Ana içeriğe geç

Ayasofya için Edirne'den özel taş: Restorasyonda ilk kez kullanılıyor

Türkiye'deki çok sayıda restorasyon projesinde tercih edilen küfeki taşı, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin restorasyonunda ilk kez kullanılıyor

Ayasofya için Edirne'den özel taş: Restorasyonda ilk kez kullanılıyor
Gazete Oksijen
16

Edirne'de çıkarılan küfeki taşı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce sürdürülen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin restorasyonunda ilk kez kullanılıyor.

Süloğlu ilçesindeki taş ocağından çıkarılan küfeki taşı, başta Selimiye Camisi restorasyonu ve Edirne Sarayı ihya çalışmaları olmak üzere Türkiye'deki çok sayıda restorasyon projesinde tercih ediliyor.

Yumuşak yapısı sayesinde kolay işlenebilen taş, havayla temas ettikten sonra sertleşerek dayanıklılık kazanıyor. Mukavemeti zamanla artan taş, tarihi yapılara güç ve uzun ömür kazandırıyor.

Yüzyıllara meydan okuyan taş, şimdi Ayasofya'da

Küfeki taşı, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde dikkati çekerken bugün de tarihi eserlerin yeniden ayağa kaldırılmasında önemli rol üstleniyor.

AA muhabirine açıklamada bulunan Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Levent Çetin, İstanbul'un tarihi ve kültürel mirasını oluşturan önemli bileşenlerden birisinin anıtsal mimari yapılar olduğunu söyledi.

Çetin, İstanbul'da farklı uygarlıkların uzun yıllar boyunca bu kültürel mirasın oluşmasına yönelik yeni yapılar inşa ettiğini aktararak, "Bu yapıların inşasında da İstanbul'un yöresel taşlarından biri olan Bakırköy küfeki taşının oldukça yoğun bir şekilde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Ayasofya'da da eskiden Bağcılar ve Bakırköy sınırları içerisinde yer alan Haznedar ve çevresindeki taş ocaklarından elde edilen küfeki taşının kullanıldığını belirten Çetin, "Tabii zaman içerisinde İstanbul'da oluşmuş yoğun yapılaşmadan kaynaklı, Bakırköy'deki taş ocaklarının kapandığını biliyoruz. Şu an Haznedar, Bağcılar, Bakırköy'ün bir kısmı olmak üzere bu bölgedeki taş ocakları üzerinde meskun mahaller ve yerleşimler olduğu için günümüzde bu taşın (İstanbul'da) bulunabilmesi pek mümkün olmuyor" diye konuştu.

Çetin, Süloğlu'ndan çıkarılan küfeki taşının Ayasofya'da kullanılmadan önce numunelerinin alınarak fiziki ve mekanik dayanıklılık testlerinden geçirildiğini, daha sonra çeşitli laboratuvar analizlerinin yapıldığını dile getirdi.

Hazırlanan teknik raporların ve değerlendirmelerin bilim heyetinin onayına sunulduğunu vurgulayan Çetin, bilim heyetinin uygun görüşünün ardından gerekli kurul kararlarının alınarak, taş ocağından tedarik sürecinin başlatıldığını anlattı.

Çetin, minarenin yapısı nedeniyle büyük ebatlı blok taşlara ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, "Ocakta farklı noktalarda ve farklı derinliklerde özel kazılar yapıldı. Yekpare, homojen, damarsız ve benzer renk tonlarına sahip blok taşlar seçilerek burada işleme sürecinden geçirildi" dedi. Seçilen taşların, statik açıdan dayanıklılığını kaybetmiş taşların yerine kullanıldığına işaret eden Çetin, "Minaredeki restorasyon çalışmaları güvenli şekilde tamamlandı ve üzerindeki iskeleyi de sökmüş durumdayız. Bundan sonra Ayasofya Cami'nin diğer noktalarındaki restorasyon çalışmalarımız da bilim kurulu heyetimizin ve kurulumuzun onaylarıyla devam etmektedir" ifadesini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler