Ana içeriğe geç

Tiyatronun 'geleneksel adamı' Zihni Göktay zihinlerden silinmeyecek

Tiyatronun usta ismi Zihni Göktay (81) vefat etti. Göktay “Türk tiyatrosu Batı’nın ileri karakolu değil” sözleriyle hafızalarda iz bırakmıştı.

Tiyatronun 'geleneksel adamı' Zihni Göktay zihinlerden silinmeyecek
Türkiye Gazetesi
16

Tiyatronun usta ismi Zihni Göktay (81) vefat etti. Göktay “Türk tiyatrosu Batı’nın ileri karakolu değil” sözleriyle hafızalarda iz bırakmıştı.

Geleneksel Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay, önceki gece 81 yaşında hayatını kaybetti. Ardında ise maceralı bir hayat hikâyesi bıraktı...

Tarihler 2 Aralık 1945’i gösterirken Fatih’te yaşayan İbrahim Bey ile Kübra Hanım’ın bir çocukları dünyaya gelir. Adını Abdullah koyar, yanına da “Zihni”yi ilave ederler... Abdullah Zihni Göktay, zeki, ufak tefek bir çocuk olur. Çıplak sesle ezanların okunduğu, Dersaâdet kültürünün kısmen devam ettiği sıcak bir mahallede büyür. O yıllarda Gülhane’de İsmail Dümbüllü gibi isimler sahne almaktadır. Zihni Göktay babasıyla beraber sık sık gittiği burada tiyatrocu olmayı kafaya koyar. Amatör çabalardan sonra Muhsin Ertuğrul, onu beğenip Şehir Tiyatrolarına alır, 60 sene sürecek profesyonel tiyatro macerası başlar.

28 YIL AYNI ROLÜ OYNADI

Göktay, Nejat Uygur’un ardından “Cibali Karakolu” oyununda “Komiser Cafer” karakterini devralır, “Lüküs Hayat” eserinde ise 28 sene aralıksız Rıza karakterini canlandırır. Usta oyuncu zamanla geleneksel tuluat tiyatrosunun önde gelen isimlerinden biri olur. Sahnedeki zekâ mahsulü doğaçlamaları dilden dile dolaşır. Aynı zamanda da sinema yan rollerde görünür. Kemal Sunal filmlerindeki oyunculuğu dikkat çeker.

28 ŞUBAT YALPALAMASI

1990’lı yıllarda ise tiyatroyla birlikte dizilerde de rol almaya başlar. “Bizimkiler” onlardan biridir. Ancak 28 Şubat devri ve sonrasında dizi senaryolarına birileri tesir ediyordur. Göktay da o dönemin karanlık ruhuna boyun eğer; ayrımcı replikleri söyler!

Bu hatalarına rağmen hiçbir zaman “Beyaz Türkler”den olmaz. “Lüküs Hayat”la özdeşleşmesine rağmen lüks bir hayat sürmez. Kendisini “Ben geleneksel bir adamım” diye tanımlar, “Türk tiyatrosu Batı’nın ileri karakolu değildir” sözleriyle aşırılıklara karşı çıkar. Bazen de “Hiçbir devlet de maaşını ödediği sanatçının sahne üzerinden kendisine hakaret etmesine müsaade etmez” der. Kendisiyle bir buluşmamızda da dizilerden yakınıp “Artık metrekareye beş ceset düşüyor. Sabahtan akşama kadar ‘kadına şiddet’ diyerek feministlik üzerine program yapıyorlar ama akşam prime time’da ilk dövülen, kadın oluyor. Ben sansüre karşıyım ama böyle diziler makaslanmalı, Türk halkının sosyal yapısını bozuyorlar” demiştir.

Göktay zaman zaman aykırı rollerde yer alsa da tiyatroyu “mekteb-i edep” görmektedir. Göktay, ileri yaşında da sahneden inmez. Ancak kariyerinin son yıllarında İBB ile maaş ödenmemesi sebebiyle karşı karşıya gelir; sonra tekrar oyunlarda yer alır. Eşinin vefatının ardından bakım evine yerleşen usta oyuncu, bir daha hanesine dönemez. Doğrusuyla yanlışıyla zihinlerde silinmez bir yer edinen Zihni Göktay, vefatıyla da Türk geleneksel tiyatrosunda yeri dolmayacak bir boşluk bırakır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler