Singapur'da yapılan iki yeni ve kapsamlı araştırma, otoriter ve cezalandırıcı ebeveynlik yöntemlerinin çocuklarda dürüstlüğü teşvik etmek yerine yalan söyleme ve kuralları ihlal etme davranışlarını artırabileceğini gösterdi.
Singapur Ulusal Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yürütülen iki ayrı çalışmada, sert ebeveynlik ile çocukların kopya çekme ve yalan söyleme eğilimleri arasındaki ilişki incelendi.
İlk araştırmada 479 aile takip edildi. Çocuklar 4,5 yaşındayken ebeveynlerin tutumları değerlendirildi. Yaklaşık 1,5 yıl sonra çocuklar, kurallara uyup uymadıklarının gözlemlendiği bir oyuna katıldı.
Araştırmada, otoriter baba tutumuna maruz kalan çocukların ilerleyen dönemde kuralları ihlal etmeye daha yatkın olduğu görüldü.
Araştırmanın başyazarlarından Prof. Xiao Pan Ding, "Otoriter ebeveynlik yüksek kontrol, düşük sıcaklık ve açıklama yapılmadan uygulanan sert disiplinle karakterize edilir. Ancak bulgularımız bunun çocukların ahlaki değerleri içselleştirmesini zayıflatabileceğini gösteriyor" dedi.
Araştırmacılar, sert ebeveynliğin çocuklarda yoğun öz eleştiri geliştirdiğini, bunun da başarısız görünmemek için kopya çekme gibi davranışlara yol açabileceğini belirledi.
'SEVİLMEK İÇİN BAŞARILI OLMALIYIM' DÜŞÜNCESİ
302 aileyi kapsayan ikinci araştırmada ise 7-9 yaş arasındaki çocuklar takip edildi. Çalışma, fiziksel cezanın çocuklarda yalan söyleme ve kuralları ihlal etme davranışlarını artırdığını ortaya koydu. Sert disiplin uygulamaları tek başına aynı etkiyi göstermezken, fiziksel cezalandırmanın özellikle olumsuz sonuçlarla bağlantılı olduğu belirlendi.
Araştırmacılar ayrıca çocukların yalan söylemesinin ebeveynlerin daha sert davranmasına yol açtığını, bunun da karşılıklı olarak birbirini besleyen bir döngü oluşturduğunu tespit etti.
Çalışmalara göre sert ebeveynlik, çocuklarda "Sevilmek için başarılı olmak zorundayım" veya "Hata yapmamalıyım" gibi sağlıksız inançların gelişmesine neden olabiliyor.
Araştırmacılar, çocukların dürüst davranışlar geliştirebilmesi için cezalandırıcı yöntemlerden ziyade destekleyici ve güven verici bir ortamın önemine dikkat çekti.