Ana içeriğe geç

"Patlayıcı kokteyl": El Niño Portekiz’de yaz yangını korkusunu artırdı

Avrupa Komisyonu, El Niño olgusunun bu yıl neredeyse kesin olduğunu ve Avrupa’yı etkileyebileceğini doğruladı. Euronews’e konuşan iklim bilimci Carlos da Camara, Portekiz’de şiddetli sıcak hava dalgası ve büyük yangınlar riskine dikkat çekiyor.

"Patlayıcı kokteyl": El Niño Portekiz’de yaz yangını korkusunu artırdı
Euronews Türkçe
16

El Niño kapıda, ancak Portekiz üzerindeki doğrudan etkileri çok sınırlı olacak; bu bilgi Portekiz Deniz ve Atmosfer Enstitüsü’nün (IPMA) açıklamasına dayanıyor.

Avrupa Komisyonu, Ortak Araştırma Merkezi (CCI) aracılığıyla, olgunun bu yıl tekrarlanmasının neredeyse kesin olduğunu söyleyen en son uluslararası kurum oldu; olayın muhtemelen 2027’ye kadar süreceği belirtiliyor.

CCI’nin raporuna göre El Niño’nun “çok yüksek” bir şiddete ulaşması, muhtemelen “çok güçlü” düzeye çıkması ve 12 yıl önceki gibi tarihsel örnekleri bile geride bırakması bekleniyor. Avrupa Komisyonu, özellikle kuraklıkla bağlantılı gıda riski konusunda uyarıda bulunuyor; bu risk, enerji ve gübre fiyatlarının zaten yüksek olduğu bir ortamda ortaya çıkıyor ve “ilave yüz milyonlarca insanı tehlike altına sokabilir”. Olumsuz hava koşulları, en çok etkilenmesi beklenen durum buğdayı başta olmak üzere, mısır, pirinç, soya ve kışlık buğday gibi kritik ürünleri vurabilir.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) bu ayın başında bir uyarı yayımladı (kaynak Portekizce) ve Haziran-Ağustos döneminde bir El Niño olgusunun ortaya çıkma olasılığının yüzde 80 olduğunu bildirdi. Bu da, Pasifik Okyanusu sularının sıcaklığında anormal bir artış anlamına geliyor; bunun tropikal ve subtropikal bölgeler üzerinde doğrudan, dünyanın pek çok başka yerinde ise dolaylı etkileri olabiliyor. Daha yeni tahminler, “orta ile güçlü” şiddet arasında olması beklenen bu olgunun sonuçlarının, yıl sonuna kadar sürme olasılığının yüzde 90 olduğunu gösteriyor.

WMO’nun bilgileri, Birleşmiş Milletler tarafından da duyuruldu (kaynak Portekizce) ve buna Genel Sekreter António Guterres’in yer aldığı bir video eşlik etti. Guterres’e göre “dünya bu tehdidi acil bir iklim uyarısı olarak ele almalı. El Niño, küresel ısınmayı daha da şiddetlendirecek. Etkileri daha ağır olacak, daha geniş alanlara yayılacak ve sınırları yıkıcı bir hızla aşacak”.

Portekiz Pasifik’ten çok uzak olsa da bu, El Niño’nun özellikle sıcaklıklar üzerindeki etkilerinden tamamen muaf olduğu anlamına gelmiyor. Sıcak bir yaz, yalnızca özellikle açık havada çalışanlar açısından sıcaklığın sağlık üzerindeki etkileri bakımından değil, aynı zamanda yangınlar bakımından da denetimin iki kat artırılması gerektiği anlamına geliyor.

IPMA’nın yayımladığı notta (kaynak Portekizce) şu ifade yer alıyor: “El Niño her ne kadar Pasifik Okyanusu’nda ortaya çıksa da, küresel ölçekte iklim desenlerini etkileyebilir. Ancak Portekiz üzerindeki etkileri ne doğrudandır ne de basit bir şekilde öngörülebilir.”

Portekiz üzerindeki etkisi ne olacak?

İklim bilimci Carlos da Camaraya göre, olgunun iklim değişikliği bağlamında ortaya çıkması patlayıcı bir kokteyl oluşturabilir ve Portekiz için dolaylı da olsa sonuçlar doğurabilir.

Dom Luiz Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan bilim insanı, El Niño’nun etkilerini, genişledikçe şiddeti azalan halkalar yaratan güçlü bir taşın göle atılmasına benzetiyor: “Olgunun başlangıç noktası Orta Pasifik. Bozulma, hem kuzeyde hem güneyde Amerika kıtasına yayılıyor, ardından Endonezya’ya uzanıyor ve böyle devam ediyor. Sonuçta Afrika’nın güney kısmını etkiliyor, sonra Kanada’ya doğru yayılıyor ve giderek sönümleniyor; yani Avrupa kıtası üzerindeki doğrudan etkisi küçük, çok küçük. Özellikle İber Yarımadası üzerindeki etkisi ise daha da zayıf” diyor.

Yine de doğrudan sonuçlar az ya da neredeyse yok denecek kadar az olsa da, olgunun “kelebek etkisi” güncel koşullarla birleştiğinde, bu yaz Portekiz üzerinde özellikle yangınlar açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir.

Bilim insanının, iklim değişikliklerinin en güçlü hissedildiği bölgelerden biri olarak gördüğü Akdeniz Avrupa’sında etki daha da artabilir. “Endişem, 2003’te yaşadığımız ve Avrupa’da şimdiye kadar kaydedilen en büyük sıcak hava dalgası olan bir benzerinin tekrarlanması” diyor. “Bu gerçekleşirse, Kristin alçak basınç sistemiyle bağlantılı fırtınalar zincirinin milyonlarca ağacı devirdiğini de düşünürsek, elimizde yanmaya hazır çok daha fazla biyokütle olduğunu biliyoruz; sadece çok yağışlı bir ilkbahar geçirdiğimiz için değil, aynı zamanda yere devrilmiş ağaçların yarattığı bu fazla biyokütle yüzünden. Örneğin çok geniş alanları etkileyen bir yangınla karşı karşıya kalabiliriz; hem de son derece kritik bir dönemde” diye açıklıyor.

Bu sıcak hava dalgası gelecek hafta bile başlayabilir mi? IPMA, hafta sonundan itibaren çok yüksek sıcaklıklar öngörüyor; ülkenin iç kesimlerindeki birçok yerde termometrelerin 40 dereceyi aşabileceği belirtiliyor. Bazı özel modeller ise sıcaklığın 50 dereceye kadar çıkabileceğini öngörüyor. Carlos da Camara’ya göre “bu değer, büyük belirsizlik payı olan bir üst eşik niteliğinde”.

2003 seviyesine önümüzdeki günlerde ulaşılıp ulaşılamayacağı sorusuna gelince, iklim bilimci, bunu söylemek için henüz yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtiyor.

Carlos da Camara olası etkileri şöyle özetliyor: “El Niño’nun doğrudan etkileri olacak mı? Hayır. Dolaylı etkiler? Büyük olasılıkla evet. İklim değişiklikleri nedeniyle zaten kötüleşmiş ve bozulmuş bir arka plan üzerinde dolaylı etkiler ve bunun çok daha büyük sonuçlara yol açması olasılığı? Yanıt kesinlikle evet. Özetle sorun El Niño’nun kendisi değil; başka bölgeler için öyle, Brezilya’nın kuzdoğu kesimi için kesinlikle öyle olacak, Güney Afrika için de öyle, Endonezya için de. Avrupa için muhtemelen değil, ama dolaylı yoldan pekâlâ öyle olabilir.”

El Niño nedir?

Kimi insanların düşündüğünün aksine bu olgu ne yeni ne de yakın döneme özgü; ayrıca doğrudan iklim değişiklikleriyle bağlantılı değil, ancak iklim değişikliği etkilerini güçlendirebiliyor. Terim ilk kez 19. yüzyılın sonunda Peru’da, sık sık Noel döneminde görülen Pasifik akıntılarındaki ısınmayı tanımlamak için kullanıldı.

Daha yakın tarihte meteorologlar, bu olguyu “El Niño” ile aynı anda ortaya çıkabilen bir dizi aşırı hava olayıyla ilişkilendirmeye başladı. Örneğin 2014 ve 2015 yıllarında, Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından doğrulanan “El Niño”, dünyanın farklı bölgelerinde önemli kuraklıklarla birlikte görüldü; bu kuraklıklar tarımı ağır biçimde etkiledi ve zaten kırılgan durumda olan bazı bölgelerde gıda güvencesizliği riskini artırdı.

Bilim insanlarına göre, bu yaz başlaması beklenen “El Niño”, 12 yıl önce yaşananla aynı ölçüde, hatta daha ağır sonuçlara yol açabilir.

Bu olgu, meteorologlar tarafından, Pasifik akıntılarındaki sıcaklık dalgalanmalarını ölçen ve hem El Niño’yu hem de akıntıların soğumasıyla ortaya çıkan ve “La Niña” adı verilen zıt olguyu öngören ENSO adlı bilimsel gösterge setinin (“El Niño Southern Oscillation”, yani El Niño ile ilişkili Güney Salınımı) oluşturulmasıyla daha ayrıntılı biçimde incelenmeye başlandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler