Ana içeriğe geç

Türklerin koku sırları! “Rûh-u Ten” okuyucuyla buluştu

Türk kültüründe kokunun tarihî yolculuğu bir kitaba konu oldu. Sahasında uzman isimlerin katkı sunduğu “Rûh-u Ten: Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe Koku” adlı eser, kokuyu kültürel hafızanın önemli bir parçası olarak ele alıyor.

Türklerin koku sırları! “Rûh-u Ten” okuyucuyla buluştu
Türkiye Gazetesi
16

Türk kültüründe kokunun tarihî yolculuğu bir kitaba konu oldu. Sahasında uzman isimlerin katkı sunduğu “Rûh-u Ten: Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe Koku” adlı eser, kokuyu kültürel hafızanın önemli bir parçası olarak ele alıyor.

Kuveyt Türk’ün destekleriyle hazırlanan eserde kokular, antik çağlardan Orta Asya’ya, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze uzanan serüveniyle birlikte tarihî, kültürel ve medeniyet perspektifiyle ele alınıyor. Danışmanlığını İslam sanat tarihi araştırmacısı ve koleksiyoner Bekir Kantarcı, proje koordinatörlüğünü Beste Gürsu’nun üstlendiği eserde, akademisyenler Prof. Dr. Üzlifat Özgümüş, Serkan Gedük, Dr. Çağrı Bakır, Meryem Karakurt, Salih Aslanbey, Prof. Dr. Neslihan Gürsoy, Prof. Dr. Abdulhalik Bakır, Dr. Huriye Bostanoğlu, Prof. Dr. Nazan Demir, Dr. Beyza Uzun Kutlay ve Doç. Dr. Selin Seda Timur’un makaleleri yer alıyor.

AZ ARAŞTIRILMIŞ BİR KONU

Konuya dair Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan kitabın danışmanı Kantarcı “Türklerin koku kültürü az araştırılmış ve yazılmış bir konu. Sahalarında uzman akademisyenlerin katkı sunduğu bu kitap ise dört senede meydana geldi. Koku tarihinden günümüz parfümlerine ve koku kaplarına kadar birçok konuyu ele alıyoruz. Her şeyiyle kokuya dair bir kaynak eser...” diyor.

ORTA ASYA’DA UD VE MİSK KULLANILMIŞ

Orta Asya’daki Türklerin de bir koku kültürü olduğunu söyleyen Kantarcı “Türkler çok eski tarihlerde daha tabii ve basit kokular meydana getirmişler. Eski Türklerde daha ziyade ud ağacı kullanmış. Bebeği kokuyla rahatlatmak maksadıyla çocuk beşikleri bile ud ağacından yapılmış. O devirde ceylan miski de sıkça kullanılmış. Özel günlerde ise bazı güzel kokulu bitkiler tercih edilmiş. Ancak kaynaklardaki bilgiler çok sınırlı. O günden bugüne gelen bir koku reçetesi bilmiyoruz” diyor. Kantarcı, İslam’ı kabulle birlikte Orta Asya geleneği ile Arap koku kültürünün birleştiğini, Osmanlının ise bütün bunları harmanlayarak gelişmiş bir koku kültürü ortaya çıkardığını söylüyor. Kitaptaki bilgilere göre kenevir, sedir, servi gibi bitkileri kullanan İskitler, macun tipi kokuyu keşfetmişler. Hun, Göktürk ve Uygurlarda ise tütsü ve misk öne çıkmış. Orhun Kitabelerinde de “kokuluk” tabiriyle tütsü kullanıldığına dair bir işaret yer almış.

Kaynağa Git

İlgili Haberler