Başak Nur GÖKÇAM
[email protected]
Küresel iklim kriziyle mücadelede dünya ekonomisi radikal bir dönüşümün eşiğinde duruyor. Sanayi devriminden bu yana karbon odaklı büyüyen piyasalar, artık net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için alternatif temiz enerji kaynakları arıyor. Bugün 135 milyar dolar değerindeki küresel hidrojen pazarı, bu arayışın tam merkezinde. Tarımdan küresel gıda üretimine, gübre sanayisinden metanol ve çelik üretimine kadar devasa endüstrilerin sürdürülebilirliği, hidrojen arzının yeşillenmesine bağlı. Tam da yeşil hidrojen üretim maliyetlerinin tartışıldığı bu dönemde, doğa bize milyarlarca yıllık bir sürpriz sunuyor: Beyaz Hidrojen.
Kanadalı bilim insanları tarafından keşfedilen ve yer altındaki eski kayaçların doğal olarak ürettiği bu gaz, enerji jeopolitiğini ve sürdürülebilirlik paradigmalarını kökten değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Ontario’daki aktif maden sondajlarından elde edilen ölçümler, bu gizli kaynağın endüstrilere ve uzak topluluklara temiz enerji sağlarken karbon emisyonlarını sıfırlayabileceğini gösteriyor. Gezegenin en eski kaya oluşumlarını barındıran Kanada Kalkanı (Canadian Shield), Dünya'nın kendisinin henüz dokunulmamış, devasa bir temiz enerji deposu olduğunu tescilliyor.
Maden kuyularından yükselen yeşil umut
Toronto Üniversitesi ve Ottawa Üniversitesi'nden araştırmacılar, milyarlarca yıllık bu kayaçlardan kaçan hidrojeni ilk kez doğrudan ölçmeyi başardılar. Gazın zaman içinde nasıl biriktiğini izleyen ve yoğunlaştığı alanları haritalandıran bilim insanları, bulgularını Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde (PNAS) yayınladı. Bu tarihi çalışma, doğal olarak oluşan beyaz hidrojenin pratik ve ekonomik bir enerji kaynağı olup olamayacağını belirlemekle kalmayacak; aynı zamanda sera gazı emisyonlarını azaltacak yepyeni bir stratejik yol haritası sunacak. Projenin başyazarı, Toronto Üniversitesi Sanat ve Bilim Fakültesi Yer Bilimleri Bölümü'nden Profesör Barbara Sherwood Lollar, keşfin ekonomik ve çevresel boyutunu şu şekilde değerlendirdi: “Bu çalışmadan elde edilen veriler, ayaklarımızın altındaki kayalardan üretilen, uygun maliyetli yerli bir enerji kaynağına erişmek için kritik, henüz kullanılmamış fırsatlar olduğunu gösteriyor. Dahası bu durum, yerel ve bölgesel sanayi merkezlerini destekleyebilecek ve hidrokarbon bazlı yakıt ithalatına olan bağımlılıklarını azaltabilecek 'Kanada yapımı' bir kaynak sağlıyor.”
15 bin kuyunun enerji matrisi
Kanada Kalkanı'nda yürütülen saha çalışmaları, teorik bir tahminden çok daha fazlasını, somut bir üretim ekosistemini ortaya koydu. Bölgedeki yaklaşık 15 bin sondaj kuyusuna yayılan projeksiyonlar, beyaz hidrojenin ticari olarak ne kadar büyük bir ölçeğe ulaşabileceğini gösterdi. Araştırmaya göre:
140 tonu aşan üretim: Sahadaki toplam tahmini hidrojen üretimi yıllık 140 ton sınırını aşıyor.
4,7 milyon kilovat enerji: Sadece tek bir lokasyondan elde edilen bu üretim miktarı, yılda yaklaşık 4,7 milyon kilovat temiz enerjiye dönüştürülebiliyor.
400'den fazla evin ihtiyacı: Üretilen bu temiz enerji, 400'den fazla hanenin yıllık tüm enerji ihtiyacını tek başına karşılayabilecek güçte.
Beyaz hidrojenin rengi ve doğası
Enerji sektöründe hidrojen, üretim yöntemlerine göre gri, mavi veya yeşil gibi renk kodlarıyla anılır. Ancak ‘beyaz hidrojen’ tamamen farklı bir sınıfta yer alıyor:
Doğal ve sıfır maliyetli üretim: Fabrikalarda ya da elektroliz tesislerinde enerji harcanarak üretilmez; arzın merkezinde doğrudan Dünya'nın jeolojik süreçleri yer alır.
Kesintisiz akış potansiyeli: Ontario, Timmins yakınlarındaki aktif maden kuyularından alınan veriler, tek bir sondaj kuyusundan yılda ortalama 0,008 ton (yaklaşık 8 kilogram) hidrojen salındığını gösteriyor.
On yıllık ömür: Bilimsel modellemeler, bu kuyulardaki gaz akışının en az on yıl boyunca kesintisiz ve sabit bir şekilde devam edebileceğini kanıtlıyor.