Ana içeriğe geç

Bilgisayarı masadan kaldıran cihazın şaşırtan sonu

1981’de tanıtılan Osborne 1, bugünün dizüstü bilgisayarlarının yolunu açan ilk taşınabilir bilgisayar olarak görülüyor. Uygun fiyatı ve yazılım paketiyle büyük ilgi gören cihaz, kısa sürede teknoloji tarihinin en çarpıcı başarı ve çöküş hikayelerinden birine dönüştü.

Bilgisayarı masadan kaldıran cihazın şaşırtan sonu
Nefes Gazetesi
16

Nisan 1981’de San Francisco’daki West Coast Computer Faire fuarının zemini, teknoloji meraklıları, mühendisler ve bilgisayar tutkunlarıyla doluydu. Fuar alanındaki bej renkli masaüstü bilgisayarların arasında bir cihaz, ziyaretçilerin durup dikkatle bakmasına neden oldu.

Bu cihaz, Adam Osborne’un “dünyanın ilk taşınabilir bilgisayarı” olarak tanıttığı Osborne 1’di.

Taşınabilirliği bugünün ölçülerine göre oldukça sınırlıydı. Küçük bir valiz büyüklüğündeki Osborne 1, 11,11 kilo ağırlığındaydı ve bataryası bulunmadığı için çalışmak için prize ihtiyaç duyuyordu. Yine de gazetecilerin haberlerini otel odalarından yazıp göndermesine imkan tanıması, dönemi için önemli bir yenilikti.

Time dergisi, cihazın son teknoloji bir kişisel bilgisayardan çok “İkinci Dünya Savaşı sahra radyosu ile küçültülmüş bir DC-3 gösterge panelinin karışımı” gibi göründüğünü yazmıştı. Ancak görünüşüne rağmen Osborne 1, fuarın en çok konuşulan ürünlerinden biri haline geldi.

FUARDA İLK TEPKİ ŞÜPHE OLDU

Fuardaki bazı ziyaretçiler, Osborne 1’den ilk anda etkilenmedi. Beş inçlik küçük ekranı ciddi bir bilgisayar ekranından çok oyuncak gibi görülüyor, “taşınabilir” ifadesi üzerine espriler yapılıyordu.

Ancak 1795 dolarlık fiyat etiketi ve kutudan çıkan binlerce dolarlık yazılım paketi ziyaretçilerin fikrini değiştirdi.

Fuardaki ikinci gün geldiğinde Osborne Computer Corporation standı yoğun ilgi görmeye başladı. InfoWorld’e göre fuarda en sık sorulan soru, “Yeni Osborne bilgisayarı hakkında ne düşünüyorsunuz?” oldu.

BYTE dergisi ise cihazın yarattığı ilgiyi, “1795 dolara mal olacak ve taşınabilir” sözleriyle özetledi.

KÜÇÜK EKRAN, BÜYÜK YAZILIM PAKETİ

Bilgisayarı masadan kaldıran cihazın şaşırtan sonu - Resim : 1

Osborne 1’in ön paneli açıldığında, aslında çıkarılabilir klavye ortaya çıkıyordu. İç bölümde beş inçlik monokrom CRT ekran ve iki adet 5 1/4 inçlik disket sürücüsü yer alıyordu. Klavye kapakla birlikte yerine oturuyor, kapandığında cihaz tek parça halinde taşınabiliyordu.

Ekran, satır başına 52 karakter ve 24 satır metin gösterebiliyordu. Bu oldukça dar bir çalışma alanı sunsa da cihaz harici monitöre bağlanarak standart 80 sütunlu görüntü sağlayabiliyordu.

Tek yüzlü ve tek yoğunluklu disketler 90 KB veri saklayabiliyordu. Bu kapasite birkaç mütevazı dosya ya da küçük bir program için yeterliydi.

Ancak Osborne 1’in asıl gücü donanımından çok yazılımındaydı. Kutudan CP/M 2.2 işletim sistemi, dönemin popüler kelime işlemcisi WordStar, elektronik tablo programı SuperCalc, MailMerge ile Microsoft BASIC ve CBASIC programlama dilleri çıkıyordu.

Sonraki modellerde dönemin önde gelen veri tabanı programı dBase II de pakete eklendi. Adam Osborne, cihazın performansının “yalnızca yeterli” olduğunu ve “en hızlı” makine olmadığını kabul ediyordu. Ancak amaç, tek kutuda kullanıma hazır bir ofis sunmaktı.

TAŞINABİLİR OFİS DÖNEMİ BAŞLADI

Bilgisayarı masadan kaldıran cihazın şaşırtan sonu - Resim : 2

Osborne 1’in kullanışlılığı bilinçli bir tasarım tercihiydi. ABS plastik gövdesiyle seyahate dayanıklı olacak şekilde geliştirildi. Osborne, cihazın uçak koltuğunun altına sığabilen tek bilgisayar olduğunu savunuyordu.

Gerçekte Osborne 1, bugünkü anlamda taşınabilir olmaktan çok “taşınabilir yük” niteliğindeydi. Buna rağmen bu fikir belirli meslek grupları için hemen karşılık buldu.

Gazeteciler, Osborne 1’i benimseyen ilk kullanıcı gruplarından biri oldu. The Atlantic yazarı James Fallows, daktilosunu Osborne ile değiştirdiğini belirterek bilgisayarını çocuklarından önce satacağını söyleyecek kadar cihazdan etkilenmişti.

1982’de muhabir David Kline, Sovyet-Afgan savaşını izlemek için Osborne 1’i ve ağır bir batarya paketini Afganistan dağlarına taşıdı. Cihazı sahadan haber yazmak ve göndermek için kullandı.

Osborne 1, gazeteciler için haber merkezini bulundukları yere taşıyan bir araç haline geldi. Avukatlar mahkeme salonlarında belge ve notlara erişmek için, muhasebeciler ise müşterilerinin yanında SuperCalc ile hesap yapmak için cihazı kullandı.

SIFIRDAN 100 MİLYON DOLARA

İngiltere doğumlu eski teknik yazar ve yayıncı Adam Osborne, uygun fiyatlı, hepsi bir arada bir bilgisayar üretme fikrine büyük bir risk alarak yöneldi. Bu risk kısa sürede karşılığını verdi.

İlk Osborne 1 cihazları Haziran 1981’de sevk edildi. Şirket, eylül ayında ilk 1 milyon dolarlık satış ayına ulaştı.

1982 başında Osborne ayda 10 bin cihaz sevk eder hale geldi. İlk yıl gelirleri 73 milyon dolara, ertesi yıl ise 100 milyon dolara yükseldi. Analistler şirketin büyüme hızına dikkat çekti.

PC Magazine, PC World ve Macworld gibi başarılı bilgisayar dergilerinin kurucularından John Bunell, sektörde “Bill Gates, Steve Jobs ve Adam Osborne” olmak üzere üç büyük isim bulunduğunu, sıralamanın da mutlaka bu şekilde olmayabileceğini söyleyerek Osborne’un yükselişine işaret etti.

RAKİPLER HIZLA ORTAYA ÇIKTI

Osborne 1’in başarısı kısa sürede yeni rakipleri beraberinde getirdi. 1982’de piyasaya çıkan Kaypro II, benzer fiyatla daha büyük dokuz inçlik ekran ve çift yoğunluklu sürücüler sundu.

Ardından Compaq Portable gibi IBM uyumlu taşınabilir bilgisayarlar geldi. Time dergisi, 1982’deki bir konferansta en az bir düzine taşınabilir model bulunduğunu yazdı.

Rekabet sertleşirken Osborne, 1982 sonlarında yeni modeller üzerinde çalışıyordu. Bunlardan biri Osborne Executive, diğeri ise daha küçük bir model olan Vixen’dı.

OSBORNE ETKİSİ ŞİRKETİ VURDU

Ocak 1983’te Adam Osborne, Wall Street Journal’a daha yeni ve gelişmiş makinelerin yolda olduğuna dair işaret verdi. Bayiler ve müşteriler bu mesajı aldı ve Osborne 1 siparişlerini durdurdu.

Kullanıcılar, kısa süre sonra eski kalacak bir modeli almak istemiyordu. Bu gelişme daha sonra iş dünyasında “Osborne Etkisi” olarak anılacak kavramın doğmasına neden oldu.

Osborne Executive, Nisan 1983’te 2 bin 495 dolarlık fiyatla piyasaya çıktı. Daha büyük yedi inçlik ekran ve bazı geliştirmeler sunuyordu. Ancak cihaz hâlâ CP/M işletim sistemiyle çalışıyordu. Bu sırada IBM PC standardı yaygınlaşmaya başlamıştı.

Depolarda satılmayan Osborne 1 stokları birikmeye başladı. Şirket fiyat indirimine gitse de hasar büyüktü.

HIZLI YÜKSELİŞ İFLASLA SONUÇLANDI

Haziran 1983’te InfoWorld, şirketin nakit krizini ayrıntılarıyla yazdı. Yüzlerce çalışan işten çıkarıldı, New Jersey’deki fabrika kapatıldı ve planlanan halka arz iptal edildi.

