Ana içeriğe geç

Babaların sessiz dili

.

Babaların sessiz dili
Bengü Türk
16

Hayat, bazı kahramanları alkışlarla değil, sessizlikle büyütür.

Onlar ne yaptıklarını anlatma ihtiyacı hisseder ne de verdikleri emek için karşılık bekler. Bir evin çatısını ayakta tutan direk gibidirler; görünmezler belki ama eksildiklerinde bütün yük omuzlara çöker. İŞTE BABALARIMIZ…

Çocukluğumuzun en güvenli limanı çoğu zaman onların gölgesiydi. Düştüğümüzde uzanan ilk el, korktuğumuzda sırtımıza dokunan en güçlü omuz, yolumuzu kaybettiğimizde pusulaya dönüşen sessiz bir rehber…

Kimi sevgisini kelimelere dökemezdi. “Seni seviyorum” cümlesi dudaklarından belki hiç çıkmadı. Ama sabahın ilk ışıklarıyla başlayan mesailerinde, nasır tutmuş avuçlarında, eve dönerken poşetine iliştirdiği küçük çikolatada, okul kapısında saatlerce bekleyişinde, gecenin en derin vaktinde üzerimize örttüğü battaniyede hep aynı cümle gizliydi:

“BEN SENİN YANINDAYIM”

Babalar, çoğu zaman gözyaşlarını içine akıtan adamlardır. Çünkü yıllarca onlara güçlü olmanın, dimdik durmanın, sarsılmamanın öğretildiği bir dünyanın çocukları oldular. Oysa biliriz ki en sert görünen kayaların içinde bile ince ince akan su yolları vardır. İnsan yüreği de böyledir.

Bir babanın cebindeki son parayı evladının geleceğine ayırması, kendi hayallerini çocuklarının umutlarına dönüştürmesi, belki de fedakarlığın en sade tarifidir.

Hayat ilerledikçe insan şunu daha iyi anlıyor…

Meğer çocukken elimizi sımsıkı tutan o iri eller, sadece bizi yürütmüyormuş; aynı zamanda korkularımızı da bizden uzaklaştırıyormuş. Meğer “üşüme” diye arkamızdan seslenen o cümle ömür boyu sürecek bir duanın adıymış.

21 Haziran Babalar Günü…

Kimileri babasının elini öpecek, birlikte bir çay içecek, eski anıları tebessümle hatırlayacak.

Kimileri kilometrelerce öteden telefonun diğer ucundaki sesi duyunca çocukluğuna dönecek.

Kimileri ise mezar taşına bırakacağı bir demet çiçekle sessiz bir hasret konuşması yapacak.

Çünkü bazı özlemlerin adresi gökyüzüdür.

Babalarımız bir ailenin geçimini sağlayan insanlar değildir. Onlar, karakter inşa eden ilk ustalardır. Dürüstlüğü yaşayarak öğreten, çalışmanın değerini alın teriyle anlatan, vatan sevgisini bayrağa bakarken hissettiren görünmez öğretmenlerdir.

Bugün hızla değişen dünyanın en büyük ihtiyacı; güçlü binalardan önce sağlam aileler, kalabalık şehirlerden önce vicdan sahibi nesiller yetiştirebilmektir. Bunun yolu ise sevginin, saygının ve sorumluluğun aynı çatı altında filizlenmesinden geçiyor. Babaların varlığı bu köklerin toprağa daha sıkı tutunmasını sağlıyor.

Belki de bugün alınacak en kıymetli hediye pahalı bir saat, gösterişli bir gömlek ya da şık bir kalem değil.

İçten söylenmiş bir “İyi ki varsın baba.” cümlesi.

Çünkü zaman geçiyor…

Takvim yaprakları eksiliyor…

Saçlara düşen aklar çoğalıyor…

Ama söylenmeyen sevgiler, ertelenen ziyaretler ve geciken teşekkürler insanın içinde yıllarca taşınan ağır bir yük olarak kalıyor.

Hayattayken sarılabildiğimiz her omuz büyük bir nimettir.

Bu Babalar Günü, Bir gönül alma günü olsun.

Bir vefa günü olsun.

Bir teşekkür günü olsun.

Ve en önemlisi…

Çocuklarına sadece iyi bir gelecek değil, güzel bir karakter bırakmaya çalışan bütün babalara hak ettikleri değeri gösterebildiğimiz bir başlangıç olsun.

Unutmayın bazı insanlar gittikten sonra değil, yaşarken kıymet görmeyi hak eder.

Başta şehitlerimizin emanet bıraktığı evlatlarına yalnızca hatıralarıyla yol gösteren kahraman babalar olmak üzere; ömrünü ailesine adayan, evladının tebessümünü kendi mutluluğundan önde tutan tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun.

Kalbinizde sevgi, omzunuzda umut, ömrünüzde huzur eksik olmasın…

Kaynağa Git

İlgili Haberler