Ana içeriğe geç

Milli dava olarak kadın bedeni: Erken Cumhuriyet döneminde güzellik yarışmaları

Cumhuriyet’in ilk on yılında yapılan reformların bir parçası olarak görülen güzellik yarışmalarının eğlence endüstrisine yeni popüler figürler katmak ve ticari kazanç elde etmenin yanında başka bir işlevi daha vardı: Ülkeyi temsil eden beden ve tavır olmak.

Milli dava olarak kadın bedeni: Erken Cumhuriyet döneminde güzellik yarışmaları
Fayn
16

80’ler ve 90’lar boyunca güzellik yarışmaları Türkiye’de oldukça popülerdi. Özal’ın özgürlük yanılsaması yaratan liberal politikalarının gazetecilikteki yansıması olan magazin haberciliğinin, yeni yeni yükselen özel kanallardaki magazin içerikli programların patlama yaptığı bu dönemde, sadece dereceye giren güzeller değil, tüm katılımcılar, jürisi, organizatörü, dedikodusu ile yarışmanın bizatihi kendisi de kitlesel ilgi çekmesi niyetiyle parlatılıyordu. Bu yarışmalarda ilk üçe girenlerin çoğu tazeliklerini ve çekiciliklerini kaybettikleri düşünülen yaşlara kadar modellik, sinema ve televizyon oyunculuğu, sunuculuk, hatta şarkıcılık yaptılar. Böylelikle magazin tarihimizde müstesna yerlerini aldılar. Bugün bazılarını skandal sayılan vukuatlarıyla veya başka sektörlerdeki başarılarıyla hâlâ konuşuyoruz: Hülya Avşar, Defne Samyeli, Arzum Onan, Çağla Şıkel, Neşe Erberk, Jülide Ateş, Demet Şener, Güzide Duran, Demet Akalın…

Bu yazıda size, bir araştırmadan yola çıkarak, Cumhuriyet’in ilk kuşak güzellik yarışmalarından, onlara yüklenen anlamlardan ve ilk güzellik kraliçelerinin serencamından söz etmek istiyorum. Işık Kandolu’nun İletişim Yayınları’dan çıkan Cumhuriyet’in Güzelleri başlıklı kitabı, Cumhuriyet gazetesinin 1929-33 yılları arasında düzenlediği güzellik yarışmalarını analiz ediyor. Kandolu bu yarışmaları Cumhuriyet’in ilk on yılında yapılan reformların bir parçası olarak görüyor ve yarışmalara katılan genç kadınlar etrafında iktidarın kurduğu dili analiz ederken, bu kadınların kişisel tecrübelerini de aktarıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler