Ana içeriğe geç

Elektronik tebligattan çıkılmalı mı?

Elektronik tebligattan çıkılmalı mı?
Ekonomim.com
16

Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti olmayan, örneğin arabasını sıfır araçla yenileyen bir emeklinin veya ev hanımının bu sisteme alınması bence anlamsızdır. Burada belki trafik para cezalarının daha kolay tebliğ edilmesi amaçlanmış olabilir. Bu kişilerde ancak 65 yaşını bitirdiklerinde sistemden çıkabilirler.

Mali idarenin sistemin başarısı için yapması gereken, söz konusu Genel Tebliğ düzenlemesini aksi yönde, yani SMS veya mail bilgilendirmesi yoksa tebligatın geçerli olmayacağı yönünde değiştirmesidir.

Geçen hafta bugün yayınlanmış köşe yazımda Anayasa Mahkemesi’nin (E.2025/94 K.2026/11 sayılı Kararı) Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 107/A maddesinin 3. fıkrasına ilişkin ibare iptali ve Danıştay’ın, “Anayasaya aykırılığı sabit olan sisteme göre yapılan tebligatların geçerli olmayacağı” yönünde kararları üzerine yasa koyucunun konuyu hemen ele alarak, 24.6.2026 tarih ve 7587 sayılı Kanunla iptal edilen hükmün yerine yeni bir düzenlemeyi kabul ettiğini yazmış ve yeni düzenleme ile elektronik tebligat usulüne çizilen çerçeveyi aktarmıştım. Köşe yazımda da belirttiğim gibi yeni 107/A madde, hem sisteme dahil olacak mükellefleri hem de sistemden çıkma hâllerini sayma yöntemi ile belirlemiştir. Bu yazımda sistemden çıkışın mümkün olabileceği halleri irdelemek istiyorum.

Çıkma sebepleri

  1. Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ticaret sicil kayıtlarının, diğer tüzel kişiler ise tabi oldukları sicil kayıtlarının silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

Burada idarenin takdir hakkı söz konusu değildir. İlgili sicil kaydının kapatılması ile tüzel kişinin elektronik tebligat sistemi dışına re’sen alınması gerekmektedir.

  1. 2. Gerçek kişiler, kişinin ölüm tarihi veya gaipliğine karar verildiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

Burada da idarenin takdir hakkı söz konusu değildir. Mükellefin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından ıttılaı ile sistem dışına alınması gerekmektedir. Burada idarenin ıttılaı, mirasçılarının veraset beyannamesini veya murisin son kıst dönem beyannamesini vermeleri ile olabilir. Ancak bu beyannameler süreye bağlı olduğundan ve bu sürede bir hak kaybının olmaması için ölüm veya gaipliği izleyen günlerde mirasçıların vergi dairesine bu konuda bilgi vererek sistemin ölen için kapatılmasını talep etmelerinde yarar vardır.

  1. 3. Birinci fıkra kapsamında zorunlu olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişiler mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde ve elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla, elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

Bu çıkartma sebebi talebe bağlı olarak çalışacaktır. Örneğin serbest meslek mükellefiyeti olan bir doktorun 2022 yılında mükellefiyetini terk ettiğini düşünürsek 31.12.2027 tarihinden itibaren sistemden çıkartılmasını talep hakkı doğacaktır. Ancak burada talep için başkaca bir sebeple sisteme dahil olma halinin bulunmaması gerekmektedir. Örneğin doktor bey 2022’de mükellefiyetini terk ettikten sonra 2025 yılında ticari faaliyete başladıysa sistemden çıkmayı talep edemeyecektir.

  1. İsteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak, elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

Bu bentte kanunen elektronik tebligat sistemine dahil olmasını gerektiren bir sebep olmamakla birlikte kendi talebi ile ihtiyaren sisteme dahil olanların, yine talepleri halinde sistemden çıkabilecekleri düzenlenmiştir. Ancak burada da talep için başkaca bir sebeple sisteme dahil olma gereğinin bulunmaması gerekmektedir.

  1. 5. 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

Bu bentte kanunen sisteme zorunlu olarak dahil olan gerçek kişilerin 65 yaşını doldurmaları ve talep etmeleri halinde elektronik tebligat sisteminden çıkartılacakları düzenlenmiştir. Bu konuda da idarenin bir takdir hakkı söz konusu değildir. Bu bent ile yapılan düzenlemenin uygulanmasında, bentlerin bağımsız olarak düzenlenmiş olması sebebiyle, söz konusu mükellefin, “mükellefiyetinin sona ermiş bulunması veya sonra ermesinden sonra beş yıl geçmiş olması yahut sisteme dahil olmasını gerektiren başkaca bir hâlin bulunmaması” gibi koşulların aranması mümkün değildir. Örneğin serbest meslek mükellefiyeti olan bir doktorun faaliyetine ve dolayısıyla mükellefiyetinin devamına rağmen 65 yaşını doldurduğunda sistemden çıkmayı talep hakkı doğacaktır. Zaten söz konusu koşullara diğer bentlerde yer veren Kanun Koyucunun bu bentte yer vermemesi de bu hususun açık delilidir.

Görüş ve önerim

6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişilere de sisteme dahil olma zorunluluğu getirilmesini de anlamlandırmak mümkün değildir. Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti olmayan, örneğin arabasını sıfır araçla yenileyen bir emeklinin veya ev hanımının bu sisteme alınması bence anlamsızdır. Burada belki trafik para cezalarının daha kolay tebliğ edilmesi amaçlanmış olabilir. Bu kişiler de ancak 65 yaşını bitirdiklerinde sistemden çıkabilirler. (Ancak bu yaşa kadar, örneğin söz konusu aracı sattıklarında çıkış olanağının tanınmaması, sistemi onlar yönünden bence yine Anayasaya aykırı kılmaktadır.)

Bu durumlardaki, yani 65 yaşını bitirmiş tüm mükelleflere benim önerim, “elektronik tebligat yapılanlara mail veya sms ile bilgi verilmese dahi tebligat geçerlidir” şeklindeki Genel Tebliğ düzenlemesi var olduğu sürece sistemden çıkmalarıdır. Zira daha önceden de yazdığım gibi, “habersiz tebligatlarla” hak kaybına uğrama riski söz konusudur.

Mali idarenin sistemin başarısı için yapması gereken, söz konusu Genel Tebliğ düzenlemesini aksi yönde, yani SMS veya mail bilgilendirmesi yoksa tebligatın geçerli olmayacağı yönünde değiştirmesidir. Önemli olan tebligat hukukunda önemli bir işlev gören bu müesseseyi hak kayıplarına yol açmayacak şekilde düzenleyerek yaşatmaktır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler