Dijital dünyanın kıskacındaki gençliği geliştirecek okul, aslında doğa. Cumhuriyet değerlerine bağlı, afetlere hazırlıklı ve üretken bir nesil yetiştirmek için izciliğin okul müfredatlarında yeniden canlandırılması şart. Hayatını bu kültüre adayan emektar öğretmen, yapılması gerekenleri anlattı
Bir dönem okulların vazgeçilmezi olan, çocuklara sorumluluk ve disiplin aşılayan izcilik, sadece bir kamp aktivitesi değil, okullarda başlaması gereken bir eğitim hareketi. Okullardaki eski teşviklerin kaldırılmasıyla kan kaybeden bu köklü geleneği, ömrünü çocuklara ve müziğe adamış Işıltan Uşaklıgil ile konuştuk: “İzcilik, okullardaki teorik bilgiyle kamptaki pratiğin birleşimidir.”
İzcilik yolculuğunuzu sizden dinleyebilir miyiz?
82 yaşında emekli müzik öğretmeniyim. Babam, Ziya Uşaklıgil, Ortaklar Köy Enstitüsü’nde müzik öğretmeniydi. Aynı zamanda bestekârdı. Latife Hanım ile ile uzaktan akrabayız. 5 yaşında mızıka ile müzik serüvenim başladı. 1954’te yavrukurt olarak izciliğe başladım. 1981’de izci oldum. İzci lideriyim. Kış ve yaz izcilik kamplarına katılıyorum. 1970-1987 yıllarında Bursa’da müzik öğretmenliği yaptım. Şu an 28 anaokulunda, korolarda müzik yapıyorum. Türkiye’deki tüm izcilere müzik eğitimi veriyorum. İzci şarkıları besteliyorum. Herhâlde bu konuda dünya şampiyonu sayılabilirim. 2 bin 830 tango ve vals bestesi yaptım. Altı kitabım var. Kadınlar ile ilgili ilk bestemi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım için yaptım.
AMAÇ EĞİTİM
İzciliğin amacı nedir?
İzcilik, çalışmalarıyla çocuk ve gencin bir bütün olarak (bedeni, ruhi, sosyal, zihinsel yönden) gelişmesini sağlamaktır. İzcilik faaliyetlerinin amacı çocuk ve genci; yurduna, milletine bağlı, insanlara karşı dürüst, iyi karakterli, saygılı ve disiplinli, özveri sahibi, toplum ve çevre kalkınmasına hizmet eden, el becerilerine sahip, kendine güvenen, sorumluluk almaya hazır bir vXatandaş olarak yetiştirmektir. İzcilik, din, dil, ırk, cinsiyet, milliyet ve benzeri hiçbir ayrım gözetmeyen gönüllülük esasıyla, özel donanım ve giysilerle yapılan uluslar arası eğitimsel bir gençlik hareketidir.
KEŞŞAFLIKTAN ÇANAKKALE SİPERLERİNE
Türkiye’de izcilik tarihi ve bugünkü izcilik çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz?
Türkiye’de izcilik 1910 yılında başlamış. Kurulduğu dönemde bol bol keşfeden anlamına gelen “keşşaflık” ismini almıştır.
1915 yılında Kazım Karabekir tarafından Yetim İzciler Ocağı kurulmuştur. Özellikle Ermeni mezaliminde öksüz ve yetim kalmış çocuklar, bu ocakta bakılıp yetiştirilmiştir. 1915 yılında yurdun dört bir yanından gelen izciler, Çanakkale Savaşı’na katılmış ve 94 izci şehit olmuştur.
1922 yılında Mustafa Kemal Atatürk, ‘İzcilerin Başbuğu’ unvanını kabul etmiştir.
Günümüzde Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı federasyon yapılanması kapsamında izcilik faaliyetleri yürütülmektedir.
İSTASYON ÇALIŞMALARI
Kış ve yaz kamplarımız oluyor. Kamplarda istasyon çalışmaları yapılıyor. İstasyonlardaki atölye çalışmaları kapsamında müzik, el becerileri, halk oyunları, danslar (tango, vals v.b), tiyatro, animasyon, izci düğümleri, izcilik temel bilgileri (ilk yardım, çadır kurma, bıçak ve balta kullanma) yemek yapma gibi eğitimler veriliyor. Kamp alanında izcilerin cep telefonu kullanmaları yasak, aileler ile iletişim, liderleri vasıtasıyla sağlanır. Saatli, programlı, dağ ve deniz kamplarımız da oluyor.
OKULLARDAN KALDIRILDI
Çocuklarımız, gençlerimiz nasıl izci olabilirler? İzcilikte dereceler nelerdir?
İlköğretim öğrencileri küçük izci, ortaokul öğrencileri oymak, lise öğrencileri ocak grupları içinde görev alırlar. Başlarındaki öğretmenlere izci lideri denir. Önceden okullara yazı gelir ve öğretmenlerin izci olmak isteyen öğrencileri tespit etmeleri isteniyordu. İlk bilgileri öğretmenler veriyor ve bu görev için ücret alıyorlardı. Hükümet bu uygulamayı kaldırdı. Sonucunda okullarda artık izcilik pek ilgi görmüyor.
KIZ ERKEK AYRILDI
Gençlerimize ve yetkililere izcilik konusunda önerileriniz nelerdir?
Gençler okullarda teorik bilgi alsınlar, kamplara katılıp pratik yapsınlar. İzcilere afetlerde çok iş düşüyor. Kamplarda bu konuda eğitilsinler. Çocuk ve gençlerimizin örnek büyüklerin liderliğinde, fiziksel, psikolojik, zihinsel ve sosyal yönden gelişimine katkı sağlayacak ortamlarda bulunmaları gerekmektedir. Eskiden lise öğrencileri kızlı erkekli birlikte çalışırlardı. Maalesef, izcilik Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanınca, kız ve erkek ayrımı yapıldı. Devletimizin bu uygulamadan vazgeçmesini istiyorum. İzciliğin amacına aykırı olan bu kuraldan vazgeçilmeli. Ayrıca kamplarda Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşılmamalı. Atatürk şarkıları söylüyorum diye artık beni kamplarda pek istemiyorlar. Ama ben çocuklarımıza ve gençlerimize izciliği aşılamaya devam ediyorum.
İyi bir dost, iyi bir öğretmen, iyi bir aile babası olmaktan öte müzik aletleri koleksiyonu ve bunları çalması ile ünlü, akordiyonu ile tek kişilik bir orkestra olan, izci kıyafetini üzerinden hiç çıkarmamış, her fırsatta güzide izcilik teşkilatımızın reklamını yapmaktan gurur duyan, tanıştığı her çocuk ve gence izcilik ruhunu aşılamaya çalışan Işıltan Uşaklıgil’e bir kez daha güzel sohbeti için teşekkür ediyoruz.
İyi ki var, iyi ki varlar…