Ana içeriğe geç

Yeni parti için ilk talimat

Bölgeye hatta dünyaya nefes aldıracak ABD-İran barışı bile CHP'deki iç iktidar kavgasını gündemden indiremedi. Toplum, her şeyin mübah sayıldığı bir filmi izler gibi izliyor. CHP'nin yeni nesil siyasetçileri büyük bir pervasızlıkla kazandıkları belediyelerde iş yapmak yerine 'güç ve para' peşine düşünce, operasyonlar başladı, önemli isimler cezaevine girdi ve CHP tarihinin 'siyasi' olmayan kavgası başladı. İş öyle çirkinleşti ki, bir önceki genel başkan 'hain', yeni nesil siyasetçiler de...

Yeni parti için ilk talimat
A Haber
16

Bölgeye hatta dünyaya nefes aldıracak ABD-İran barışı bile CHP'deki iç iktidar kavgasını gündemden indiremedi.
Toplum, her şeyin mübah sayıldığı bir filmi izler gibi izliyor. CHP'nin yeni nesil siyasetçileri büyük bir pervasızlıkla kazandıkları belediyelerde iş yapmak yerine "güç ve para" peşine düşünce, operasyonlar başladı, önemli isimler cezaevine girdi ve CHP tarihinin "siyasi" olmayan kavgası başladı.
İş öyle çirkinleşti ki, bir önceki genel başkan "hain", yeni nesil siyasetçiler de "hırsız" ilan edildi.
Bir taraf "butlancı", diğer taraf da "pavyoncu"...
Bu tablo artık bir arada kalma ihtimallerinin olmadığını gösteriyor. İmamoğlu ve ekibi gitmeye dünden razı, Özgür Özel ve arkadaşları ise hem geride kalan CHP'yi itibarsızlaştırmak hem de arkalarındaki sosyolojiyi tahkim etmek için "mağduriyet" arayışı içinde. Buradan yeni bir kavga, "Ekremciler-Özelciler" kavgası çıkar mı bilemem ama hem "en az yüzde 37 oy alır" diyen fondaş medya hem de "Kılıçdaroğlu artık düşmanilan edilmeli" diyen "derin" aydınlar da ayrılığa hazır.
Şimdilik hepsinin gözü oyalama siyaseti izleyen Özel'de... O da öfkeli seçmenleri, "CHP seçimekatılamayacak" kaygısıyla korkutuyor ve şöyle diyor:
"Biz B planı olarak bunuyapmak zorundayız. 26Temmuz'a kadar bir kurultayyapılamazsa CHP'yi seçimesokmayabilir iktidar. Bizim buna hazır olmamız lazım."
Gerçekte partisinin bir riskle karşılaşmasını istemeyen bir siyasetçi, öncelikle kendisinin ve arkadaşlarının hakarete varan dilini değiştirir. Oysa Özel ve arkadaşları bırakın dillerini değiştirmeyi tam aksine zehir zemberek bir dil kullanarak kitleyi kutuplaştırıyor, siyaseti kin ve öfke üzerine kuruyor. Sanki Kılıçdaroğlu bir önceki genel başkanları değil, düşmanları...
Bu bilinçli siyaset yalanı belki başlangıçta öfkeli kalabalıkları ateşler ama gerçek ortaya çıktığında tam tersi bir sonuca da yol açabilir. Çünkü perde arkasında bambaşka bir hazırlık var. Özel ve arkadaşları bu zehirli siyasi zeminde yeni bir partiye doğru koşuyor. Hatta yeni partinin genel merkez binasının tutulduğu bile söyleniyor.
Ama en önemli gösterge; Özel tarafından 81 ildeki CHP'li il, ilçe ya da belde başkanlarına ve kendilerine yakın belediye başkanlarına yeni parti için hazırlanın "talimatı" göndermesi.
O talimatta özetle şöyle deniyor: "Yeni binalarbulun ve bir an önce tutun, mevcut yönetimkadrolarını kaybetmeyin, üyelerinize sahipçıkın ve farklı partilerde bize yakın isimleri yeni partiye katmak için davet edin."
Gördüğünüz gibi kamuoyuna, "CHP'nin kalbinionlara vermem" diye gürleyen Özel, arka planda yeni parti için talimat üstüne talimat gönderiyor ve ciddi hazırlık yapıyor. Zaten hem İmamoğlu'nun ilk çıkışları hem de Özgür Özel'in "CHP'yi de aşan bir iktidar yürüyüşüolur" demesi bu yola çıkıldığını gösteriyor.
Bu noktada mesele sadece bir parti kurmak değil, arkalarında yüzde 37 gibi devasa bir kitle desteğinden söz edip çıtayı öyle yukarı koydular ki, sanki ilk seçimde iktidara gelecekler. Hiç ilgisi olmasa bile burada da bir AK Parti benzetmesi var. Peki bunu başarmaları mümkün mü?
"Yetkin ve derinlikli yönetici kadro, sürdürülebilirfinansal güç ve yeni ideolojik söylemve vizyon" gibi birçok eksikliğe dikkat çeken Perspektif yazarı, siyaset bilimci Prof. Edip Asaf Bekaroğlu, üçüncü bir göz olarak şu sonucu çıkartıyor:
"İmamoğlu ve Özel'in CHP'den koparakkuracağı muhtemel bir partinin, sadece mevcutpopülarite ve 'seçim kazanabilme' algısıüzerinden bir anda iktidar alternatifi olması zor görünmektedir."
Bu durumun ciddi ciddi tartışılıyor olması bile ilginç. Çünkü bir ülke için, bagajları yolsuzluk, rüşvet ve şaibelerle dolu, cezaevinden yönetilen bir hareketin bırakın başarısı varlığı bile züldür.

Kaynağa Git

İlgili Haberler