Ana içeriğe geç

Kıssadan hisse...

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan savaşın gerçek manada bir barışla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belirsizliğini koruyor. Ancak, bitti, bitiyor, bitecek derken zaman zaman alevlenen çatışmalarda verilen son aranın kalıcı hale gelmesi ihtimali oldukça yüksek. Her yeni açıklaması bazen bir öncekinin tersi olabilen Trump'ın fikir değiştirme ihtimali ve savaşın sürmesini çok istediği bilinen İsrail'in muhtemel provokasyonları, başlıca tedirginlik kaynakları. Önümüzdeki günlerde...

Kıssadan hisse...
A Haber
16

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan savaşın gerçek manada bir barışla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belirsizliğini koruyor. Ancak, bitti, bitiyor, bitecek derken zaman zaman alevlenen çatışmalarda verilen son aranın kalıcı hale gelmesi ihtimali oldukça yüksek.

Her yeni açıklaması bazen bir öncekinin tersi olabilen Trump'ın fikir değiştirme ihtimali ve savaşın sürmesini çok istediği bilinen İsrail'in muhtemel provokasyonları, başlıca tedirginlik kaynakları.

Önümüzdeki günlerde imzalanması beklenen mutabakat metninde tam olarak nelerin olduğunu bilmiyoruz. Ama şu ana kadar sızan bilgiler doğru ise, saldırıların başladığı 28 Şubat'tan itibaren ABD- İsrail ikilisi tarafından dile getirilen iddiaların birçoğundan geri adım atıldığı düşünülebilir.

Önümüzdeki Kasım'da yapılacak ara seçimlere eli güçlü girmek isteyen Trump'ın, benzin fiyatlarını düşürmek ve benzeri ABD ekonomisini rahatlatacak bazı adımlar atma mecburiyetinde olduğu biliniyor.

İran'a saldırısıyla sadece kendi ülkesinde değil dünya çapında ekonomik sıkıntılara sebep olan ABD Başkanı'nın kısa vadede arzu ettiği sonucu alamadığı İran'a yönelik savaşı durdurmak zorunda kalmasının sebeplerinden birisi ekonomi.

Bir başka önemli sebep de ABD'nin mi İsrail'in; yoksa İsrail'in mi ABD'nin emrinde olduğu?' tartışmasının ara seçimlerde Cumhuriyetçileri ciddi şekilde zorlama ihtimali. Kasım'da alınacak kötü bir neticenin, Trump'ın başını çok ağrıtacağı, hatta görevden azli gibi konuları gündeme taşıyacağı biliniyor.

Tabii, Trump'ın savaşa ara verilmesini istemesinin ağırlıklı sebebi ara seçimlerse eğer, Kasım sonrası yaşanabilecekleri düşünmek bile ürkütücü.

Bir başka ihtimal, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda istediği hedeflere büyük insan kayıplarını göze almadan ulaşamayacağını fark etmesi. ABD'nin İran'la mutabakat istemesinin temel motivasyonu, eğer Hürmüz'de istediklerini yapamayacağını net olarak kavraması ise geleceğe yönelik çatışmasızlık ümidinin daha yüksek olduğu varsayılabilir.

ABD'deki ekonomik göstergelerin normalleşmesi yanında son dönemlerde etkisi iyice artan 'farenin emrindeki fil' algısını zayıflatabilmek de Trump'ı beklentilerinden. Bu gelişmenin başlıca tetikleyicisi, Siyonist lobinin Gazze'de yaşananlardan sonra ciddi şekilde güç kaybına uğraması.

İran'a yönelik saldırıların durdurulmasından hiç memnun olmadığı bilinen Netanyahu'nun ne gibi adımlar atacağı belirsiz. Ancak, mutabakatta olduğu söylenen 'İran'ın nükleer silahlara sahip olmaktan kesinlikle vazgeçeceği ve Atom Enerjisi Kurumu'nun denetimini kabul edeceği' maddesinin İsrail açısından ciddi bir kazanç olduğu da açık.

Neler olacağını bekleyecek ve göreceğiz inşallah. Kıssadan bizim alacağımız hisse ise her ne olursa olsun kendi ayaklarımızın üzerinde durma kararlılığımızdan asla taviz vermemek!..

Kaynağa Git

İlgili Haberler