Çin'de kömür enerjisiyle üretilip taşınan bambu tuvalet kağıtları, çevre dostu olarak bilinse de aslında ABD'deki geleneksel odun bazlı kağıtlardan daha fazla karbon emisyonuna sebep oluyor. Tuvalet kağıdı kullanmayın uyarısı yapılırken, diğer alternatif yöntemlere dikkat çekildi.
Araştırma verilerine göre, "hafif kuru krepe" (light dry creped) teknolojisiyle ABD'de üretilen bir ton odun bazlı tuvalet kağıdı, üretimden tüketim sonrasına kadar yaklaşık 1.824 kilogram karbondioksit eşdeğeri emisyon üretiyor.
Buna karşılık, Çin'de üretilerek ABD pazarına ulaştırılan aynı miktardaki bambu tuvalet kağıdının emisyon miktarı yaklaşık 2.400 kilogram olarak ölçüldü.
Çalışmada öne çıkan diğer bulgular ise şu şekilde:
- High-end (premium) olarak tabir edilen, yüksek enerji tüketen kurutma teknolojilerinin kullanıldığı ürünlerde, lif karışımına bambu eklenmesi karbon ayak izini saf odun bazlı reçetelere kıyasla daha da artırıyor.
- Bambu tuvalet kağıdı üretimi; duman (smog) oluşumu ve bazı solunum sağlığı göstergeleri de dahil olmak üzere farklı çevresel kategorilerde geleneksel kağıda göre daha olumsuz sonuçlar veriyor.
Araştırmacılar, bambu bitkisinin oduna kıyasla daha kirli olmadığını, aradaki emisyon farkının üretim tesislerinin konumundan ve kullanılan enerji kaynaklarından kaynaklandığını ifade etti. İncelemeye dahil edilen Çin'deki üretim tesislerinin elektrik için kömüre, buhar ve kurutma işlemleri için ise fosil yakıtlara bağımlı olduğu tespit edildi.
Öte yandan, ABD'deki fabrikalara ham madde sağlayan Kanada ve Brezilya'daki üretim hatlarının daha temiz enerji şebekelerinden beslendiği ve yüksek oranda biyokütle ile hidroelektrik gibi yenilenebilir kaynaklar kullandığı tespit edildi.
Çalışmada gerçekleştirilen modellemeye göre, bambu tuvalet kağıdının temiz bir elektrik karışımıyla üretilmesi durumunda karbon ayak izinin düştüğü ve odun bazlı seçeneklerle benzer seviyelere gerilediği rapor edildi.
Uzmanlar, dünya genelinde tuvalet kağıdı imalatı nedeniyle her gün on binlerce ağacın kesildiğini vurgulayarak, yıllık cirosu yaklaşık 50 milyar doları bulan ABD hijyenik kağıt pazarındaki tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesi gerektiğine işaret ediyor.
Güney Avrupa ile Asya'da sıklıkla tercih edilen entegre yıkama sistemli klozetler, taharet muslukları ve benzeri aparatlar gibi su odaklı mekanik temizlik çözümlerinin, hem kağıt tüketimini hem de bu durumdan kaynaklanan ambalaj atığı miktarını ciddi oranda düşürdüğü belirtiliyor.
Avrupa ve Kuzey Amerika'da gerçekleştirilen saha araştırmaları, tüketicilerin temizlik amacıyla kullandığı ıslak mendillerin, paketlerinde "tuvalete atılabilir" amblemi bulunsa bile kanalizasyon sistemlerine zarar verdiğini ortaya koyuyor.
Dokuma olmayan (nonwoven) bir yapıya sahip olan bu mendillerin, standart tuvalet kağıtlarına göre çok daha geç parçalandığı, yapısında sentetik lifler barındırdığı ve bu durumun pompa tıkanıklıkları ile yüksek maliyetli altyapı arızalarına yol açtığı belirlendi.
Araştırma ve saha verileri ışığında banyolardaki çevresel etkiyi azaltmak için öneriler şu şekilde:
Aşırı kalın ve ultra kurutulmuş premium ürünler yerine daha az enerjiyle üretilen, yerel kaynaklı, sertifikalı veya geri dönüştürülmüş lifli kağıtların tercih edilmesi,
Kağıt tüketimini doğrudan azaltmak amacıyla banyolara mekanik taharet aparatlarının dahil edilmesi
Üretim arkasındaki enerji modelini ve somut rakamları sunmayan "ağaçsız" ibareli pazarlama iddialarına karşı temkinli yaklaşılması
