Türkiye, 12 Haziran Cuma sabahı beyaz et sektörüne yönelik büyük bir operasyon ile uyandı. Operasyon bilgisini ilk olarak, Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından paylaştı.
Akın Gürlek, özetle; piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışları ile tüketiciyi mağdur ettiği, serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, 13 şirkete denetim kayyımı atandığı bilgisine yer verdi.
Operasyonun büyüklüğünü anlamak için şirketlerin büyüklüğüne ve yapısına bakmakta yarar var. Operasyon yapılan ve denetim kayyımı atanan 13 şirket, Türkiye tavuk eti üretiminin yüzde 80’ini gerçekleştiriyor. Bu şirketlerden 7’si İstanbul Sanayi Odası’nın her yıl açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Şirketi” arasında yer alıyor. Operasyon yapılan ve CEO’su gözaltına alınan Banvit’in yüzde 55,02 hissesi dünya tavuk eti üretiminde en büyük 3 şirketten biri olan Brezilya merkezli BRF şirketine ait. Yüzde 36,68’i ise Katar merkezli Qatar Holding LLC’ye ait. Yüzde 8,30’u ise halka açık.
Gözaltına alınan 29 kişinin tamamı emniyetteki ifadelerinin ardından mahkemece “yurt dışı çıkış yasağı” adli kontrol şartı konularak serbest bırakıldı.
Operasyonun nedenlerini, etkilerini yazmadan önce beyaz et sektörü ile ilgili bazı temel bilgileri paylaşmakta yarar var. Çünkü o kadar yalan yanlış bilgi var ki, bu sektörü bilmeden yorum yapmak bizi yanlışa götürür.
Dünya tavuk etinin yarısını 3 ülke üretiyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün 2025 yılında yayınladığı “Kümes Hayvancılığı Durum Tahmin Raporu”na göre, 2024 yılında dünya tavuk eti üretimi yaklaşık 103,7 milyon ton olarak gerçekleşti. Dünya tavuk eti ihracatı ise yaklaşık 13,7 milyon ton.
Dünya tavuk eti üretiminde Amerika Birleşik Devletleri 21,3 milyon ton ile lider, Çin 15,4 milyon ton ile ikinci, Brezilya ise 15 milyon ton ile üçüncü sırada yer alıyor. Dünya tavuk eti üretiminin yaklaşık yarısını ( yüzde 49,8) bu üç ülke gerçekleştiriyor. Avrupa Birliği’nin üretimi 11,5 milyon ton, Rusya, Meksika ve Tayland diğer önemli üretici ülkeler. Türkiye 2,5 milyon ton tavuk eti üretimi ile 2024 yılında dünya üretiminde 8. sırada yer aldı. 2025 yılında üretim 2,7 milyon tona ulaştı.
İhracatın yüzde 58’i Brezilya ve Amerika’dan
Amerika Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre, dünya tavuk eti ihracatı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 oranında artarak 13,7 milyon ton olarak gerçekleşti. Dünya tavuk eti ihracatının yarısından fazlasını (yüzde 57,9) Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yapıyor.
Brezilya, 2024 yılında 4,9 milyon ton, ABD 3,1 milyon ton ve Avrupa Birliği 1,8 milyon ton tavuk eti ihraç etti. Türkiye, 2024 yılında yüzde 2,6’lık pay ile dünya tavuk eti ihracatında 7.sırada.
Dünyada en fazla tavuk eti ithalatı yapan ülkeler, 1,1 milyon ton ile Japonya, 1 milyon ton ile Meksika ve 977 bin ton ithalatla Birleşik Krallık oldu. Diğer önemli ithalatçılar ise Avrupa Birliği ve Suudi Arabistan’dır.
Türkiye’nin tavuk eti üretimi 2,7 milyon ton
Türkiye tavuk eti üretimi 2024 yılında 2,5 milyon ton olarak gerçekleşirken, 2025’te 2,7 milyon tona çıktı. İhracatı ise aynı dönemde 371 bin tondan 390 bin tona ulaştı. 2024 yılında ihracatın yarıdan fazlası (213 bin ton) Irak’a yapıldı. Özbekistan, Kongo, Vietnam, Moritanya ve Türkmenistan ihracatta öne çıkan diğer ülkeler.
Tavuk eti üretiminde kendine yeterli ve ihracatçı olan Türkiye, iç tüketim için tavuk eti ithalatı yapmıyor. Ancak konumu gereği ithalatta aktarım merkezi görevi görüyor. Orta Doğu'ya özellikle Irak ve Suriye gibi komşu ülkelere geçiş için transit noktası konumunda.
Türkiye’de kişi başına tavuk eti tüketimi yıllar itibarıyla ortalama 20 kilogram iken 2024 yılında yüzde 15,7 oranında artarak 25,8 kiloya ulaştı. Toplam tüketim 2,3 milyon ton civarında.
En büyük maliyeti oluşturan yem ve civciv ithalatla karşılanıyor
Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün “Kümes Hayvancılığı Durum Tahmin 2025 Raporu”na göre, Türkiye’de kanatlı hayvancılık sektöründe üretim maliyetinin en büyük kısmını yüzde 68 ile yem gideri oluşturuyor. Üretim maliyetlerinin yüzde 14’ü ise civciv gideri. Raporda özetle şu bilgilere yer veriliyor: “Kanatlı hayvancılıkta kullanılan yem hammaddelerinin başında mısır ve soya geliyor. Bu hammaddelerin büyük bir bölümünün ithalat yolu ile karşılanması yem giderlerini yükseltmektedir. Kullanılan kanatlı yemi miktarı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 10,9 milyon ton olarak gerçekleşti. Üretilen kanatlı yemin yüzde 55,8’ini etlik piliç yemi, yüzde 34,2’sini yumurta yemi ve yüzde 9,9’unu diğer kanatlı yemleri oluşturmaktadır. Bu yemlerin ana girdisi mısır ve soya fasulyesidir. Yurt içinde kullanılan mısırın yüzde 26,7’si, soyanın ise yüzde 95,9’u ithalat yolu ile karşılandı. Bu durum üretim maliyetini yükseltmekte ve dış ticarette rekabet şansını azaltmaktadır.” 
Tavukçulara neden operasyon yapıldı?
Böylesine büyük bir sektöre cuma sabahı neden operasyon yapıldı? Bu soruya net olarak yanıt vermek zor. Operasyonun yapıldığı saatlerde sektör temsilcileri ile konuştuğumda hem şaşkın olduklarını hem de neden böyle bir operasyon yapıldığını bilmediklerini söylediler.
Operasyon ile ilgili çok farklı değerlendirmeler var.
- Kimine göre, mangal sezonu öncesinde tavuk kanadı fiyatlarındaki aşırı yükselme nedeniyle operasyon yapıldı.
- Kimine göre, kırmızı et fiyatı yüksek olduğundan tüketici daha çok tavuk etine yöneldiği için bu operasyonun arkasında kırmızı etçiler var.
- Kimine göre, sermayeye, şirketlere gözdağı vermek için yapıldı.
- Kimine göre bu şirketler kartel oluşturdu, birlikte fiyat belirliyorlardı o nedenle operasyon yapıldı.
- Kimine göre, hükümet enflasyonla mücadelede başarısız olunca sorumluluğu üreticilere atarak kamuoyuna “fahiş fiyatla mücadele ediliyor” algısı yaratmak için operasyon yapıldı.
Sonuçta ülke, tavukçulara operasyonu destekleyenler ve karşı çıkanlar olmak üzere bir kez daha adeta ikiye bölündü.
Rekabet Kurumu 3,7 milyar lira ceza kesmişti
Operasyonun perde arkasına bakıldığında, özellikle Ticaret Bakanlığı ile tavuk eti üreticileri arasında uzun bir süredir devam eden bir gerilim var. Tavuk üreticilerine yönelik denetim, ceza, soruşturma süreci çok eskiye dayanıyor. Son döneme bakıldığında, Rekabet Kurumu, 2024 yılında 14 şirket hakkında rekabeti ihlal ettikleri gerekçesi ile soruşturma açtı.
Soruşturma, 27 Eylül 2025 tarihinde sonuçlandı. Rekabeti ihlal ettikleri gerekçesiyle 13 firmaya toplam 3,7 milyar lira ceza kesildi. Rekabet Kurumu’ndan o dönem yapılan açıklamada, “soruşturma süreci devam ederken Beypiliç, Bolez, Keskinoğlu, Lezita ve Şenpiliç’in uzlaşma başvurusunda bulunduğu belirtilerek, böylece 5 teşebbüs rekabete hassas bilgi değişiminin tarafı olduklarını ve bu suretle 4054 sayılı Kanun 4. maddesini ihlal ettiklerini kabul etmişlerdir. Soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılması sebebiyle idari para cezasında yüzde 25 oranında indirim uygulandı.”denildi.
Soruşturma sürecinin sonunda Akpiliç, Aspiliç, Bakpiliç, Banvit, Bupiliç, Erpiliç, Gedik ve Hastavuk’a ceza verildi. En yüksek ceza 947,3 milyon lira ile Banvit’e kesildi.
O soruşturmada ceza almayan tek şirket CP Tavukçuluk oldu. Zaten, soruşturma açılınca CP işletmelerini satarak piyasadan çekildi.
İhracata kota, kısıtlama ve yasak uygulandı
Ticaret Bakanlığı, artan fiyatları gerekçe göstererek tavuk eti ihracatına 1 Mayıs 2024 itibariyle kotaya bağladı. Kota uygulaması 31 Aralık 2024 tarihine kadar devam etti.
Bardağı taşıran son damla ise geçen Ramazan Ayı öncesinde 3 firmanın tavuk etine zam yapması oldu. Artan maliyetleri gerekçe göstererek yapılan bu zam, Ticaret Bakanlığı tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Fiyat artışının geri alınmasını isteyen Bakanlık, bunu başaramayınca tavuk eti ihracatını yasaklandığını duyurdu. Bunu duyurmakla kalmayıp “bunun hesabını vereceksiniz” tarzında sektörün tehdit edildiği o günlerde konuşulmuştu.
Yapılan açıklama ve değerlendirmelere bakılırsa, Türkiye’nin önde gelen tavuk üreticilerine 12 Haziran sabahı yapılan operasyon Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu raporlarına dayanılarak gerçekleştirildi.
Bu gerilimli dönemin sonunda yapılan operasyonla 32 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Aynı zamanda sektörün yüzde 80’ini kontrol eden 13 şirkete denetim kayyımı atandı. Gözaltına alınan 29 kişi ifadelerinden sonra “yurt dışı çıkış yasağı” adli kontrol şartı konularak serbest bırakıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verildi
Tavuk eti üreticilerine operasyonun yapıldığı 12 Haziran Cuma günü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdirne’de Osmanlı mimarisinin önemli eserlerinden, Mimar Sinan’ın ustalık eseri, Selimiye Camii’nin restorasyonu sonrası yeniden ibadete açılış törenine katıldı. Törende, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve çok sayıda oda ve borsa başkanı da yer aldı. Edirne’deki tören sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a operasyon ile ilgili bilgi verildiği ve özel sektörün, yabancı sermayenin bundan olumsuz etkileneceği ifade edildiği belirtiliyor.
Operasyon yapılan 13 şirketten 2’si organik tavuk sektöründe
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in denetim kayyımı atandığını duyurduğu 13 şirketten 11’i Rekabet Kurumu tarafından 2025’te ceza kesilen şirketler. Rekabet Kurumu soruşturmasında yer almayan ve pazar payı yüzde 0,037 (on binde 3) olan Orvital ve Aypi Tavukçuluk da bu listede yer aldı. Orvital, tavuk eti üretim tesisi olmayan ve Aypi Tavukçuluk firmasına fason olarak organik tavuk ürettiren bir şirket. Yıllık satışı sadece 600 ton. Telefonla görüştüğüm Orvital’in Kurucusu Muharrem Doğan, Türkiye’nin tavuk eti üretiminin 2,7 milyon ton olduğunu belirterek: “ Bizim satışımız 600 ton. Yani on binde 2 seviyesinde bir pazar payımız var. Bu pazar payı ile piyasayı nasıl bozabiliriz, fiyatı nasıl etkileyebiliriz? Bu listeye neden girdiğimizi bilmiyoruz. Aypi Tavukçuluk ise yıllık 1000 ton organik tavuk üretimi olan bir şirket. İkimizin toplam pazar payı yüzde 0,037 (on binde 3). Bu pazar payı ile piyasayı etkilememiz mümkün değil. Ayrıca konvansiyonel üretim yapanlar bizimle hareket etmezler. Ama buna rağmen denetim kayyımından muaf tutulmamız gerektiğini anlatamadık” dedi.
Sektör temsilcileri, denetim kayyımının geri çekilmesini istiyor
Operasyonla gözaltına alınan ve sonra serbest bırakılan bazı sektör temsilcileri, 70 bin kişinin çalıştığı, yan sektörlerle birlikte 150 bin kişiyi doğrudan istihdam eden ve aileleriyle 4-5 milyon kişiye geçim kaynağı olan beyaz et sektörüne yapılan bu operasyon ile diğer şirketlere, sektörlere gözdağı verilmek istendiğini iddia ediyor.
Gözaltına alınanların hepsinin sektörün, ülkenin kalkınması için yıllarca emek verdiğini, yatırım yaptığını belirten sektör temsilcileri, ödüllendirilmesi gerekirken gözaltına alınmalarının herkesin moralini bozduğunu, özellikle yabancı sermayenin bundan çok etkileneceğini belirterek, her şeye rağmen üretmeye yatırım yapmaya devam edeceklerini söyledi.
Sektör temsilcileri, denetim kayyımının hemen geri çekilmesi gerektiğini belirterek, bu şekilde devam edilirse yatırım yapılamayacağını, üretim azalırsa fiyatların daha çok artacağını, tavuk etinin kırmızı et gibi 1000 lirayı görebileceği uyarısında bulundu. Yapılan operasyonun siyasi iktidara da zarar vereceğini belirten sektör temsilcileri, operasyon ile sektörün, kendilerinin itibarsızlaştırıldığını bundan vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
Özetle, Türkiye’yi sarsan beyaz et sektörüne yönelik operasyonun önümüzdeki günlerde çok daha ağır sonuçları olacaktır. Tarım ve gıda sektörüne diğer sektörlerden farklı bakmak gerekir. Üretenin de tüketicinin de korunması esas olmalı. Baskıyla, operasyonla, yada sadece yasa çıkarmakla gıda fiyatları düşmez, düşürülemez. Geçmişte de örneklerini çok gördük. Fiyatı artan her ürünün ihracatını kısıtlamak, yasaklamak, depo baskınları, gözaltı operasyonları çözüm olmaz. Çözüm, tarladan/çiftlikten sofraya olan zincirin her halkasını doğru yönetmek gerekiyor. Asıl sorun yönetim anlayışından kaynaklanıyor. Tarım Bakanlığı raporunda da belirtildiği gibi beyaz ette yem ve civcivde dışa bağımlılık var. Maliyet sorununu çözmeden fiyat sorununu çözemezsiniz. Çözüm, üreticiyi, tüketiciyi karşınıza alarak değil onlarla birlikte hareket etmektir.
Tarım Bakanı Yumaklı “stratejik sektör” demişti
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12 Haziran’da operasyonu duyurduğu açıklamasında “Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız bu hedef doğrultusunda koordinasyon ve eşgüdüm içinde hareket etmektedir.” bilgisine yer verdi. Tarım ve Orman Bakanlığı bu operasyonda yok. Operasyon ile ilgili olarak bu satırları yazdığımız ana kadar Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın herhangi bir açıklaması da olmadı. (Olduysa ben görmediysem özür dilerim.)
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 5 Mart 2025 tarihinde Eskişehir Mahmudiye ilçesindeki Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Etçi Damızlık Tavuk Yerleşkesi'ni ziyaretinde kanatlı sektörünün Türkiye için stratejik sektörlerden biri olduğunu söylemişti. Yumaklı’nın verdiği bilgilere göre, özellikle et ya da yumurta tüketiminde vatandaşların tüketim ağırlığı da düşünüldüğünde son derece önemli kanatlı sektöründe yaklaşık 3 milyon kişinin geçim kaynağı.
Kanatlı sektörünün yaklaşık 5,5 milyar dolar ticaret hacminin olduğunu belirten Yumaklı, “Türkiye olarak bizim kanatlı sektörümüz hem et üretimi için hem de yumurta üretimi için çok disiplinli bir sektör. Kapasitesinin yüzde 85-90'ını kullanıyor. Neredeyse kapasitesinin tamamını kullanıyor dediğimiz güçlü bir sektör” dedi.