Mehmet Hanifi GÜLEL
[email protected]
Ekonomik büyüklüğünü her geçen yıl artıran iklimlendirme sektörü aynı zamanda bölgesel bir üretim üssü konumunda. Türkiye’de split klima pazarı, artan sıcaklıklar, iklim değişikliğinin etkileri ve yaşam konforuna yönelik beklentilerin yükselmesiyle birlikte büyüme eğilimini sürdürüyor. 2024’te iç pazarda 2,5 milyonluk satış adedine ulaşılırken, 2025’te güçlü talebin etkisiyle yaklaşık 3 milyon adet seviyelerine yaklaşıldığını kaydeden İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, “Bu yılın ilk beş aylık döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla pozitif bir seyir gözlemliyoruz. Özellikle mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, yaz sezonunun erken başlaması ve tüketicilerin enerji verimli cihazlara yönelimi talebi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. İlk beş aylık dönemde pazarın çift haneli büyüme eğiliminde olduğu görülüyor. 2026’da Türkiye klima pazarının yaklaşık 3 milyon adetlik satış seviyesini koruyacağını, sıcaklıkların seyri ve ekonomik koşullara bağlı olarak bu seviyenin de aşılma potansiyelinin olduğunu düşünüyoruz” dedi. İklimlendirme sektörünün bugün hem iç pazar büyüklüğü hem de ihracat kapasitesi açısından bölgesinin en güçlü merkezlerinden biri konumunda olduğuna dikkat çeken Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Genel Müdürü Zeki Kalaycılar, “Split klima, VRF sistemleri, ticari iklimlendirme çözümleri, havalandırma ve ısı pompası dahil değerlendirildiğinde sektörün toplam ekonomik büyüklüğünün kabaca 20 milyar dolar bandına ulaştığını söyleyebiliriz. Özellikle enerji verimli sistemlere geçiş, kentsel dönüşüm projeleri, yeni konut yatırımları ve ticari bina dönüşümleri iklimlendirme pazarını büyütmeye devam ediyor. Bunun yanında Türkiye’nin iklimlendirme ihracatında da önemli bir ivme yakaladığını görüyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, sektörün ihracatı 2025 yılında 7,4 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaşmış durumda. Türkiye; Avrupa, Orta Doğu ve çevre pazarlara erişim sağlayan stratejik konumu sayesinde global üreticiler açısından kritik bir merkez haline geldi” diye konuştu.
Verimlilik ve hava temizleme özellikleri talep ediliyor
Sektörün genel anlamda büyüme eğiliminde olduğuna vurgu yapan Kalaycılar, küresel ısınma, şehirleşme, enerji maliyetleri ve kullanıcıların yaşam konforuna yönelik beklentilerinin değişmesinin iç pazardaki talebi en çok etkileyen dinamikler olduğunu belirtti. Türkiye’de klimaya bakış ve klima kullanımına yönelik uygulamaların her geçen gün değişip, dönüştüğüne değinen Kalaycılar, şöyle devam etti: “Bugün tüketiciler klimayı yalnızca yazın kullanılan bir soğutma ürünü olarak görmüyorlar. Klima artık, dört mevsim kullanılabilmesiyle, enerji verimliliğiyle, ses oranıyla, iç ortam hava kalitesine etkisiyle birlikte değerlendiriliyor. Sadece bir ürün değil yaşam kalitesine doğrudan etki eden bir teknoloji olarak görülüyor. Bu nedenle özellikle inverter teknolojili split klimalar, enerji verimli VRF sistemleri ve akıllı kontrol altyapısına sahip ürünlere olan talebin arttığını görüyoruz. Ticari tarafta ise oteller, hastaneler, rezidans projeleri ve ofis yatırımlarında VRF ve heat recovery sistemleri öne çıkıyor. Özellikle enerji verimliliği yüksek ürünlere, uzaktan kontrol sağlayan akıllı sistemlere ve hava temizleme özellikli çözümlere tüketiciler yoğun talep gösteriyor.”
Klimada satışlar dört mevsime yayıldı
Türkiye klima pazarının, İSKİD ve uluslararası araştırma kuruluşlarının verilerine göre son yıllarda çok güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Kalaycılar, split klima pazarının 2 milyon adedin çok üzerinde bir büyüklüğe sahip olduğunu ifade etti. “Yaz aylarında her yıl doğal bir talep artışı yaşanıyor ancak klima talebi artık mevsimselliğin ötesine geçmiş durumda” diyen Kalaycılar, şunları kaydetti: “Isıtma amaçlı kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte dört mevsime yayılan daha sürdürülebilir bir talep yapısı oluşuyor. Globalde de klima sektöründe büyüme çok güçlü şekilde devam ediyor. Özellikle inverter teknolojileri, enerji verimliliği dönüşümü, veri merkezi yatırımları ve küresel ısınma bu büyümeyi destekliyor. Bugün geldiğimiz noktada klima artık lüks değil; yaşam konforu, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından temel ihtiyaçlardan biri haline gelmiş durumda.”
Enerji verimli ürünler, düşük karbonlu teknolojiler öne çıkıyor
Türkiye’yi yalnızca bir satış pazarı olarak değil, aynı zamanda bölgesel operasyonlar açısından stratejik bir merkez olarak değerlendirdiklerini dile getiren Zeki Kalaycılar, “Ayrıca, grup şirketlerimizden biri olan ve Manisa’da faaliyet gösteren üretim tesisimiz tarafından yürütülen çalışmalar; üretim, ihracat, teknoloji geliştirme ve istihdam açısından Türkiye’ye önemli katkılar sağlıyor. Yine 2050 çevresel sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda enerji verimli ürünler, düşük karbonlu teknolojiler ve uzun ömürlü sistemler geliştiriyoruz. Özellikle enerji verimliliği, akıllı kontrol sistemleri ve kullanıcı konforunu birlikte sunan teknolojilere yatırım yapıyoruz. Bu bağlamda farklı özelliklerde ve segmentlerde ECODAN, MEHP-IB ve I-BX-N ürünlerimizi tüketicilerimize sunuyoruz” açıklamasında bulundu.