Ana içeriğe geç

Faturası ödenmemiş mucize

Küresel tarım ekonomisinde sürdürülebilirlik tartışmaları karbon odaklı ilerlerken, Cornell Üniversitesi'nin bir mezarlıkta bulduğu 5,5 milyonluk yabani arı kolonisi biyoçeşitliliğin gücünü kanıtladı. Elma bahçelerini büyüten bu gizli ordu, gıda güvenliğimiz için milyarlık ücretsiz sigorta.

Faturası ödenmemiş mucize
Dünya Gazetesi
16

Başak Nur GÖKÇAM

Dünya genelinde ta­rımsal üretimin sür­dürülebilirliği, iklim krizinin getirdiği aşırı hava olayları nedeniyle büyük bir ekonomik riskle karşı karşıya. Bugün küresel ölçekte insan gıdasının yüzde 35’ini oluştu­ran mahsuller, doğrudan toz­laştırıcı canlıların varlığına bağımlı durumda. Küresel öl­çekte bu pazarın yıllık ekono­mik değeri 577 milyar dolara ulaşıyor. Endüstriyel tarımın getirdiği monokültür üretim tarzı bal arısı popülasyonla­rını tüketirken, tarım ekono­misini büyük bir kırılganlığa sürüklüyor.

Tam da bu süreç­te, ABD’nin Ithaca kentindeki East Lawn Mezarlığı’nda ya­pılan sıradan bir yürüyüş, ye­şil ekonomi çevrelerinde ez­ber bozan bir keşfe kapı ara­ladı. Bilim insanları, toprağın altında yuva yapan yaklaşık 5,5 milyon yabani arıdan olu­şan, bugüne kadar belgelen­miş en büyük kolonilerden bi­rini keşfetti. Bu keşif, ekosis­tem hizmetlerinin ekonomik değerini yeniden hesaplama­mız gerektiğini gösterdi.

Tasarruf yürüyüşünün getirdiği mucize

Her şey, Cornell Üniversite­si’ndeki entomoloji laboratu­varına giden lisansüstü araştır­macısı Rachel Fordyce’ın, East Hill Plaza’ya aracını park edip East Lawn Mezarlığı’ndan yü­rüyerek işe gitmesiyle başladı. Tamamen ekonomik gerekçe­lerle, otopark ücretinden ve ya­kıttan tasarruf et­mek amacıyla seçi­len bu günlük rota, 2022 yılının ba­har aylarında ola­ğanüstü bir gözle­me dönüştü. Mezar­lık arazisinde attığı her adımda etra­fını saran binler­ce arıyı fark eden Fordyce, duru­mu hemen Cor­nell Üniver­sitesi Tarım ve Yaşam Bi­limleri Fa­kültesi’nde entomolo­ji profesörü olan danış­manı Bryan Danforth’a taşıdı.

Laboratu­varda yapılan in­celemeler sonu­cunda bu böcek­lerin, kamuoyunda ‘düzenli madenci arısı’ olarak adlandırılan ve toprak altın­da tüneller kazarak yaşayan yabani bir arı türü, yani And­rena regularis olduğu tespit edildi. Bu basit gözlemin pe­şinden giden araştırma ekibi, 1,5 dönümlük dar bir mezarlık alanında tam 5,5 milyon arı­nın yaşadığını hesapladı. Bu yoğunluk, 200’den fazla tica­ri bal arısı kovanının yarattığı iş gücüne eşdeğer bir kapasite anlamına geliyor.

En verimli tozlaşmayı sağlayan spesifik tür

Keşfin ekonomik boyutu, New York eyaletinin tarımsal ticaret haritasında saklı. New York, ABD genelinde elma üre­timinde milyarlarca dolarlık hacmiyle ikinci sırada yer alı­yor. Andrena regularis ise tam da elma ağaçlarının çiçek açtı­ğı kritik bahar döneminde or­taya çıkan ve en verimli tozlaş­mayı sağlayan spesifik bir tür.

Çalışmanın başyazarı Ste­ve Hoge '24, Apidologie der­gisinde yayınlanan makale­de konunun küresel boyutu­na dikkat çekerek, “Dünyanın dört bir yanında henüz tespit edemediğimiz başka büyük arı topluluklarının da olduğu­na eminim, ancak literatürde yer alanlara bakıldığında, bu en büyüklerinden biri” dedi. Sürdürülebilir tarımın gele­ceği açısından bu yer altı or­dusu, çiftçilerin kovan kira­lama maliyetlerini sıfırlayan, biyolojik çeşitliliğin sunduğu ücretsiz bir sigorta poliçesi hükmünde.

Ekonomik kalkınma model­lerinde doğanın sunduğu bu hizmetler çoğunlukla ‘görün­mez kazanç’ olarak geçiştirili­yor. Oysa bu araştırma, vahşi yaşam alanlarının korunma­sının doğrudan ticari bir ge­tiri sağladığını netleştiriyor. Ekosistem yönetiminde radi­kal bir paradigma değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirte­rek uyarıda bulunan Profesör Bryan Danforth, “Bu araştır­ma, tek başına yerde yuva ya­pan arıların değerini artırıyor ve bu arıların ne kadar bol ol­duğunu, mahsul tozlayıcıları olarak ne kadar önemli olduk­larını ve bu yuva alanlarının farkında olmamız ve onları ko­rumamız gerektiğini gösteri­yor” ifadelerini kullandı.

Nüfusu üçe katlayan ekosistem düzeni

Andrena regularis türü arılar, bal arıları gibi büyük kovanlarda toplu halde kraliçeye bağlı yaşamazlar; her biri toprak altında kendi yuvasını kuran ‘yalnız’ canlılardır. Ancak East Lawn Mezarlığı’nın 1878 yılından beri el değmemiş, bozulmamış kumlu yapısı, bu canlıların 100 yılı aşkın süredir burada güvenle çoğalmasını sağladı. Metrekare başına düşen yuva yoğunluğu o kadar yüksek ki, 1,5 dönümlük alandaki arı nüfusu, New York'un en yoğun bölgesi olan Manhattan’ın insan nüfusunu tam üç katından fazla geride bırakıyor.

Monokültür tarıma karşı yer altı madencilerinin direnişi

Endüstriyel tarımda tek tip ürün yetiştirilmesi ve kimyasal ilaçlar, bal arılarını kitlesel ölümlere sürüklüyor. Yabani madenci arıları ise toprak altında tünel açarak hem toprağın havalanmasını artırıyor hem de kimyasallardan uzak, izole alanlarda tarımsal sürekliliği garanti altına alıyor. Tarihi kayıtlara göre bu bölgede en az 1900'lerin başından beri var olan bu koloninin korunması, gelecekteki olası bir kıtlık krizine karşı doğal bir rezerv alanı anlamına geliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler