Ana içeriğe geç

NATO zirvesinden ne çıktığını uzmanlar Cumhuriyet’e değerlendirdi

36. NATO Liderler Zirvesi’nin çıktılarını Doç. Dr. Deniz Tansi ve emekli tuğgeneral Ali Er Cumhuriyet’e değerlendirdi. Tansi, zirve bildirisinde İran’a yer verilmesi üzerinde dururken, Er, “İktidar ‘iyi görüntü’ verdi. Bu belki de baskın seçimle sonuçlanabilir” dedi.

NATO zirvesinden ne çıktığını uzmanlar Cumhuriyet’e değerlendirdi
Cumhuriyet
16

Ankara’daki iki günlük NATO Liderler Zirvesi’nin sonuçlarını Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Deniz Tansi ve emekli tuğgeneral Ali Er Cumhuriyet’e değerlendirdi.

İRAN VURGUSU

Tansi, “Zirvenin sizce en dikkat çeken sonucu ne” sorusuna, “Benim en çok gözüme çarpan, sonuç bildirisinde İran’ın yer alması oldu. Nükleersiz İran konusunun NATO açısından bağlayıcı hale gelmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişin NATO meselesine dönüştürülmesi gelecekteki komplikasyonları açısından bence çok iyi değerlendirmelidir. Ayrıca, ABD Başkanı Trump’ın bizzat NATO zirvesindeyken, misafirliğe uymayan bir şekilde İran'ı iki kere vurması bence üzerine düşünülmesi gereken bir konudur. NATO'nun Asya'ya yönelik operasyonel bir coğrafi kayması var. Coğrafi bir aks değişikliği olarak bunu ifade edebiliriz” dedi. Bildirideki “Ukrayna’ya 2026 yılında 70 milyar dolar destek taahhüdünün” de önemli bulduğunu ifade eden Tansi, “Türkiye'deki bir zirvede Rusya'nın tehdit olduğunun altının çizilmesi ve İran'ın ilk defa bu şekilde bildiriye girmesinin analiz edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘DİLEK VE TEMENNİLER’

Tansi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu zirveden ne elde ettiğini ise, “Trump F-35’lerle ilgili ilk gün olumlu konuşmuştu ancak son basın toplantısında ‘Henüz kararımı vermedim’ dedi. Somut olarak ne oldu sorusuna yanıt, dilek ve temennilerdi” sözleriyle değerlendirdi.

‘İRAN TRUMP’A VERİLEN OYUNCAK’

Emekli tuğgeneral Ali Er, “Bu zirve gerçekten ileri sürüldüğü gibi tarihin en önemli NATO zirvesi miydi” sorusunu, “Tarihin en önemli NATO zirvesi Soğuk Savaş sonrası 1991 Roma ya da entegre hava savunmanın kararlaştırıldığı 2010 Lizbon zirvesi olabilir. Ankara zirvesinin önemi ise bana göre, NATO ülkeleri kendilerini açık bir şekilde bir savaş ortamına hazırlıyor. Savaş riski görüyor, bu yüzden yüzde 5 taahhüdü koyuyor ve bu zirvede bu taahhüdü kurallara bağlıyor” şeklinde yanıtladı. Bildirideki İran kısmını değerlendiren Er, “Bence bu tamamen Trump'ı memnun etmek için verilmiş bir oyuncak oldu. Yoksa NATO'nun İran'ı kendisine doğrudan bir tehdit olarak görmesi mümkün değil. İran'ın şu an NATO ülkelerine yönelik nükleer tehdit olma kapasitesinin ne durumda olduğunu NATO ülkeleri herkesten daha iyi biliyor. Ben bunun NATO'yu çok bağlayıcı olduğunu düşünmüyorum” sözlerini sarf etti.

BASKIN SEÇİM İHTİMALİ

Türkiye’nin zirveden ne kazanıldığına yönelik soruya Ali Er, “Türkiye F-35’leri alamadı. CAATSA yaptırımları kalkmadı. F-35 konusu S-400’ler bu ülkeden gitmeden çözülemez. S-400’lerin kendi içindeki gömülü istihbarat toplama kabiliyetleri bir sorun. S-400’ü kullanmamayı garanti etme işi de bu sorunu çözmez. Burada ne yapılabilir? Bizim alacağımız F-35'ler 5. nesil olmadan, derecesi düşürülerek getirilebilir. Yani bunların dijital altyapıları farklılaştırılır, istihbarat toplama faaliyetleri azaltılır. 4 buçuk nesil sınırında, ‘Doğan görünümlü şahin’ olarak alabiliriz” yanıtını verdi Er, bunların ötesinde, “Zirve, ‘muhatap alınma kapasitemiz yükseldi’ şeklinde halka anlatılıyor. Bu şekilde de hükümet kendisine içeride avantaj sağladı. Bütün bu masrafların asıl sebebi budur. Belki bunun sonunda bir baskın seçimle önümüze sandık koyarlarsa, 5 yıl daha altın tepside kazanmış olurlar” değerlendirmesini yaptı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler