Ana içeriğe geç

Paderborn’da tuvalette nadir ortaçağ not defteri bulundu

Paderborn’daki eski bir lağımda arkeologlar ortaçağa ait bir not defteri buldu. Deri, ahşap ve balmumundan yapılmış bu iyi korunmuş eser, 13. ve 14. yüzyıllardaki günlük yaşama yeni ışık tutabilir.

Paderborn’da tuvalette nadir ortaçağ not defteri bulundu
Euronews Türkçe
16

Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Paderborn kentinde yeni bir idare binasının inşasıyla bağlantılı olarak kazılar yapıldı. Bu çalışmalar sırasında, Westfalen-Lippe Bölge Birliği’nin (LWL) denetimindeki arkeologlar, ortaya çıkarılan beş ortaçağ tuvalet çukurundan birinde not defterini buldu.

LWL’nin kültür dairesinden sorumlu yetkilisi Dr. Barbara Rüschoff-Parzinger, bunun eşsiz bir buluntu olduğunun altını çiziyor: “Kulağa tuhaf gelse de, tuvaletler arkeologlar için çoğu zaman son derece zengin buluntu alanlarıdır.”

Yaklaşık 700 ila 800 yıllık olan nesne sadece 10’a 7,5 santimetre boyutlarında. Üzeri mumla kaplanmış ahşap levhalardan oluşuyor; bu levhalar, kabartma zambak süslemeleriyle bezeli deri bir kapakla korunmuş. Ortaçağda bir çelik kalem yardımıyla mum tabakasına notlar kazınabiliyor, daha sonra da silinip yeniden yazılabiliyordu.

Not defteri toplam on sayfadan oluşuyor; bunların sekizi her iki taraftan da yazılı. Arkeologlara göre metin Latince kaleme alınmış ve tek bir kişinin elinden çıkmış görünüyor.

Ortaçağda Paderborn’un merkezinde ağırlıklı olarak varlıklı yurttaşlar ve tüccarlar yaşıyordu. Tüccarlar o dönemde, okuma yazma bilen az sayıdaki toplumsal kesimden birini oluşturuyordu.

Tuvalet kâğıdı olarak muhtemelen ipek kullanıldı

Tuvaleti kullananların toplumsal statüsüne dair bir başka ipucu da muhtemelen tuvalet kâğıdı olarak kullanılan ipek kumaş parçaları.

Not defterinin şaşırtıcı biçimde günümüze ulaşması, paradoksal olarak, atıldığı yere borçlu. Tuvalet çukurunun hava almayan, nemli ve oksijenden yoksun ortamı, organik malzemelerin çürümesini engelledi.

LWL restoratörü Susanne Bretzel, buluntunun ilk başta pek dikkat çekmediğini anlatıyor: “Islak bir toprak yığınının içinde saklıydı ve başlangıçta neredeyse hiç seçilemiyordu; nesne ancak Münster’deki restorasyon atölyemizde temizlenirken görünür hâle geldi” dedi. “Toprağın altında onca yüzyıl geçmesine rağmen, tuvalet buluntusu hâlâ belirgin biçimde kötü kokuyordu.”

İçerideki sayfalar sıkıca birbirine yapışmış durumdaydı; bu sayede mum tabakaları kirden ve şekil bozulmasından korunmuş. Bretzel’in aktardığına göre ahşap levhalar eğilip bükülmediği için yazılar hâlâ rahatlıkla okunabiliyor.

Koruma çalışmalarıın yaklaşık bir yıl sürmesi bekleniyor. Araştırmacılar şu anda mum, olası reçine bileşenleri, pigmentler ve kullanılan ağaç türleri de dâhil olmak üzere nesnenin malzemelerini inceliyor. Analizler tamamlanana kadar organik bileşenler damıtılmış su içinde saklanacak.

Bilim insanları analizlerin ardından notların içeriğini çözmeyi planlıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler