William Shakespeare'in dünya klasikleri arasında yer alan Hamlet eserinin 3. perde 1. sahnesi gibi…. "To be, or not to be, that is the question. / Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!"
Olmak: CHP'de kalıp mücadele etmek… Özel'in anlatımı ile "Asıl amacımız ayrılmak değil, partimizi geri almak, 103 yıllık CHP markasını bırakamayız!"
Olmamak: Yeni parti kurarak gemileri yakmak. Yani, adli tatile kadar kriz çözülmezse CHP'nin seçime girememe riskine karşı yedek partiyi hazır bulundurmak!
Birinci muhalefet partisindeki siyasi kriz, "CHP'de Arınma" ile "CHP'den Arınma" seçenekleri arasındaki mücadeleye dönüşmüş durumda.
Butlan kararı sonrası işbaşı yapan "Arınma Cephesinin" ajandası net. Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığa döndüğü ilk andan itibaren tasfiye hareketi başlattı. Görünen o ki 5 aşamalı yol haritası oluşturdu…
1- Genel Merkeze hâkim olmak.
2- Meclis Grubu'nda denge kurmak.
3- Belediyelerdeki kirli bagajı temizlemek.
4- Parti örgütündeki başkaldırıyı kontrol altına almak.
5- Parti tabanını ve kamuoyunu ikna etmek.
Kabul edelim ki… Bürokrasi tecrübesi yanında, bildiğini yapmaya meyilli karakteri, hüküm verdiği konulardaki inatçı tutumu ile Kemal Bey, "yalnız kalsa da sonuna kadar yürüyecek!"
"Mühür kimde ise Süleyman odur" misali Kılıçdaroğlu, mevzuatla oynamayı, amaç ve hedefleri doğrulusunda yorumlamayı, hatta icraata dönüştürmeyi de iyi biliyor. Esasen, Özgür Özel ve arkadaşları da hangi şartları zorlarlarsa zorlasınlar, mevcut tabloda sonuç alamayacaklarının farkındalar. Krizi fırsata çevirme ve kitlelerde meşruiyeti canlı tutma stratejisi şimdilik onlara da yetiyor!
Ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "öteki CHP'den" gelen hemen her talebe karşı ileri sürdüğü "mahkemenin tedbir kararı var" gerekçesine ilave argümanları da söz konusu. Örneğin, Siyasi Partiler Yasası'nın 16. maddesini de ustaca kullanma avantajına sahip!
"... Siyasi partilerin merkez karar organı, zorunlu sebepler dolayısıyla büyük kongrenin toplanamadığı hallerde, partinin hukuki varlığına son verilmesi ve tüzük ve programının değiştirilmesi dışındaki bütün kararları alabilir!"
Hal böyle iken…
Özgür Özel ve çevresindekiler, "Bugünkü hali ile CHP'den arınmayı" gündeme almış gibiler. Özel'e, kurmay aklı verenler, "şaibeli ilişkileri, kamuoyunda tartışılan rüşvet iddialarını ve yıpratıcı tüm mevzuları hukuken hantallaşmış, mahkeme salonlarına sıkışmış eski CHP tabelasına bırakmasını" önermekteler.
Dün, Kılıçdaroğlu CHP'sine 833 delegenin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısını elden teslim eden Özelci kadrolar, bu kördüğüm yakın zamanda çözülmezse kötü mirası Kemal Bey'e fatura edecektir. Kılıçdaroğlu'na asırlık çınarın tabelası kalırken, Özelİmamoğlu ikilisi, sorunlu geçmişin yükünü eski yönetime yıkarak (sözde) aklanmış yeni bir partiyle, yeni söylemle, genişletilmiş siyasi takımla, yeni siyasi merkez kurma yolculuğuna çıkacaklardır!
CHP’de ‘varoluşsal kriz!’
William Shakespeare'in dünya klasikleri arasında yer alan Hamlet eserinin 3. perde 1. sahnesi gibi.... 'To be, or not to be, that is the question. / Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!' Olmak: CHP'de kalıp mücadele etmek... Özel'in anlatımı ile 'Asıl amacımız ayrılmak değil, partimizi geri almak, 103 yıllık CHP markasını bırakamayız!' Olmamak: Yeni parti kurarak gemileri yakmak. Yani, adli tatile kadar kriz çözülmezse CHP'nin seçime girememe riskine karşı yedek partiyi hazır bulundurmak!...
A Haber
16