Ana içeriğe geç

Olimpiyat şampiyonundan tatil tavsiyesi: Planlamaya çocukları katın

Artık emekli olan Britanyalı uzun atlama yıldızı, planlama kontrolünü çocuklara bırakmanın daha sorunsuz bir aile tatilinin sırrı olabileceğini Euronews Travel’a anlatıyor.

Olimpiyat şampiyonundan tatil tavsiyesi: Planlamaya çocukları katın
Euronews Türkçe
16

Aile tatilleri tamamen dengeyi tutturmakla ilgili. Okul döneminde yapılacak bir kaçamak, yetişkinler, ergenler ve minikler için nasıl hem heyecan verici hem de mümkün olduğunca stresten uzak olabilir? Dengeyi korumaktan söz edecek biri varsa o da Greg Rutherford’dur.

Team GB adına 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’ndaki “Süper Cumartesi”de uzun atlamada altın madalya kazanan Rutherford, Rio 2016’da da bronzun yanı sıra İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları, Avrupa Şampiyonası, Diamond League ve Dünya Şampiyonası’nda da madalyalar elde etti.

2018’de olimpiyat kariyerine nokta koyduğunu açıklayan sporcu, o dönem yaşadığı sakatlıklar nedeniyle iki çocuğuyla yerde oturup oyun bile oynayamayacak durumda olduğunu The Guardian (kaynak İngilizce)’a söylemişti. O zamandan bu yana nişanlısı Susie Verrill ile kurduğu aile iki oğul ve bir kızla genişledi.

Artık “Rutherford Sıçrayışı” onun mirasının bir parçası olarak anılırken, kendisi de yeni bir alana yöneldi: Tatilde ne yapılacağına ve nereye gidileceğine karar verme sürecine çocukların katılımını savunmak.

Marriott International’ın otel ve seyahat sadakat programı olan Marriott Bonvoy (kaynak İngilizce) ile güçlerini birleştiren Rutherford’un son hamlesi, çocukların aile tatili planlamasında ne kadar söz sahibi olduğuna odaklanan kampanyaları kapsıyor.

“Çocuklardan önce saatlerce şehir şehir dolaşırdık; bol bol tarihi yer, müze gezer, muhtemelen biraz daha risk alır ya da bir yere gidip günlerce tamamen kafamızı dinlerdik” diye anlattı Euronews Travel’a, aile kurduktan sonra seyahat alışkanlıklarının nasıl değiştiğini düşünerek.

“Şimdi ise – ki aslında çok daha eğlenceli – harika bir denge yakaladık. Dinlenmeyi, kısa aktiviteler veya şehir gezileriyle harmanlıyoruz. Bir yandan olduğumuz yerde kalıyor, bir yandan da yerel saklı güzelliklerin peşine düşüyoruz.

“En küçüğümüz yeni beş yaşına bastı, bu yüzden artık çoğu şeye dahil olabiliyor ve ne yapacağımıza çocuklarımızın da kısmen karar vermesi bizim için büyük keyif.”

Öğle yemeğinde dondurma ve geç yatma saatleri mi?

Mayıs ayında Rutherford, Verrill ve üç “minik tatilci”leri, Marriott Bonvoy ile birlikte Barselona’ya bir kaçamak yaptı ve Le Méridien Ra Beach Hotel & Spa’da konakladı.

“Bazen dizginleri bıraktığınızda en güzel tatiller yaşanıyor” dedi bir sosyal medya paylaşımında (kaynak İngilizce) ve oğulları ile kızlarının, yapılacak aktiviteler ve yemek yenilecek yerler konusunda söz sahibi olduğunu, otelin çocuk menüsünün de büyük beğeni topladığını anlattı.

Otelde çocuklara da spa erişimi sunuluyor; böylece dinlenme ve rahatlamanın sadece anne babaya ait olmadığı garanti ediliyor.

Peki çocuklar için yurtdışındayken başka neler en çok önem taşıyor?

Marriott Bonvoy’un araştırması, tatil söz konusu olduğunda çocukların ne istediklerini çok iyi bildiğini ve neyse ki ebeveynler için önceliklerinin hayli basit olduğunu ortaya koydu.

“Çocuklar bize karmaşık programlar istemediklerini, özgürlük, eğlence ve aileleriyle kaliteli zaman geçirmek istediklerini söylediler” dedi Marriott International EMEA Ticari İşler Direktörü Andrew Watson.

“Bu yüzden aile tatilleri sadece odalar ve olanaklardan ibaret değil; herkesin birlikte rahatlayıp oyun oynayabileceği, anılar biriktirebileceği ortamlar yaratmakla ilgili. Bu yılki bir sonraki tatiliniz için ilham arıyorsanız, neden planlamayı çocuklara bırakmayasınız?”

Araştırmaya göre çocukların %63’ü için hayal ettikleri tatil, kahvaltı büfesinde istedikleri gibi takılmayı içerirken, %58’i için öğle yemeğinde bol bol dondurma ve %53’ü için de işin kaymağı geç saate kadar ayakta kalmak oldu.

“Hepsi son derece mantıklı” diyor Rutherford. “Özgürlük ve kontrol, çocukken genelde elinizde olmadığını düşündüğünüz şeyler. Tatilde bunun biraz daha fazlasına sahip olmak ve sınırsız dondurma bulabilmek, tatilin mutlu geçmesinde muazzam fark yaratıyordur.”

Ankete katılan çocukların %57’si için su kaydıraklı büyük bir havuz öncelikler arasında başı çekerken, aynı zamanda odalarını toplamak gibi ev işleri yapmak (%30), sıkılmak (%39) ya da sadece yetişkinlere hitap eden aktivitelere zorla katılmak (%35) istemediklerini de net biçimde dile getirdi.

Bir kez sporcu, hep sporcu

Elit sporu bırakması Rutherford’un artık aktif olmadığı anlamına mı geliyor? Tam tersi...

“Biz bir hafta boyunca yerinde oturan bir aile değiliz; bisiklet kiralayabileceğimizi, yakınlarda yürüyüş rotaları, su sporları, belki otel spor salonu ya da dersler olduğunu bilmek hoşumuza gidiyor” diyor ve seyahat halindeyken bile ailesiyle birlikte sağlık, fitness ve iyi beslenmeyi önceliklendirdiklerini ekliyor.

Öte yandan, üç çocuk babası olarak sağlıklı kalma çabasını dinlenmeyle dengelemek zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Rutherford, Euronews Travel’a “kafasını dağıtma” konusunda “pek de iyi olmadığını” söylüyor.

“İşim için şehir dışındayken ya da hatta çocuklar okuldayken anlarımı spora ayırmaya çalışıyorum” diyor. “Dinlenme ve gevşeme kısmı ise genelde günün son saatine sıkışıyor; Susie’yle her akşam yatmadan önce bir araya geliyoruz, yoksa onu da tatillere saklıyoruz.”

Marriott Bonvoy’un bulgularına göre yetişkinlerin %30’u hayatlarının bir döneminde tatili çocuklarına planlatmış. Katılımcıların %72’si ise bir sonraki tatilde çocuklarının liderliği ele alması fikrine merakla ya da heyecanla yaklaştığını söylüyor. Araştırma ayrıca ebeveynlerin %66’sının, yurtdışındayken en büyük önceliklerinin ailece kaliteli zaman geçirmek olduğunu ortaya koydu.

Atlantik’in öte yakasında, Büyük Kanyon eyaleti Rutherford için güzel anılar barındırıyor. “Arizona’daki Camelback Dağı’na tırmanmak benim için çok özeldi, ayrıca Susie’ye evlenme teklif ettiğim yer orası” diyor.

Türkiye’de bir teknede taze tutulmuş balık yemek de onun için öne çıkan anlardan biri; cam gibi berrak suları ve kendisini ağırlayan yerel aileyi sevgiyle hatırlıyor.

Kendi deneyimine göre en başarılı tatillerin, herkesin her gün sabırsızlıkla bekleyeceği bir şeyinin olduğu tatiller olduğunu söylüyor ve yolculuk boyunca birinin çoğunlukla keyif alamayacağını düşünseler asla yola çıkmayacaklarını ekliyor.

“Çok büyük ya da heyecan verici bir şey olmak zorunda değil ama akşamları günün yorgunluğunu atarken herkes ‘Şunu yapmaktan gerçekten keyif aldım’ ya da ‘Şunu yemeye bayıldım’ diyebiliyorsa, o zaman tatili iyi geçirdiğimizi anlıyoruz.”

Marriott Bonvoy’un son bulguları daha fazla ebeveynin çocukların söz hakkını artırmaya hazır olduğuna işaret ederken, Rutherford’un tavsiyesi basit: bırakın çocuklar işin içine girsin.

“Planlamanın en azından bir kısmına çocuklarınızı dahil etmekten çekinmeyin” diyor. “Günü nasıl geçirmek istediklerini görmek bizi hoş bir şekilde şaşırttı ve kendilerini biraz daha kontrol sahibi hissettiklerini bilmek, tatili çok daha güzelleştirdi.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler