayan bir araç verdi" diyerek özetledi.

Geleceğin kuantum teknolojilerine etkisi

Geliştirilen bu yeni yöntem, ekibe üretilen kuantum durumları üzerinde yüksek derecede kontrol imkanı tanıdı. Deneysel parametreleri ayarlayarak süperpozisyon içindeki bileşenlerin göreceli boyutunu, yönünü ve ayrışmasını değiştirmeyi başaran araştırmacılar, doğrudan yaptıkları ölçümlerde klasik karışımlarda görülmeyen girişim kalıpları ve "Wigner negatifliği" bölgeleri tespit ettiler. Bu bulgular, üretilen durumların gerçek kuantum süperpozisyonları olduğunu doğruladı.

Çalışmanın süpervizörü Dr. Raghavendra Srinivas, hem pratik uygulamalar hem de bu durumları temel düzeyde anlamak için henüz yolun çok başında olduklarını belirtti. Araştırma, gelecekte sadece basit kuantum bitlerine değil, kuantum osilatörlerine dayanan kuantum teknolojilerine işaret ediyor. Bu tür durumlar hatalara karşı daha dirençli olabilir ve daha etkili hata düzeltme stratejilerini destekleyebilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler