İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırım savaşı, Lübnan’dan İran’a, Yemen’den Suriye’ye uzanan saldırı politikası ve bölgesel yayılmacılığı sürerken, ülke içinde 7 Ekim’e ilişkin karanlık dosyalar da yeniden gündeme geldi. İsrailli medya organlarının aktardığı bilgilere göre 7 Ekim 2023 saldırılarının hemen ardından İsrail ordusu, iç istihbarat servisi Şin Bet ve polis soruşturma birimi Lahav 433’e bağlı özel ekipler, kibbutzlardan, şehir içi yerleşim yerlerindeki hanelerden, bireylerden ve yerel güvenlik sistemlerinden büyük miktarda görüntü topladı. Cep telefonları, kişisel kameralar, hafıza kartları ve güvenlik kameralarına ait kayıtların “soruşturma” gerekçesiyle alındığı, ancak iki buçuk yılı aşkın süre geçmesine rağmen birçok aileye ve topluluğa geri verilmediği bildirildi.
GÖRÜNTÜLER TOPLANDI, GERİ VERİLMEDİ
İsrail medyasına sızan bilgilere göre İsrail makamları, 7 Ekim saldırıları sırasında kaydedilen çok sayıda görüntü ve dijital materyali özel ekiplerle ve çoğu zaman ev baskınlarıyla topladı. Operasyona katılan bir askerin anlatımına göre ekipler gerekli gördükleri kameraları söktü, kayıt cihazlarını aldı ve bölgeden ayrıldı. Kfar Aza kibbutzundaki aileler de soruşturma için el konulan kayıtların yıllar sonra neden halen iade edilmediğini bilmediklerini söylüyor. İsrail polisi soruşturmaların sürdüğünü iddia etse de çoğu soruşturma kapatılmış durumda.
AİLELER SİLİNEN KAYITLARI SORUYOR
Tartışmanın en çarpıcı başlıklarından biri yakınlarını kaybeden ailelerin açtıkları davalar. Çok sayıda İsrailli aile yakınlarının ölmeden önceki görüntülerinin de olduğu kayıtların kendilerine verilmediğini iddia ediyorlar. İsrail medyasındaki bilgilere göre bazı aileler de yakınlarının son anlarına veya olayların seyrine ilişkin kayıtların kayıp olduğunu, kendilerine eksik materyal verildiğini ya da hiçbir kayıt verilmediğini ve açıklama yapılmadığını belirtti. İsrail ordusu ise kayıtların teslim edilmesi yönündeki talepler karşısında “bir politika üzerinde çalışıldığı” bahanesi üretiyor.
HANNİBAL PROTOKOLÜ İDDİASI
Görüntülerin iade edilmemesi, İsrail ordusunun 7 Ekim günü kendi sivillerinin de ölümüne yol açmış olabileceğine ilişkin daha önce gündeme gelen tartışmaları yeniden büyüttü. Haaretz’in analizine göre 7 Ekim’de bazı komutanlar, rehin alınmaları engellemek için ülkede “Hannibal Protokolü” olarak bilinen direktifi fiilen devreye soktu. Times of Israel ve Haaretz'in analizlerinde Gazze Tümeni’ndeki bazı üst düzey subayların kaçırmaları önlemek için sivillerin ölümüne yol açmış olabilecek emirler verildiği uzun zamandır dile getiriliyor. En çok tartışılan olaylardan biri Kibbutz Be’eri’de yaşandı. İsrailli Tuğgenera l Barak Hiram’ın, içinde İsrailli sivillerin de bulunduğu bir eve tank ateşi açılması emrini verdiği ve olayda çok sayıda İsraillinin öldüğü daha önce İsrail basınına yansımıştı. Bu ve benzeri çok sayıda olay Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi için hazırlanan raporda da yer aldı. Protokolün 1999 yılından bu yana devrede olduğu biliniyor.
SORUŞTURMANIN ÜSTÜ KAPATILDI
İsrail’de asıl büyük tartışma ise Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin 7 Ekim’e ilişkin bağımsız ve kapsamlı bir devlet soruşturması kurmaması oldu. Netanyahu, üyeleri yargı tarafından seçileceği için devlet soruşturma komisyonuna karşı çıktı ve bunun yerine siyasi olarak belirlenen bir mekanizmayı savundu. Yüksek Mahkeme, hükümete 1 Temmuz’a kadar 7 Ekim’i araştıracak “uygun bir çerçeve” sunması için süre verdi. Mecliste muhalefet ise, koalisyonun hazırladığı tasarıdan “tam, kapsamlı ve bağımsız soruşturma” ifadelerinin çıkarılmasını sert biçimde eleştirmeye devam ediyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel