Oscar ödüllü yönetmen Christopher Nolan'ın Homeros'un ünlü destanından uyarladığı The Odyssey, 2026'nın en çok beklenen filmlerinden biri olmasının yanı sıra şimdiden yılın en tartışmalı yapımlarından biri haline geldi.
Matt Damon, Zendaya, Lupita Nyong'o ve Elliot Page gibi isimlerin yer aldığı film, Temmuz ayında vizyona girecek. Ancak yapım, henüz gösterime girmeden oyuncu seçimlerinden mitolojik karakterlerin yorumlanış biçimine kadar pek çok konuda eleştirilere maruz kaldı.
Oyuncu seçimleri tartışma yarattı
BBC'de yer alan habere göre, tepkilerin önemli bir bölümü filmin oyuncu kadrosuna yönelik oldu. Bazı muhafazakâr yorumcular, Nolan'ın trans oyuncu Elliot Page'i ve rapçi Travis Scott'ı kadroya dahil etmesini eleştirdi.
En fazla tartışma yaratan isimlerden biri ise Truvalı Helen karakterini canlandıran Oscar ödüllü oyuncu Lupita Nyong'o oldu. Bazı eleştirmenler, Homeros'un Helen'i "beyaz kollu" olarak tanımladığını hatırlatarak Nyong'o'nun seçilmesine karşı çıktı.
Sağ görüşlü yorumcu Matt Walsh, Nolan'ın ırkçılıkla suçlanmaktan çekindiği için Kenyalı kökenli bir oyuncuyu seçtiğini öne sürdü. Walsh bu iddiasına ilişkin herhangi bir kanıt sunmazken, Elon Musk da sosyal medyada bu görüşe destek verdi.
Buna karşılık çok sayıda kullanıcı söz konusu eleştirilerin önyargılı olduğunu savundu.
Akademisyenlerden farklı değerlendirmeler
Homeros'un destanını geçtiğimiz yıl yeniden çeviren akademisyen Daniel Mendelsohn ise tartışmaları gereksiz bulduğunu söyledi. İngiltere'deki Hay Festivali'nde konuşan Mendelsohn, Helen karakterinin destanda oldukça sınırlı bir yere sahip olduğunu belirterek, bu nedenle yürütülen tartışmaların abartılı olduğunu ifade etti.
Mendelsohn ayrıca Nyong'o'nun seçiminin, Troya mitinin merkezindeki güzellik kavramına ilişkin tarihsel tartışmalarla uyumlu olduğunu savundu.
Oyuncu Lupita Nyong'o da eleştirilere kısa bir yanıt verdi. Elle dergisine konuşan Nyong'o, "Bu bir mitolojik hikâye. Oyuncu kadromuz da dünyanın çeşitliliğini yansıtıyor" dedi.
Yunan oyuncu eksikliği eleştirisi
Film hakkındaki eleştiriler yalnızca muhafazakâr çevrelerden gelmedi. Bazı yorumcular ise kadroda Yunan oyuncuların bulunmamasını sorguladı.
İngiliz-Yunan gazeteci Chris Cotonou, The Guardian'da yayımlanan yazısında Hollywood'un bir kez daha Yunan mitolojisinin temel hikâyelerini anlatırken Yunanları dışarıda bıraktığını savundu.
Tarihsel doğruluk tartışması
Aralık ayında yayımlanan ilk fragman da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı izleyiciler Agamemnon'un zırhını Batman kostümüne benzetirken, Odysseus'un gemisinin de Viking gemilerini andırdığını öne sürdü.
Bu eleştiriler, mitolojik bir hikâyenin ne kadar tarihsel doğruluk taşıması gerektiği sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Yunan mitolojisi uzmanı Prof. Susan Deacy ise BBC'ye yaptığı açıklamada, günümüzde mitolojik eserlerin giderek tarihsel belgeler gibi değerlendirildiğini söyledi.
Deacy, "Odysseia sürekli yeniden yorumlanan bir eser. Neredeyse her dönem kendi Homeros'unu yaratmıştır" diyerek farklı uyarlamaların kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Tüm tartışmalara rağmen The Odyssey, 2026'nın en çok merak edilen filmlerinden biri olmayı sürdürüyor. Nolan'ın destanı nasıl yorumladığı ise film vizyona girdikten sonra daha kapsamlı şekilde değerlendirilecek.
Amerikan aksanı tartışması
Film etrafındaki tartışmalar yalnızca oyuncu seçimleriyle sınırlı kalmadı. Yayınlanan fragmanlardan birinde oyuncuların, aralarında İngiliz isimler de bulunmasına rağmen Amerikan aksanıyla konuşması sosyal medyada eleştirilere yol açtı.
Özellikle Tom Holland'ın canlandırdığı Telemakhos karakterinin "Babam eve geliyor" anlamına gelen modern ve gündelik bir ifadeyi Amerikan aksanıyla kullanması bazı izleyicilerin tepkisini çekti. Eleştirilerden biri, karakterlerin "epik bir konuşmayı Starbucks'ın önündeki kaldırımda yapıyormuş gibi" konuştuğunu öne sürerken, bazı izleyiciler de diyalogların dönemin atmosferinden uzaklaştığını savundu.
Ancak uzmanlara göre bu eleştiriler tarihsel açıdan çok anlamlı değil. Çünkü Antik Yunanlılar ne günümüz Amerikalıları ne de geçmiş dönem İngiliz oyuncuları gibi konuşuyordu. Buna rağmen Hollywood'da uzun yıllardır süregelen bir gelenek nedeniyle Antik Yunan, Roma ya da fantastik evren karakterleri genellikle İngiliz aksanıyla konuşturuluyor.
Yunan mitolojisi uzmanı Prof. Susan Deacy, İngiliz aksanının tarihsel doğruluk nedeniyle değil, sinema geleneği nedeniyle izleyicilere daha doğal geldiğini söylüyor. Deacy'ye göre resmî ve ağır bir dil kullanmak da Homeros'un anlatımına daha yakın olmak anlamına gelmiyor.
Hatta uzmanlar, Odysseia'nın başlangıçta sözlü anlatım yoluyla aktarılan ve geniş kitlelere hitap eden bir hikâye olması nedeniyle daha gündelik bir dilin eserin ruhuna daha uygun olabileceğini belirtiyor.
Neden bu kadar tartışılıyor?
Uzmanlara göre filmin bu kadar yoğun tartışma yaratmasının temel nedenlerinden biri Christopher Nolan'ın sinema dünyasındaki konumu. Nolan'ın filmleri büyük bütçeleri, geniş tanıtım kampanyaları ve kültürel etkileri nedeniyle her zaman yoğun ilgi görüyor.
Üstelik Odysseia, dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu da Yunan mitolojisi hakkında az çok bilgi sahibi olan herkesin film hakkında fikir yürütmesine zemin hazırlıyor.
Homeros'un destanını 2017 yılında yeniden çeviren akademisyen Emily Wilson da benzer tepkilerle karşılaştığını hatırlatıyor. Wilson, modern dil tercihleri nedeniyle sosyal medyada saldırılara maruz kaldığını belirterek, tartışmaların çoğu zaman eserin kendisinden çok kültürel ve siyasi kimlik mücadeleleriyle ilgili olduğunu savunuyor.
Nolan kültür savaşlarının merkezinde
Christopher Nolan'ın kültürel tartışmalardaki yeri de bu ilgiyi artırıyor. Yönetmen üzerine kapsamlı bir kitap yazan sinema yazarı Tom Shone'a göre Nolan'ın filmleri belirli bir siyasi görüşe kolayca yerleştirilemiyor.
Shone, Nolan'ın hem sağ hem de sol görüşlü izleyicilerin kendilerinden parçalar bulabileceği filmler yaptığını söylüyor. Bu nedenle bazı muhafazakâr izleyiciler, yönetmenin yeni filmindeki bazı tercihleri beklediklerinden daha ilerici buluyor.
Öte yandan Nolan'ın Batman filmlerinden uzay filmlerine kadar her projeye kendi yorumunu katması, Odysseia gibi klasik bir esere yaklaşımında da görülüyor. Bazı izleyiciler bu yaklaşımı eleştirirken, uzmanlar filmin tam da bu özgünlüğü nedeniyle büyük ilgi gördüğünü belirtiyor.
Henüz vizyona girmeden oyuncu seçimleri, aksan tercihleri ve tarihsel doğruluk tartışmalarıyla gündeme gelen The Odyssey, tüm eleştirilere rağmen yılın en çok konuşulan ve en çok beklenen filmlerinden biri olmaya devam ediyor.