ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşın Türkiye ekonomisini en çok iki yönden etkileyeceği kaygısı vardı.
Bunların ilki artacak ham petrol fiyatları yüzünden yurt içinde enflasyonun akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak çok hızlı bir artış göstereceğiydi.
İkinci kaygı ise yine ham petrol ve diğer ithal girdilerin pahalanması yüzünden cari açığın tırmanışa geçeceği ve bunun da döviz kuru üzerinde büyük bir baskı oluşturacağıydı.
Merkez Bankası dün mayıs ayının ödemeler dengesi verilerini açıkladı ve cari açığın mayıs aylarında gösterdiği belirgin inişi bir kez daha sergilediği ortaya çıktı.
Ocakta 6,7 milyar, şubatta 7,3 milyar olan ve martta 9,6 milyarla bu yılın en yüksek düzeyine çıktıktan sonra nisanda 5,6 milyar dolarle belirgin ölçüde gerileyen cari açık, bu kez mayısta 1,5 milyar dolara kadar düştü.
Savaş dönemi açığı 16,6 milyar
İran savaşının başladığı mart ayı başından bu yana geçen üç ayda toplam 16,6 milyar dolar cari açık verildi.
Bir kere bu tutar geçen yıl ve önceki yılın aynı dönemlerindeki açığın üstünde olmakla birlikte 2023’ün aynı dönemindeki açığın altında.
2023’ün mart-mayıs döneminde 17,3 milyar dolar cari açık verilmişti.
2022’nin aynı döneminde de 14,1 milyar dolarlık açık vardı.
Yani savaş bu yıl cari açığı endişe edilen ölçüde tırmandırmadı. Öyle devasa ve baş edilmesinde büyük zorluk yaşanan bir dış açık sorunu yaşanmadı.
Haziran ayı açığı ne olur?
Haziran ayında mayıstakinden daha fazla cari açık verilmesi beklenmeli.
Cari açığın temel belirleyicisi olan dış ticarette haziran ayının resmi verileri henüz açıklanmadı ama Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı geçici öncü veriler geçen ayki dış ticaret açığının 2025’e göre çok büyük bir artışa konu olmadığını gösteriyor.
Dış ticarette geçen yıl haziranda 8.2 milyar dolar olan açık, bu yıl 10.3 milyar dolar düzeyinde. Aradaki farkın tabii ki tümü cari açığa yansımayacaktır.
Geçen yıl hazirandaki cari açık 2,3 milyar dolar düzeyinde oluşmuştu. Tutarın bu yıl 3 milyar dolara çıkması, en fazla 3,5 milyar dolar olması beklenebilir. Bu düzeyde bir tutar, uzun dönemli değerlendirmede haziran ayı için elbette yüksek ama yönetilemez değil.
Turizm fena gitmiyor
Bu yıl cari açığın çok fazla artmasına yol açacağından endişe duyulan yalnızca dış ticaret değildi, bir endişe kaynağı da turizm gelirleriydi.
İlk beş aydaki net turizm geliri geçen yılla hemen hemen aynı düzeyde gerçekleşti.
Son bir yılda ise net gelirde yaklaşık 2 milyar dolarlık artış var.
Geçen yılın mayısında 57,6 milyar dolar olan gelir bu yıl 60 milyar doları aştı. Ancak yalnızca gelir değil, harcamada da 500 milyon dolardan fazla artış oldu ve böylece net seyahat geliri 2 milyar dolar kadar artış gösterdi.
Sonuçta geçen yılın mayısında yıllık bazda 49,1 milyar dolar olan net turizm geliri ya da seyahat geliri, bu yıl mayısta 51,1 milyar dolara ulaştı.
Yani turizmde bir dönem çok kaygı duyulan bir kayıp söz konusu değil, tam aksine gelirde çok fazla olmasa da bir artış var.
Geçen yılın tümündeki seyahat geliri 60 milyar, harcama 9 milyar ve net gelir 51 milyardı. Bu yıl da geçen yılki düzeyin altında kalınmayacağı anlaşılıyor. Tabii ki yeniden alevlenme emaresi gösteren savaş daha da şiddetlenmez ve çok farklı bir boyuta evrilmezse…