Kanada'da yürütülen yeni bir araştırma, babanın çocuk sahibi olmadan önceki kilosunun bebeğin doğum ağırlığı üzerinde etkili olabileceğini ortaya koydu.
Uluslararası bir araştırma ekibi, babaların çocuk sahibi olmadan önceki vücut kitle indeksi (VKİ) ile bebeklerin doğum ağırlığı arasındaki ilişkiyi inceleyen dünyanın farklı bölgelerinden 17 çalışmayı değerlendirdi. Bu çalışmaların 12'sinde iki değişken arasında "anlamlı bir ilişki" tespit edildi.
Canada Affairs'te yer alan makaleye göre, araştırmada vücut kitle indeksi yüksek olan babaların yüksek doğum ağırlığına sahip çocuk sahibi olma olasılığı daha fazla olduğu ortaya çıkarıldı. Yüksek doğum ağırlığı ise annelerde acil sezaryen gereksinimi ve doğum sonrası kanama riskini artırabiliyor.
Yüksek doğum ağırlığıyla dünyaya gelen çocukların ilerleyen yaşamlarında obezite veya metabolik sorunlar geliştirme riski de daha yüksek.
Araştırmanın kıdemli yazarlarından ve Toronto Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Profesörü Cindy-Lee Dennis, "Anne adaylarının gebe kalma sırasındaki kilosunun yüksek doğum ağırlığı için bir risk faktörü olduğunu biliyoruz. Ancak artık babanın çocuk sahibi olduğu dönemdeki kilosunun da gebelik ve çocuk sağlığı sonuçları açısından önemli bir gösterge olduğuna dair giderek daha fazla kanıt bulunuyor" dedi.
Bulgular insanlarda da görülüyor
Erkek doğurganlığı üzerindeki çevresel etkileri araştıran Bernard Robaire, hayvanlar üzerinde yapılan çalışmaların obez veya fazla kilolu babaların çocuklarında da obezite ve fazla kilo görülme olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdiğini söyledi. Robaire, spermin obeziteyle ilişkili bazı biyolojik işaretleri taşıyabildiğini belirtti.
Aynı eğilimin insanlarda da görüldüğünü ifade eden Robaire, "İnsanlarda obez babaların çocuklarında obezite oranlarının daha yüksek olduğu açıkça görülüyor. Ancak bunun yanında başka etkenleri de hesaba katmak gerekiyor" dedi.
Uzmanlara göre ev ortamı gibi faktörler de sonuçları etkileyebilir. Örneğin baba ve çocukların benzer beslenme alışkanlıklarına sahip olması nedeniyle evde sağlıksız gıdalar tüketiliyorsa çocukların da bu beslenme düzeninden etkilenmesi muhtemel.
"Sperm üzerinde çok şey değişebilir"
Dennis, babanın sağlık durumunun çocukları birçok farklı yoldan etkileyebileceğini söyledi.
Daha önceki araştırmalar, babaların çocuk sahibi olmadan önce maruz kaldıkları çevresel kirleticiler ile bebek sağlığı arasında bağlantı bulunduğunu göstermişti.
Son çalışma ayrıca diyabet veya metabolik sendromu bulunan babaların düşük doğum ağırlıklı çocuk sahibi olma olasılığının daha yüksek olduğuna dair kanıtlar ortaya koydu.
Düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen bebeklerin yaşamın ilk dönemlerinde ölüm riski daha yüksek olurken, fiziksel, gelişimsel, bilişsel veya zihinsel engellerle karşılaşma ihtimalleri de artıyor.
Araştırmada, "Bu bulgular, babaya ait sağlık koşullarının fetüs gelişimi ve plasenta sağlığı üzerinde etkili olarak düşük doğum ağırlığına katkıda bulunabileceğini gösteren araştırmalarla uyumlu" denildi.
Dennis, çocuk sahibi olmadan önce erkek sağlığının incelenmesinin önemli olduğunu vurguladı. Kadınların doğuştan belirli sayıda yumurtayla dünyaya geldiğini, erkeklerin ise yaşamları boyunca sperm üretmeye devam ettiğini hatırlatan Dennis, spermin gelişiminin yaklaşık üç ay sürdüğünü ve bu süreçte yaşam tarzındaki değişikliklerin sperm sağlığını etkileyebileceğini söyledi.
"Sperm üzerinde çok şey değişebilir" diyen Dennis, "Gebelik öncesi dönemde sperm kalitesini iyileştirebiliriz" ifadelerini kullandı.
Kanada'nın halen ilk federal erkek sağlığı stratejisini hazırladığını belirten Dennis, bu stratejinin erkeklerin çocuk sahibi olmadan önceki, çocuk sahibi oldukları dönemdeki ve sonrasındaki sağlık durumlarını da kapsaması gerektiğini söyledi.
Robaire ise "Babaların çocuklar üzerindeki rolünü ve etkisini yeterince önemsemedik" diyerek konuya ilişkin daha sistematik araştırmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.
Dennis de bu görüşe katılarak, "Çocukların gelişimini, büyüme süreçlerini ve gebelik sonuçlarını etkileyen yalnızca anneler değil. Babalar da önemli" dedi.