Günlük yaşamda saatlerce hareketsiz kalmak, omurga ve eklem sağlığını bozarak yaşlılık döneminde ciddi yaşam kalitesi kayıplarına neden oluyor. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşlanma sürecinin temellerinin gençlik yıllarında atıldığına dikkat çekiyor.

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen; düzenli egzersiz, kaliteli uyku, dengeli beslenme ve doğru takviye kullanımının omurga ve kas-iskelet sistemi üzerindeki etkilerini anlattı.
"30-45 DAKİKADA BİR AYAĞA KALKILMALI"
Uzun süreli hareketsizliğin eklem dejenerasyonunu hızlandırdığını belirten Prof. Dr. Orhan Şen, gün içerisindeki hareket rutinine dair şu önerilerde bulundu:
"Belirli aralıklarla, ortalama 30-45 dakikada bir mutlaka ayağa kalkılmalı. Kültür fizik hareketleri diye adlandırdığımız bel, boyun, omuz ve tüm eklemlere yönelik hareketleri yapmak gerekiyor. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde tüm kaslar ve eklemler çalışmış olur."
"SADECE YÜRÜYÜŞ YETMEZ"
Egzersiz programının tek bir aktiviteyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Şen, haftalık rutine eklenebilecek sporları şöyle sıraladı:
Günlük yürüyüş: Günlük en az 30-40 dakikalık yürüyüş kalori yakımını destekler, kiloyu korur ve kasların dinç kalmasını sağlar.
Klinik pilates ve yüzme: Yürüyüşün yanına yüzme veya klinik pilates eklendiğinde boyun, sırt, bel ve bacak kasları bütüncül olarak korunur; eklem deformasyonu azalır.
Kaliteli uyku ve beslenme: Düzenli uyku ve kilo alımını engelleyecek dengeli bir beslenme düzeni omurga sağlığının ayrılmaz bir parçasıdır.
"MİDE-BAĞIRSAK TEMBELLEŞİYOR, TAKVİYE ŞART OLUYOR"
İlerleyen yaşla birlikte vücudun besin emilim kapasitesinin düştüğünü hatırlatan Prof. Dr. Orhan Şen, sözlerini şöyle tamamladı:
"Belli bir yaştan sonra vücutta üretilemeyen veya mide-bağırsak sistemindeki tembelliğe bağlı emilim bozukluğu nedeniyle alınamayan mineral ve vitaminleri, klinik bulgular doğrultusunda takviye olarak almak gerekir. Gençliğinizde vücudunuza yaptıklarınız, yaşlılığınızda size doğrudan geri dönüyor."