Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, kafelerde ve restoranlarda soğuk içeceklere olan talebi zirveye taşıdı. Ancak serinlemek için bardaklarımıza eklenen o masum görünümlü buz küpleri, sanıldığı kadar temiz olmayabilir.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı'ndan Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, toplumda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek "buz" kaynaklı enfeksiyon risklerine karşı ciddi uyarılarda bulundu.
Toplumda yaygın olan "buz donmuş olduğu için içinde mikrop barındırmaz" inancının tamamen yanlış olduğunu vurgulayan Dr. Yücel, dondurma işleminin yalnızca mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlattığını belirtti. Yücel, "Birçok bakteri ve virüs donma ile tamamen yok olmaz. Buz eridiğinde bu mikroorganizmalar tekrar aktif hale gelerek enfeksiyonlara neden olabilir" diyerek, buzun doğrudan tüketildiği için sıradan donmuş bir su değil, titizlikle ele alınması gereken bir "gıda" olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Uzmanlara göre bir buzun tehlikeli hale gelmesi sadece üretildiği suyun kirli olmasından kaynaklanmıyor. İşletme içi hijyen eksiklikleri, temiz buzu bile bir hastalık kaynağına dönüştürebiliyor.
Uzmanların dikkat çektiği çapraz bulaş riskleri şu şekilde sıralanıyor:
Düzenli olarak dezenfekte edilmeyen buz makineleri bakteri üretiyor.
Çalışanların buza çıplak elle temas etmesi veya kirli buz kürekleri/maşaları kullanması virüsleri doğrudan içeceğe taşıyor.
Buzun kapalı ve steril şartlarda saklanmaması, havadaki partiküllerin ve diğer dış etkenlerin buza bulaşmasına zemin hazırlıyor.
Kimler Risk Altında ve Belirtiler Neler?
Hijyenik olmayan koşullarda üretilen veya saklanan buzlarda Norovirüs, Salmonella, Shigella veya E.coli gibi tehlikeli mikroorganizmalar bulunabiliyor. Bu bakterilerin vücuda girmesiyle birlikte ishal, bulantı, kusma, şiddetli karın ağrısı, halsizlik ve ateş gibi belirtiler ortaya çıkıyor.
Özellikle yaz aylarında artan bu vakalara karşı yüksek risk grubunda olanları uyaran Dr. Yücel; çocuklar, yaşlılar, gebeler, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin çok daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Bu gruplarda ishal ve kusmaya bağlı sıvı kaybının çok hızlı gelişebileceği ve hastalığın normalden ağır seyredebileceği vurgulandı.
Dr. Yücel, uyarısını şu kritik tespitle noktaladı: "Buzun şeffaf, berrak veya temiz görünüyor olması onun mikrobiyolojik olarak güvenli olduğu anlamına gelmez. Mikroorganizmalar gözle görülemeyen varlıklardır."

