Ana içeriğe geç

Beyaz hidrojen çağı başlıyor

Küresel ekonominin karbonsuzlaşma yolculuğunda milyarlarca yıllık kayaçlar yeni bir çağın kapısını aralıyor. Yer altından fışkıran doğal hidrojen, fosil yakıtlara olan bağımlılığı bitirecek yeşil bir ekonomik mucizenin habercisi. Kanada Kalkanı'ndaki keşif, endüstriler için milyarlarca dolarlık temiz enerji alternatifinin ayaklarımızın altında saklandığını kanıtlıyor.

Beyaz hidrojen çağı başlıyor
Dünya Gazetesi
16

Başak Nur GÖKÇAM
[email protected]

Küresel iklim kriziy­le mücadelede dünya ekonomisi radikal bir dönüşümün eşiğinde duruyor. Sanayi devriminden bu yana karbon odaklı büyüyen piyasa­lar, artık net sıfır emisyon he­deflerine ulaşmak için alter­natif temiz enerji kaynakları arıyor. Bugün 135 milyar dolar değerindeki küresel hidrojen pazarı, bu arayışın tam merke­zinde. Tarımdan küresel gıda üretimine, gübre sanayisinden metanol ve çelik üretimine ka­dar devasa endüstrilerin sür­dürülebilirliği, hidrojen arzı­nın yeşillenmesine bağlı. Tam da yeşil hidrojen üretim ma­liyetlerinin tartışıldığı bu dö­nemde, doğa bize milyarlarca yıllık bir sürpriz sunuyor: Be­yaz Hidrojen.

Kanadalı bilim insanları ta­rafından keşfedilen ve yer al­tındaki eski kayaçların doğal olarak ürettiği bu gaz, enerji je­opolitiğini ve sürdürülebilirlik paradigmalarını kökten değiş­tirebilecek bir potansiyele sa­hip. Ontario’daki aktif maden sondajlarından elde edilen öl­çümler, bu gizli kaynağın en­düstrilere ve uzak topluluklara temiz enerji sağlarken karbon emisyonlarını sıfırlayabilece­ğini gösteriyor. Gezegenin en eski kaya oluşumlarını barındı­ran Kanada Kalkanı (Canadian Shield), Dünya'nın kendisinin henüz dokunulmamış, devasa bir temiz enerji deposu olduğu­nu tescilliyor.

Maden kuyularından yükselen yeşil umut

Toronto Üniversitesi ve Ot­tawa Üniversitesi'nden araş­tırmacılar, milyarlarca yıllık bu kayaçlardan kaçan hidrojeni ilk kez doğrudan ölçmeyi başardı­lar. Gazın zaman içinde nasıl bi­riktiğini izleyen ve yoğunlaştı­ğı alanları haritalandıran bilim insanları, bulgularını Ulusal Bi­limler Akademisi Bildirilerin­de (PNAS) yayınladı. Bu tari­hi çalışma, doğal olarak oluşan beyaz hidrojenin pratik ve eko­nomik bir enerji kaynağı olup olamayacağını belirlemekle kalmayacak; aynı zamanda se­ra gazı emisyonlarını azaltacak yepyeni bir stratejik yol harita­sı sunacak. Projenin başyaza­rı, Toronto Üniversitesi Sanat ve Bilim Fakültesi Yer Bilimle­ri Bölümü'nden Profesör Bar­bara Sherwood Lollar, keşfin ekonomik ve çevresel boyutu­nu şu şekilde değerlendirdi: “Bu çalışmadan elde edilen veriler, ayaklarımızın altındaki kaya­lardan üretilen, uygun maliyetli yerli bir enerji kaynağına eriş­mek için kritik, henüz kullanıl­mamış fırsatlar olduğunu gös­teriyor. Dahası bu durum, yerel ve bölgesel sanayi merkezlerini destekleyebilecek ve hidrokar­bon bazlı yakıt ithalatına olan bağımlılıklarını azaltabilecek 'Kanada yapımı' bir kaynak sağ­lıyor.”

15 bin kuyunun enerji matrisi

Kanada Kalkanı'nda yürütülen saha çalışmaları, teorik bir tahminden çok daha fazlasını, somut bir üretim ekosistemini ortaya koydu. Bölgedeki yaklaşık 15 bin sondaj kuyusuna yayılan projeksiyonlar, beyaz hidrojenin ticari olarak ne kadar büyük bir ölçeğe ulaşabileceğini gösterdi. Araştırmaya göre:

140 tonu aşan üretim: Sahadaki toplam tahmini hidrojen üretimi yıllık 140 ton sınırını aşıyor.

4,7 milyon kilovat enerji: Sadece tek bir lokasyondan elde edilen bu üretim miktarı, yılda yaklaşık 4,7 milyon kilovat temiz enerjiye dönüştürülebiliyor.

400'den fazla evin ihtiyacı: Üretilen bu temiz enerji, 400'den fazla hanenin yıllık tüm enerji ihtiyacını tek başına karşılayabilecek güçte.

Beyaz hidrojenin rengi ve doğası

Enerji sektöründe hidrojen, üretim yöntemlerine göre gri, mavi veya yeşil gibi renk kodlarıyla anılır. Ancak ‘beyaz hidrojen’ tamamen farklı bir sınıfta yer alıyor:

Doğal ve sıfır maliyetli üretim: Fabrikalarda ya da elektroliz tesislerinde enerji harcanarak üretilmez; arzın merkezinde doğrudan Dünya'nın jeolojik süreçleri yer alır.

Kesintisiz akış potansiyeli: Ontario, Timmins yakınlarındaki aktif maden kuyularından alınan veriler, tek bir sondaj kuyusundan yılda ortalama 0,008 ton (yaklaşık 8 kilogram) hidrojen salındığını gösteriyor.

On yıllık ömür: Bilimsel modellemeler, bu kuyulardaki gaz akışının en az on yıl boyunca kesintisiz ve sabit bir şekilde devam edebileceğini kanıtlıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler