Başak Nur GÖKÇAM
Dünya genelinde tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, iklim krizinin getirdiği aşırı hava olayları nedeniyle büyük bir ekonomik riskle karşı karşıya. Bugün küresel ölçekte insan gıdasının yüzde 35’ini oluşturan mahsuller, doğrudan tozlaştırıcı canlıların varlığına bağımlı durumda. Küresel ölçekte bu pazarın yıllık ekonomik değeri 577 milyar dolara ulaşıyor. Endüstriyel tarımın getirdiği monokültür üretim tarzı bal arısı popülasyonlarını tüketirken, tarım ekonomisini büyük bir kırılganlığa sürüklüyor.
Tam da bu süreçte, ABD’nin Ithaca kentindeki East Lawn Mezarlığı’nda yapılan sıradan bir yürüyüş, yeşil ekonomi çevrelerinde ezber bozan bir keşfe kapı araladı. Bilim insanları, toprağın altında yuva yapan yaklaşık 5,5 milyon yabani arıdan oluşan, bugüne kadar belgelenmiş en büyük kolonilerden birini keşfetti. Bu keşif, ekosistem hizmetlerinin ekonomik değerini yeniden hesaplamamız gerektiğini gösterdi.
Tasarruf yürüyüşünün getirdiği mucize
Her şey, Cornell Üniversitesi’ndeki entomoloji laboratuvarına giden lisansüstü araştırmacısı Rachel Fordyce’ın, East Hill Plaza’ya aracını park edip East Lawn Mezarlığı’ndan yürüyerek işe gitmesiyle başladı. Tamamen ekonomik gerekçelerle, otopark ücretinden ve yakıttan tasarruf etmek amacıyla seçilen bu günlük rota, 2022 yılının bahar aylarında olağanüstü bir gözleme dönüştü. Mezarlık arazisinde attığı her adımda etrafını saran binlerce arıyı fark eden Fordyce, durumu hemen Cornell Üniversitesi Tarım ve Yaşam Bilimleri Fakültesi’nde entomoloji profesörü olan danışmanı Bryan Danforth’a taşıdı.
Laboratuvarda yapılan incelemeler sonucunda bu böceklerin, kamuoyunda ‘düzenli madenci arısı’ olarak adlandırılan ve toprak altında tüneller kazarak yaşayan yabani bir arı türü, yani Andrena regularis olduğu tespit edildi. Bu basit gözlemin peşinden giden araştırma ekibi, 1,5 dönümlük dar bir mezarlık alanında tam 5,5 milyon arının yaşadığını hesapladı. Bu yoğunluk, 200’den fazla ticari bal arısı kovanının yarattığı iş gücüne eşdeğer bir kapasite anlamına geliyor.
En verimli tozlaşmayı sağlayan spesifik tür
Keşfin ekonomik boyutu, New York eyaletinin tarımsal ticaret haritasında saklı. New York, ABD genelinde elma üretiminde milyarlarca dolarlık hacmiyle ikinci sırada yer alıyor. Andrena regularis ise tam da elma ağaçlarının çiçek açtığı kritik bahar döneminde ortaya çıkan ve en verimli tozlaşmayı sağlayan spesifik bir tür.
Çalışmanın başyazarı Steve Hoge '24, Apidologie dergisinde yayınlanan makalede konunun küresel boyutuna dikkat çekerek, “Dünyanın dört bir yanında henüz tespit edemediğimiz başka büyük arı topluluklarının da olduğuna eminim, ancak literatürde yer alanlara bakıldığında, bu en büyüklerinden biri” dedi. Sürdürülebilir tarımın geleceği açısından bu yer altı ordusu, çiftçilerin kovan kiralama maliyetlerini sıfırlayan, biyolojik çeşitliliğin sunduğu ücretsiz bir sigorta poliçesi hükmünde.
Ekonomik kalkınma modellerinde doğanın sunduğu bu hizmetler çoğunlukla ‘görünmez kazanç’ olarak geçiştiriliyor. Oysa bu araştırma, vahşi yaşam alanlarının korunmasının doğrudan ticari bir getiri sağladığını netleştiriyor. Ekosistem yönetiminde radikal bir paradigma değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirterek uyarıda bulunan Profesör Bryan Danforth, “Bu araştırma, tek başına yerde yuva yapan arıların değerini artırıyor ve bu arıların ne kadar bol olduğunu, mahsul tozlayıcıları olarak ne kadar önemli olduklarını ve bu yuva alanlarının farkında olmamız ve onları korumamız gerektiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Nüfusu üçe katlayan ekosistem düzeni
Andrena regularis türü arılar, bal arıları gibi büyük kovanlarda toplu halde kraliçeye bağlı yaşamazlar; her biri toprak altında kendi yuvasını kuran ‘yalnız’ canlılardır. Ancak East Lawn Mezarlığı’nın 1878 yılından beri el değmemiş, bozulmamış kumlu yapısı, bu canlıların 100 yılı aşkın süredir burada güvenle çoğalmasını sağladı. Metrekare başına düşen yuva yoğunluğu o kadar yüksek ki, 1,5 dönümlük alandaki arı nüfusu, New York'un en yoğun bölgesi olan Manhattan’ın insan nüfusunu tam üç katından fazla geride bırakıyor.
Monokültür tarıma karşı yer altı madencilerinin direnişi
Endüstriyel tarımda tek tip ürün yetiştirilmesi ve kimyasal ilaçlar, bal arılarını kitlesel ölümlere sürüklüyor. Yabani madenci arıları ise toprak altında tünel açarak hem toprağın havalanmasını artırıyor hem de kimyasallardan uzak, izole alanlarda tarımsal sürekliliği garanti altına alıyor. Tarihi kayıtlara göre bu bölgede en az 1900'lerin başından beri var olan bu koloninin korunması, gelecekteki olası bir kıtlık krizine karşı doğal bir rezerv alanı anlamına geliyor.