Başak Nur GÖKÇAM
Küresel sanayi ve ticaret ekosisteminde sürdürülebilirlik kavramı, uzun yıllar boyunca şirketlerin faaliyet raporlarında yer alan ve finansal tablolara derinlik katmayı amaçlayan birer halkla ilişkiler malzemesi olmanın ötesine geçemedi. Oysa yeşil ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri, sadece üretim hatlarındaki karbon salımını azaltmakla ya da dijital altyapıları yenilemekle tamamlanamaz.
Yapısal bir dönüşüm, toplumun yarısını oluşturan ancak ekonomik değer üretiminde hak ettiği payı alamayan kadın iş gücünün üretime dahil edilmesiyle mümkündür. Kalkınmanın merkezine nitelikli eğitimi ve kadının sosyal-ekonomik hayatta güçlenmesini koymak, sadece bir temsil meselesi değildir. Sivil toplum operasyonlarının popülist yaklaşımlardan uzak, tamamen şeffaf ve analitik bir yapıyla yönetilebileceğini gösteren parametreler, makroekonomik dönüşümün şifrelerini barındırır.
Tüm bunlar değerlendirilirken Türkiye’de de ağır sanayiden sivil topluma uzanan koridorlarda atılan rasyonel adımlar, ‘yeşil yıkama’ veya ‘pembe yıkama’ tuzaklarına düşmeden sürdürülebilirliğin tablolarda değil, bizzat sahada başlaması gerektiğini kanıtlar nitelikte. Şüphesiz ki sanayi kökenli sivil toplum yatırımlarının temelleri rasyonel ihtiyaç analizlerine dayanıyor. Ve ülkemizde bunun örneği olan vakıflardan biri de 10 yıl önce Hasçelik’in desteğiyle kurulan Faydasıçok Vakfı.
“Gerçekten hak edenlerin hayatına dokunmak istedik”
Vakfın yola çıkış öykülerinin arkasında, sanayide bizzat şahit olduğu derin bir iş gücü eşitsizliğinin yattığını söyleyen Faydasıçok Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Selcen Faydasıçok, “Biz vakfı kurarken sadece klasik anlamda burs vermekle yetinmeyelim, kurumsal bir yapı altında takip edilebilir, gerçekten hak edenlerin hayatına dokunacak projeler üretelim istedik. İlk projemiz olan ‘Sedefteki İnciler"i mühendislik okuyan 50 kız öğrencimizle başlattık.
Çünkü 2016 yılında bizim kendi ağır sanayi fabrikalarımızda kadın mühendis oranı sadece yüzde 4 düzeyindeydi. Türkiye genelinde ise bu oran yüzde 18’i geçmiyordu. Sanayide hep erkek erkeğe bir ortam vardı. Ben de üniversiteyi bitirip Konya’da teknik alanda işe başladığımda bana yol gösterecek, ilham verecek, mentorluk yapacak tek bir kadın rol model bulamamıştım. Bugün ise Hasçelik bünyesindeki beyaz yaka kadın çalışan oranımız yüzde 44 seviyelerine ulaştı. Kadının üretime dahil olması iş ortamındaki disiplini, kültürü ve verimliliği tamamen dönüştürdü” dedi.
Ödünsüz kriter: Zorunlu gönüllülük sistemi
Sivil toplum alanındaki en büyük yapısal sorunlardan biri, yardımların somut çıktılarının takip edilememesi ve süreçlerin rasyonel bir denetime tabi tutulmamasıdır. Bu sorunu fark ettiklerini ve çözüm için tamamen sonuç odaklı ve ödünsüz bir sistem uyguladıklarını vurgulayan Selcen Faydasıçok, “Biz sahada mış gibi yapmıyoruz. Bizim vakfımızdan burs alan her bir gencin, herhangi bir sivil toplum kuruluşunda ya da sosyal sorumluluk projesinde aktif olarak gönüllü çalışması zorunludur. Bana ilk başta ‘Zorunlu gönüllülük mü olur?’ dediler. Ancak en iyi öğrenme türü yaparak öğrenmektir. Biz bunu zorunlu bir kriter olarak koymasaydık, bu kadar yaygınlaşmazdı” diye konuştu.
Bugüne kadar dokundukları gençlerin tamamının bu gönüllülük faaliyetlerini başarıyla yerine getirdiği bilgisini de veren Faydasıçok, “Örneğin akademik olarak çok başarılı olan, 3.97 ortalaması bulunan bir öğrencimiz, ‘Derslerime odaklanacağım, sosyal sorumluluğa ve mentörümle görüşmeye vaktim yok" dediğinde bursunu kesmeye karar verdik. Çünkü Türkiye’nin sadece yüksek ortalamalı akıllara değil; akıl ile kalbi buluşturan, vicdanlı liderlere ihtiyacı var” dedi.
Yetenek göçüne karşı seferberlik
Günümüzde lise sıralarına kadar düşen yurt dışına gitme eğilimi, sürdürülebilir bir ekonomik gelecek önündeki en büyük tehditlerden biri olan yetenek kaybını tetikliyor. Şirketlerin yeni mezunlardan hem ‘genç’ hem de ‘deneyimli’ olmasını beklemesi, gençleri derin bir istihdam bocalama evresine itiyor. Sivil toplumun da bu kronik istihdam sorununu çözmek ve yetenekli gençleri ülkede tutabilmek adına yapısal projelere yönelmesi gerekiyor.
Bu kapsamda hayata geçirilen ‘Faydasıçok Business Akademi’ programında, 10 hafta boyunca 4’er kişilik takımlar halinde yarışan 24 seçilmiş öğrenci, büyük ölçekli şirketlerin finansal tablolarını okumayı, stratejik yönetim kurullarında yer almayı ve küresel operasyonları yönetmeyi simüle ediyor.
İş dünyasındaki tecrübe engellerini aşmak adına bu tür hamlelerin kritik önemde olduğunu ifade eden Selcen Faydasıçok, dönüşümün yönünü şu sözlerle çizdi: “Biz bu çocukların iş ve ticaret zekâsını erkenden kazanmalarını istiyoruz ki iş dünyasında tecrübe bahanesiyle reddedilmesinler, kolayca istihdam edilsinler ve en önemlisi ülkemizde kalsınlar. Biz özel sektör olarak onlara esnek alternatifler sunmalı, kamusal yapılarla birlikte çözümler geliştirerek bu cevherleri ülkemize bağlamalıyız. Dijital ve yeşil dönüşümden önce, bizim acilen köklü bir ‘insani dönüşüme’ ihtiyacımız var. Kurumsal kamu yararı statüsü almak için mali denetimlerden geçerken müfettişler bize neden bu kadar beklediğimizi sordu. Çünkü biz bu işi hiçbir zaman PR yapmak ya da vergiden düşmek için kurgulamadık. Tamamen faydaya odaklandık.”
Metriklerle değişimin rota kılavuzu
Vakıf projelerinin hedef kitle üzerindeki ölçülebilir algısal dönüşüm verileri:
Mühendislik Algısı: Liselerde yürütülen endüstriyel panellerden önce gençlerin mühendislik mesleği hakkındaki bilgi seviyesi yüzde 15 iken, etkinlik sonrasında bu oran yüzde 79’a yükseliyor.
Geleceğin Kadın Mühendisleri: Paneller sonrasında “Ben mühendis olmak istiyorum” diyen lise öğrencilerinin oranı yüzde 29’dan yüzde 58’e çıkarak tam iki katına ulaşıyor. Mentorluk Memnuniyeti: Toplamda 419 mentörün katılımıyla yürütülen 18 bin 155 saatlik mentörlük görüşmelerinde, gençlerin programa verdiği memnuniyet puanı 100 üzerinden 92; genel memnuniyet oranı ise yüzde 97 olarak kaydediliyor.
10 yıllık analitik sosyal değer çıktısı
Vakıf ekosisteminde elde edilen ve her dönemi titizlikle ölçümlenen net operasyonel çıktılar:
Desteklenen Toplam Öğrenci: 5 farklı gelişim programı ile tam 2026 genç. Akademik Erişim Ağı: 76 şehirde, 118 farklı üniversite ve 92 farklı bölümde eğitim gören öğrenciler.Eğitim Yoğunluğu: Faydasıçok Akademi kapsamında gerçekleştirilen 604 benzersiz eğitim seansı.
İstihdam ve Tecrübe Köprüsü: Staj imkanı sağlanan 452 dezavantajlı genç.