13 Eylül 1983’te Osborne Computer iflas başvurusunda bulundu. Adam Osborne’un binadan ayrılırken yüzünü bir evrak çantasıyla kapattığı fotoğraf, şirketin dramatik çöküşünün sembollerinden biri haline geldi.

“Osborne Etkisi”, yeni ürünlerin çok erken duyurulmasının satışları durdurabileceğini anlatan bir iş dünyası terimi olarak literatüre girdi. Ancak şirketin çöküşü yalnızca bu hataya bağlanmadı. Eskiyen teknoloji, yoğun rekabet ve aşırı hızlı büyüme de bu sonucun parçasıydı.

Bir şirket içi kaynak, Osborne’un hızlı büyümesinin siparişler ve giderler arasında çok ince bir dengeyle yürütüldüğünü belirtti. Aynı kaynak, yatırımcıların 1983 başında Adam Osborne’u başkanlıktan alıp yerine gıda sektöründen bir yöneticiyi getirmesinin, vizyoner liderliğe en çok ihtiyaç duyulan dönemde yapılan bir hata olduğunu savundu.

SON DENEMELER BAŞARI GETİRMEDİ

Şirket, iflas koruması altında 1984’te Osborne 4 Vixen modelini piyasaya sürdü. Bu model daha hafif, ekranı biraz daha büyük bir CP/M makinesiydi. IBM uyumlu Encore da geliştirildi. Ancak iki model de başarıya ulaşamadı.

Osborne Computer Corporation, 1986’da tamamen kapandı.

Adam Osborne, 1984’te The Computer Chronicles programındaki bir röportajında, kişisel bilgisayar sektörünün büyük ve seri üretim yapabilen şirketleri öne çıkaracak şekilde değiştiğini söyledi. Mikro bilgisayar üretmek isteyen girişimcilere de bunun o noktada muhtemelen iyi bir fikir olmadığını ifade etti.

ADAM OSBORNE’UN SONRAKİ YILLARI

Adam Osborne, 1984 tarihli Hypergrowth adlı anı kitabında şirketin hızlı yükselişini ve düşüşünü anlattı. Kitapta bankaları, yönetim değişikliklerini ve piyasanın dönüşümünü öne çıkarırken, Osborne Etkisi’nin rolünü daha geri planda değerlendirdi.

Daha sonra Paperback Software adlı şirketi kurarak 50 doların altında iş yazılımları satmayı hedefledi. Bu fikir ilgi gördü ancak Lotus Development, 1990’da VP-Planner adlı elektronik tablo programının “görünüm ve hissi” nedeniyle dava açtı. Mahkemeler Lotus lehine karar verdi ve girişim fiilen sona erdi.

1990’larda Osborne, Hindistan’dan bilgisayar bileşenleri ithalatı ve yapay zeka alanındaki Noetics adlı girişim gibi farklı projelerle ilgilendi.

Ancak bir dönem teknoloji dünyasının en dikkat çeken isimlerinden biri olan Osborne, zamanla bilgisayar tarihinin arka planına çekildi. Geçirdiği felçlerin ardından 2003’te 64 yaşında hayatını kaybetti.

TEKNOLOJİ TARİHİNDE KALAN MİRAS

Bugün Osborne 1, müzelerde ve özel koleksiyonlarda yer alıyor. Bazıları hâlâ çalışır durumda bulunuyor.

Cihazın mirası çoğu zaman hak ettiği kadar öne çıkarılmasa da üç açıdan önem taşıyor. Öncelikle taşınabilir bilgisayarlara büyük bir talep olduğunu gösterdi ve dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve mobil cihazlar için yolu açtı. İkinci olarak agresif yazılım paketleme yaklaşımı, önceden yüklü yazılım ve uygulamalara alışan sektör üzerinde etkili oldu. Üçüncü olarak ise Osborne Etkisi adıyla teknoloji dünyasına kalıcı bir uyarı bıraktı.

Kısa bir dönem için bu hantal bej çanta, bilgisayarların geleceğini temsil etti. İnsanların bilgisayarların nerede ve nasıl kullanılabileceğine dair düşüncesini değiştirdi, ardından neredeyse ortaya çıktığı hızla sahneden çekildi.

Osborne 1’in hikayesi, teknolojide yenilik ile eskimenin çoğu zaman birlikte ilerlediğini gösteren hem ilham verici hem de uyarıcı bir örnek olarak kaldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler