Ana içeriğe geç

Bilim insanlarından uyarı: Dünya sularındaki oksijen hızla tükeniyor

Yeni bir araştırma, okyanuslar, göller, nehirler ve kıyı sularındaki oksijen seviyelerinin hızla düştüğünü ortaya koydu. Bilim insanları, bu sürecin iklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla birlikte gezegenin güvenli sınırlarını tehdit ettiğini belirtiyor.

Bilim insanlarından uyarı: Dünya sularındaki oksijen hızla tükeniyor
Gazete Oksijen
16

Dünya genelinde okyanuslar, göller, nehirler ve kıyı sularındaki çözünmüş oksijen miktarı hızla azalıyor.

ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi San Diego Yerleşkesi'ne bağlı Scripps Oşinografi Enstitüsü öncülüğünde hazırlanan yeni bir araştırma, su ekosistemlerinde yaşanan oksijen kaybının gezegenin iklim dengesi ve biyolojik çeşitliliği açısından giderek büyüyen küresel bir tehdit haline geldiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bazı etkilerin yüzyıllar boyunca devam edebileceğini ve insan ömrü içinde geri döndürülemeyebileceğini belirtiyor.

Araştırma, okyanuslar, kıyı suları, göller, nehirler ve akarsularda çözünmüş oksijen seviyelerindeki düşüşü inceleyerek bu sürecin, "Gezegensel Sınırlar" (Planetary Boundaries) çerçevesinde tanımlanan dokuz temel çevresel sistemle nasıl etkileşim içinde olduğunu değerlendirdi. Bilim insanları, çözünmüş oksijen seviyelerinin de bu çerçeveye ayrı bir gösterge olarak eklenmesi gerektiğini savunuyor.

Çalışmanın başyazarı Erica Ferrer, gezegenin sağlıklı ve dengeli kalabilmesi için su ekosistemlerinin normal şekilde işleyebilmesine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Bu çalışma sucul ortamlardaki oksijen kaybının küresel bir tehdit olduğunu ve tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini göstermeyi amaçlıyor" dedi.

İklim değişikliği ve kirlilik başlıca nedenler

Araştırmaya göre sucul ortamlardaki oksijen kaybının temel nedenleri arasında insan kaynaklı küresel ısınma, aşırı besin kirliliği ve derin sulardaki dolaşım ile havalanma süreçlerindeki değişimler bulunuyor. Oksijen seviyelerinin düşmesi, Dünya'nın iklimini düzenleyen biyolojik ve kimyasal süreçleri bozarken, mikroskobik canlılardan balıklara ve köpek balıklarına kadar uzanan sucul besin zincirini de tehdit ediyor.

Araştırmacılar, deniz memelilerinin yüzeyde nefes almalarına rağmen bu süreçten dolaylı olarak etkilendiğini vurguluyor. Oksijen kaybı, bu türlerin besin kaynaklarının azalmasına veya yer değiştirmesine, yaşam alanlarının bozulmasına ve besin ağlarının değişmesine neden olabiliyor.

"Gezegensel sınırlar" kapsamına alınmalı

Araştırmacılar, sucul ortamlardaki oksijen kaybının iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, okyanus asitlenmesi ve kirlilik gibi diğer küresel çevre sorunlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor. Ferrer, çözünmüş oksijen seviyelerinin Gezegensel Sınırlar çerçevesine dahil edilmesinin, Dünya sisteminin istikrarı üzerindeki etkilerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Ferrer'e göre bu sorunun azaltılması, hem biyolojik çeşitliliğin hem de iklim dengesinin korunması açısından kritik önem taşıyor.

Çalışma, 30 Haziran 2026'da Limnology and Oceanography dergisinde yayımlandı. Araştırma, ABD Ulusal Bilim Vakfı'nın (NSF) yanı sıra Kaliforniya Üniversitesi San Diego ve çeşitli akademik kurumlar tarafından desteklendi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler