Ana içeriğe geç

Uzmanlar ebeveynleri uyarıyor: Konum takibi yapmanız çocuklarda kaygıyı artırıyor

Michigan Üniversitesi’nin araştırmasına göre ebeveynlerin yarısından fazlası 18-25 yaş aralığındaki çocuklarını dijital araçlarla takip ediyor. Uzmanlar, konum bilgisinin güvenlik garantisi sunmadığını, açık iletişim ve sınırlar olmadan bu alışkanlığın kaygıyı artırabileceğini belirtiyor

Uzmanlar ebeveynleri uyarıyor: Konum takibi yapmanız çocuklarda kaygıyı artırıyor
Gazete Oksijen
16

Akıllı telefonlardaki konum takip uygulamaları, çocuklarının nerede olduğunu bilmek isteyen ebeveynler için yaygın bir güvenlik aracına dönüştü. Ancak yeni bir araştırma, bu alışkanlığın yalnızca küçük yaştaki çocuklarla sınırlı kalmadığını, birçok ebeveynin 18 yaşını geçmiş çocuklarını da dijital araçlarla takip ettiğini gösteriyor.

ABD’de Michigan Üniversitesi’ne bağlı C.S. Mott Çocuk Hastanesi tarafından yayımlanan ankete göre, ebeveynlerin yarısından fazlası yetişkin çocuklarını dijital teknolojiyle takip ediyor. Araştırma, 18-25 yaş aralığında en az bir çocuğu bulunan 1500’den fazla ebeveynin yanıtlarına dayanıyor.

Ebeveynlerin yüzde 68’i bu takibi kendi kaygılarını azaltmak için yaptığını söylerken, yüzde 64’ü acil durum ihtimalini gerekçe gösterdi. Katılımcıların yüzde 17’si ise çocuklarının “uygun” gördükleri bir yerde olup olmadığını kontrol etmek için konum takibi yaptığını belirtti.

Takip kaygıyı azaltmak yerine artırabiliyor

Araştırmaya göre, yetişkin çocuklarını takip eden ebeveynlerin yaklaşık dörtte biri bu durumun zaman zaman kaygılarını azaltmak yerine artırdığını söyledi. Uzmanlara göre bunun nedeni, konum bilgisinin tek başına olup biteni anlamaya yetmemesi.

Fairleigh Dickinson Üniversitesi’nden iletişim profesörü Kara Alaimo, yalnızca bir konum verisine bakarak durumun tamamını anlamanın mümkün olmadığını belirterek, bunun ebeveynleri eksik bilgi üzerinden varsayım yapmaya ittiğini söylüyor. Alaimo’ya göre ebeveynler, çocuklarının nerede olduğunu bilseler bile o anda gerçekten güvende olup olmadıklarını bilemeyebilir.

“Uzaktan takip güvenlik garantisi değil”

Araştırmanın eş direktörü Sarah Clark da konum takibinin ebeveynlere yanıltıcı bir güvenlik hissi verebileceğini vurguluyor. Clark’a göre bir kişinin konumunu bilmek, o kişinin içinde bulunduğu durumu anlamak ya da gerektiğinde müdahale edebilmek anlamına gelmiyor.

Uzmanlar, genç yetişkinlerin güvenliği için asıl önemli olanın kendi kararlarını verebilme ve riskli durumları tanıyabilme becerisi olduğunu belirtiyor. Alaimo, ebeveynlerin çocuklarına sorumlu karar almayı öğretmesinin, onları sürekli izlemekten daha güvenli bir yol olduğunu ifade ediyor.

İzin ve sınır meselesi

Ankete katılan ebeveynlerin büyük bölümü, çocuklarının takip edildiklerinden haberdar olduğunu söyledi. Ancak yalnızca yarısı konum paylaşımının çocukları için isteğe bağlı olduğunu belirtti.

Clark’a göre çocukluktan yetişkinliğe geçiş döneminde ailelerin bu konuyu açık biçimde konuşması gerekiyor. Uzman, çocukların yalnızca takip edildiklerini bilmelerinin yeterli olmadığını, bu takibin nasıl ve hangi koşullarda yapılacağına dair söz hakkına da sahip olmaları gerektiğini söylüyor.

Güven ilişkisini zedeleyebilir

Uzmanlara göre yetişkin çocukların sürekli takip edilmesi, ebeveyn-çocuk ilişkisinde güvensizlik algısına yol açabilir. Bu durum, genç yetişkinlerin bağımsızlık kazanmasını ve kendi hatalarından öğrenmesini de zorlaştırabilir.

Alaimo, yetişkin çocukların izlenip izlenmeyeceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini belirterek, bu tür takibin “normal” kabul edilmesinin ileride sağlıksız ya da istismarcı ilişkileri de kolaylaştırabileceği uyarısında bulunuyor.

Alternatif: Zorunlu takip yerine anlaşmalı iletişim

Uzmanlar, konum takibinin bazı durumlarda yararlı olabileceğini tamamen reddetmiyor. Örneğin bir gencin ilk randevuya gitmesi, yeni bir yere seyahat etmesi ya da riskli hissettiği bir ortamda bulunması halinde konumunu güvendiği biriyle paylaşması güvenlik açısından işe yarayabilir.

Ancak bunun sürekli ve zorunlu bir izleme biçimine dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. Clark’a göre ebeveynler, çocuklarından ara sıra haber almak istiyorsa bunu takip uygulamaları üzerinden değil, karşılıklı anlaşmaya dayalı iletişimle çözebilir.

Uzmanlar, ebeveynlerin kendilerine asıl soruyu sorması gerektiğini belirtiyor: Konum takibi gerçekten çocuğun güvenliği için mi yapılıyor, yoksa ebeveynin kendi kaygısını yönetme yolu haline mi geliyor?

Kaynağa Git

İlgili Haberler