İbn-i Sina, 11. yüzyılda kaleme aldığı El-Kanun fi't-Tıbb adlı eserinde çok sayıda bitkiyi, meyveyi ve doğal maddeyi dönemin tıp anlayışına göre değerlendirdi. İncir de geleneksel kaynaklarda bağırsakları yumuşatıcı, balgam söktürücü ve idrar artırıcı özellikleriyle anılan besinler arasında yer aldı. Bununla birlikte, internette sıkça kullanılan "İbn-i Sina'nın en çok övdüğü meyve" ifadesini doğrulayan açık ve karşılaştırmalı bir sıralama bulunmuyor.
Sindirim sistemini destekliyor
Taze veya kuru olarak tüketilebilen incir, içerdiği besin lifi sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayabilir. Lifli gıdaların yeterli suyla birlikte tüketilmesi, kabızlığın önlenmesine ve dışkının daha kolay atılmasına yardımcı olabilir. Ancak lif tüketiminin gaz ve şişkinlik oluşturmaması için kademeli olarak artırılması öneriliyor.
Kuru incir tüketirken ölçüye dikkat
Kuru incir, taze incire göre daha yoğun enerji ve doğal şeker içeriyor. Bu nedenle özellikle diyabeti bulunanların, kan şekerini kontrol altında tutmaya çalışanların ve kilo yönetimi yapanların porsiyon miktarına dikkat etmesi gerekiyor.
Uzmanlar, hiçbir meyvenin tek başına hastalıkları tedavi edemeyeceğini belirtiyor. İncirin sağlıklı beslenme düzenine ölçülü şekilde eklenebileceği, ancak İbn-i Sina'ya atfedilen kürlerin modern tıbbi tedavilerin yerine kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor.
