Merkez Bankası her ay kısa vadeli dış borç verilerini ve orijinal vadesine bakılmaksızın gelecek bir yılda ne kadar borç ödenmesi gerektiğini açıkladığında hep bir kaygı rüzgarı eser:
“Hem kısa vadeli borç tırmandı gidiyor, daha beteri önümüzdeki bir yılda bu kadar borç nasıl ödenecek?”
Merkez Bankası’nın açıkladığı son tutarlar hangi düzeyde, aktarayım…
■ Kısa vadeli dış borç stoku nisan ayı itibarıyla 171,6 milyar dolar.
■ Orijinal vadesi daha uzun olsa bile vadesi bir yıl içinde dolacak, yani Mayıs 2026-Nisan 2027 döneminde ödemesi yapılacak dış borç ise 242 milyar dolar.
Gerek kısa vadeli stok, gerekse bir yıl içinde ödenmesi gereken borç çok büyük kaygı duyulmasını gerektirecek, deyim yerindeyse karalar bağlatacak düzeyde mi? Hayır, değil…
Bu iki veride asıl bakılması gereken kısa vadeli borç stokundan çok gelecek bir yılda ödenmesi gereken tut. Zaten kısa vadeli stok, bir yılda ödenecek toplam tutar içinde yer alıyor. Dolayısıyla kısa vadeli stok ne kadar artarsa bir yılda ödenmesi gereken tutar da çok doğal olarak aynı doğrultuda hareket ediyor.
Ödemeyi kimler yapacak?
Önce gelecek bir yılda ödenmesi gereken borcun detayına bakalım…
Toplam 242 milyar dolarlık ödeme borçlular bazında üç grubun yükümlülüğünde. Bu ödemenin 64,6 milyarını kamu yapacak.
Bu tutarın da 48,8 milyarını kamu bankaları ödeyecek. Merkezi yönetimin ödeyeceği tutar 11 milyar dolar. Yerel yönetimlerin ödemesi gereken tutar ise yalnızca 592 milyon.
İkinci borçlu Merkez Bankası. Merkez’in yapması gereken ödeme 23,7 milyar.
En yüklü ödeme yükümlülüğü ise özel sektörün. Özel sektör 153,7 milyar dolar ödeyecek. Bu tutarın 70,6 milyarı finansal kuruluşların yükümlülüğü. 70,6 milyarın da 64,9 milyarı da bankaların. Özel sektör şirketlerinin ödeyeceği borç ise 83,1 milyar dolar.
Ödemenin bir kısmı hesaben
Bir yılda ödenmesi gereken tutar yerine “vadesi bir yıl içinde dolacak yükümlülük” demek belki daha doğru. Elbette bu ödeme yapılıyor ama kimi ödemeler yeni borç alınarak, kimi ödemeler ise hesaben gerçekleştiriliyor. Yani o para sistemden çıkmıyor…
Bu konuyu daha iyi izah edebilmek için şu örnek verilebilir:
BDDK verilerine göre bankalarda bir aya kadar vadeli toplam 4,2 trilyon lira, bir-üç ay arası vadeli 8,1 trilyon lira mevduat bulunuyor. Bu tutarlara bakarak bankaların bir ay içinde 4,2 trilyon lira ödemek zorunda oldukları söylenebilir mi? Hem evet, hem hayır! Bu tutar bankaların yükümlülüğü, doğru. Ama hiçbir zaman bir ay içinde bankalardan bu miktarda bir para çekilmez. Zaten çekilemez. Bankacılık sistemi böyle bir durumda kapısına kilit vuracak duruma gelir. Vadesi dolan o paranın çok büyük bir bölümü yine sistemde kalır.
İşte aynı durum belli çerçevede bir yıl içinde ödenecek dış borç tutarında da geçerli.
Bir yılda ödenmesi gereken 242 milyar doların 90 milyar doları TL ya da döviz mevduatından oluşuyor. Yani bu tutar da Türkiye’den pek çıkmıyor ki, ödeme hesaben yapılıyor, o kadar.
Tutar bu düzeylere ilk kez yükselmedi
Ayrıca şöyle bir gerçek var; gelecek bir yıllık dönemde ödenmesi gereken dış borç 200 milyar düzeylerine ilk kez çıkmıyor.
Söz konusu tutar 2024’ün ortasında da 235-236 milyar dolar düzeyindeydi. Yani Türkiye 2024’ün ortasından 2025’in ortasına kadar olan dönemde bu borcu bir sorun yaşanmadan ödedi, döndürdü.
Zaten son iki yılın tüm ayları itibarıyla bir yılda ödenecek borç ortalaması da 230 milyar dolar.
Dolayısıyla bir yılda ödenecek tutara bakarak karalar bağlamanın alemi yok! Karalar bağlanacak bunca konu varken…