Ana içeriğe geç

Su çiçeği döküntüden önce de bulaşıyor: Uzmandan ailelere önemli uyarılar

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Arslan, çocukluk çağının en bulaşıcı hastalıklarından biri olan su çiçeğinde bulaştırıcılığın döküntüler ortaya çıkmadan önce başladığını belirterek, korunmanın en etkili yolunun aşılama olduğunu söyledi.

Su çiçeği döküntüden önce de bulaşıyor: Uzmandan ailelere önemli uyarılar
Akşam
16

Özellikle aşısız çocuklarda hızla yayılabilen su çiçeği; ateş, halsizlik ve kaşıntılı döküntülerle kendini gösteriyor. Hastalık çoğu çocukta hafif seyretse de bebeklerde, bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ve erişkinlerde ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.

Su çiçeği ne zaman bulaşıcı olur?

Su çiçeğine Varicella zoster virüsü neden oluyor. Virüs; öksürme ve hapşırma sırasında havaya yayılan damlacıkların solunması ya da hastanın cildindeki içi sıvı dolu kabarcıklarla temas edilmesi sonucu bulaşıyor.

Hastalığın, döküntüler ortaya çıkmadan yaklaşık 1-2 gün önce bulaştırıcı hale geldiğini belirten Uzm. Dr. Erkan Arslan, bulaştırıcılığın tüm döküntüler kabuklanıncaya kadar devam ettiğini ifade etti.

Arslan, hastalık şüphesi bulunan çocukların okul, kreş ve kalabalık ortamlardan uzak tutulmasının hem diğer çocukların hem de toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Su çiçeği belirtileri neler?

Su çiçeğinin ilk belirtileri arasında hafif ateş, halsizlik, iştahsızlık ve baş ağrısı yer alıyor. Bu belirtilerin ardından vücutta kırmızı döküntüler oluşuyor.

Döküntüler kısa süre içerisinde içi sıvı dolu kabarcıklara dönüşerek yoğun kaşıntıya neden olabiliyor. Vücutta aynı anda hem yeni oluşmuş kabarcıkların hem de kabuklanmış döküntülerin görülmesi, su çiçeğinin tipik özellikleri arasında bulunuyor.

Tedavide amaç nedir?

Su çiçeği tedavisinde temel amaç, hastanın şikâyetlerini hafifletmek ve oluşabilecek komplikasyonları önlemek olarak öne çıkıyor. Hastalara bol sıvı tüketmeleri, dinlenmeleri, ateşlerini kontrol altında tutmaları ve kaşıntıyı azaltmaya yönelik hekim önerilerine uymaları tavsiye ediliyor.

Döküntülerin kaşınması, ciltte ikincil bakteriyel enfeksiyonların gelişmesine neden olabileceği için çocukların tırnaklarının kısa tutulması ve cilt hijyenine dikkat edilmesi gerekiyor. Risk grubunda bulunan hastalarda ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda antiviral tedavi uygulanabiliyor.

Küresel salgın bekleniyor mu?

Su çiçeğinin dünya genelinde büyük çaplı bir salgına dönüşmesinin günümüzde beklenmediğini belirten uzmanlar, rutin çocukluk çağı aşılama programları sayesinde hastalığın görülme sıklığının ve yayılımının önemli ölçüde azaldığına dikkat çekiyor.

Bununla birlikte aşılama oranlarının düştüğü toplumlarda okul, kreş ve benzeri toplu yaşam alanlarında vaka artışları yaşanabileceği belirtiliyor.

Korunmanın en etkili yolu nedir?

Uzm. Dr. Erkan Arslan, su çiçeğinden korunmada en etkili yöntemin aşılama olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Su çiçeği aşısı, hem hastalığa yakalanma riskini hem de hastalığın ağır geçirilme olasılığını önemli ölçüde azaltır. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmak, hijyen kurallarına uymak ve bulaştırıcılık süresi boyunca izolasyon sağlamak da hastalığın yayılımını önlemede kritik rol oynar."

Kaynağa Git

İlgili Haberler