Ana içeriğe geç

Avrupa, ABD teknolojisinden uzaklaşıyor: 'Amerikan ürünü istemiyorum'

Uzmanlara göre son yıllarda veri gizliliği, akademik özgürlük ve jeopolitik gelişmelere ilişkin endişeler, Avrupa'da "dijital egemenlik" tartışmalarını hızlandırdı.

Avrupa, ABD teknolojisinden uzaklaşıyor: 'Amerikan ürünü istemiyorum'
Euronews Türkçe
16

Avrupa genelinde hükümetler ve araştırma kurumları, ABD merkezli teknoloji şirketlerine bağımlılıklarını azaltmaya yönelik adımlar atıyor. Avrupa Komisyonu'nun açıkladığı yeni teknoloji egemenliği planı, bulut bilişimden yapay zekaya kadar birçok alanda Avrupa'nın kendi dijital altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor.

Uzmanlara göre son yıllarda veri gizliliği, akademik özgürlük ve jeopolitik gelişmelere ilişkin endişeler, Avrupa'da "dijital egemenlik" tartışmalarını hızlandırdı.

Avrupa Komisyonu yeni teknoloji stratejisini açıkladı

Avrupa Komisyonu, 3 Haziran'da duyurduğu Avrupa Teknoloji Egemenliği Paketi kapsamında dijital bağımsızlığı artırmayı amaçlayan çeşitli öneriler sundu.

Planlar arasında Avrupa merkezli bulut hizmetlerinin güçlendirilmesi, yerli yapay zeka teknolojilerinin desteklenmesi, açık kaynaklı yazılımların kullanımının yaygınlaştırılması, kritik veri ve tedarik zincirlerinin Avrupa kontrolünde tutulması yer alıyor.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, teknoloji ile jeopolitiğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek Avrupa'nın verileri, tedarik zincirleri ve dijital geleceği üzerinde daha fazla kontrol sahibi olması gerektiğini söyledi.

Fransa Windows ve Zoom'a alternatif arıyor

Bazı Avrupa ülkeleri bu yönde somut adımlar atmaya başlamış durumda.

Fransa hükümeti bu yıl, Avrupa dışındaki bilgi teknolojisi hizmetlerinden kademeli olarak uzaklaşmayı planladığını açıkladı.

Bu kapsamda Microsoft Windows işletim sistemi yerine açık kaynaklı Linux kullanımının artırılması, Zoom yerine Fransız kamu kurumları tarafından geliştirilen Visio platformunun kullanılması hedefleniyor.

Benzer dönüşümler Almanya, Danimarka ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde de gündemde.

Fransız araştırma kurumu ChatGPT ve Gemini'ı yasakladı

Dijital bağımsızlık çabalarının en dikkat çekici örneklerinden biri Fransa'nın en büyük kamu araştırma kuruluşu olan CNRS tarafından atıldı.

CNRS, aralık ayında çalışanlarının Avrupa dışında geliştirilen tüketici tipi sohbet botlarını kullanmasını yasakladı.

Bu yasak kapsamında ChatGPT ve Gemini gibi sistemler yer alıyor.

Bunun yerine araştırmacılara Paris merkezli Mistral AI tarafından geliştirilen Emmy adlı üretken yapay zeka aracı sunuldu.

CNRS, Emmy'yi ABD ve Çin merkezli büyük dil modellerine karşı güvenli bir alternatif olarak tanımlıyor.

Üniversiteler ABD hizmetlerine bağımlılıktan kurtulmanın yollarını arıyor

Paris'teki PSL University yöneticilerinden Pierre Senellart, Nature dergisine verdiği röportajda, Fransa'daki birçok üniversitenin ABD merkezli teknoloji şirketlerinin hizmetlerine büyük ölçüde bağımlı olduğunu belirtti.

Bu nedenle sistemlerin ne zaman ve nasıl değiştirileceği konusunda yoğun tartışmalar yürütülüyor.

CNRS'nin Zoom sözleşmesini sonlandırmasının ardından birçok araştırmacı Visio platformuna geçmeye başladı.

Ancak Senellart, Microsoft gibi şirketlerin sunduğu hizmetlerin akademik sistemlere derin şekilde entegre olduğunu ve geçiş sürecinin kolay olmayacağını vurguluyor.

Almanya açık kaynak çözümlere yöneliyor

Almanya'da da bazı eyalet ve yerel yönetimler ABD merkezli teknoloji ürünlerinden uzaklaşmaya başladı.

Örneğin Schleswig-Holstein eyaleti, Microsoft araçlarını açık kaynaklı alternatiflerle değiştirme sürecini sürdürüyor.

Kiel Üniversitesi yetkilileri de son aylarda dijital egemenlik konusunun üniversite içinde yoğun şekilde tartışıldığını belirtiyor.

Üniversite, yeni yazılım ve hizmet alımlarında açık kaynaklı ve dijital bağımsızlığı destekleyen çözümlere öncelik vermeye başladığını açıkladı.

ABD'deki gelişmeler Avrupa'yı endişelendiriyor

Araştırmacılar, dijital bağımsızlık arayışının yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını belirtiyor.

Veri gizliliğine ilişkin kaygılar, ABD'deki siyasi gelişmeler ve akademik özgürlüğe yönelik endişeler de önemli rol oynuyor.

Senellart'a göre Avrupa'da giderek daha fazla kişi, kritik dijital sistemlerin ABD merkezli şirketler tarafından yönetilmesinin risk yaratabileceğini düşünüyor.

Araştırma fonları da yön değiştiriyor

Almanya'nın en büyük araştırma fon sağlayıcısı olan German Research Foundation (DFG), bu yıl araştırmacılara yönelik yeni tavsiyeler yayımladı.

Nature'a göre, kurum, bilim insanlarını mümkün olduğunca Avrupa merkezli açık kaynaklı ürünleri kullanmaya teşvik ediyor.

DFG ayrıca Avrupa araştırmaları açısından kritik öneme sahip ancak yabancı veri depolarında bulunan veri setlerinin korunması için özel bir fon programı başlattı. Desteklenen ilk dört projenin tamamı ABD kaynaklı veri setlerini kapsıyor.

Araştırmacılar bireysel olarak da uzaklaşıyor

Bazı akademisyenler kurumsal kararları beklemeden kendi dijital alışkanlıklarını değiştirmeye başladı.

Fransa'dan ekonomi araştırmacısı Paolo Crosetto, Nature'a yaptığı açıklamada, son dönemde Visio'yu görüntülü görüşmeler için, İsviçre merkezli Proton Mail hizmetini e-posta için, Mistral AI araçlarını yapay zeka uygulamaları için kullanmaya başladığını söylüyor.

Ancak Crosetto'ya göre en zor alanlardan biri bulut depolama hizmetleri.

Araştırmacı, açık kaynaklı Alman platformu Nextcloud'a erişimi olmasına rağmen, uluslararası iş birlikleri nedeniyle hâlâ Dropbox hesabını kullanmak zorunda kaldığını belirtiyor.

'Mesele Avrupa ürünü kullanmak değil'

İngiltere'deki Exeter Üniversitesi biyoloğu Mark Hanson da dergiye benzer bir eğilimin akademik çevrelerde yaygınlaştığını söylüyor.

Hanson'a göre meslektaşlarının yaklaşık yarısı veri gizliliği ve yönetişim kaygıları nedeniyle ABD merkezli teknolojilere alternatif arıyor.

Ancak amaç her zaman Avrupa ürünü kullanmak değil.

Araştırmacı bu yaklaşımı şu sözlerle özetliyor:

"Temel düşünce şu: Amerikan ürünü kullanmak istemiyorum."

Dijital egemenlik akademinin yeni gündemi olabilir

Uzmanlara göre Avrupa'nın dijital egemenlik hamlesinin akademi üzerindeki uzun vadeli etkileri henüz net değil.

Ancak son yıllarda yaşanan jeopolitik gerilimler, veri güvenliği kaygıları ve yapay zeka alanındaki rekabet, Avrupa'daki üniversiteler ve araştırma kuruluşları için dijital bağımsızlığı giderek daha stratejik bir konu haline getiriyor.

Bu nedenle önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın yalnızca enerji ve savunma alanlarında değil, bulut bilişim, yapay zeka ve akademik veri altyapıları konusunda da ABD'den daha bağımsız bir yol izlemeye çalışması bekleniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler