ABD Başkanı Donald Trump’ın Türk savunma sektörüne ilişkin sözleri, Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde en dikkat çekici açıklamalardan biri oldu. Trump, “İnsanlar Türkiye’nin ne kadar güçlü bir orduya sahip olduğunu bilmiyor. Birçok güçlü silahları var. Çok güçlü bir ordu” ifadelerini kullanırken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise Türkiye’nin savunma sanayi üretiminin ittifak açısından taşıdığı önemi vurguladı. Rutte, Türk savunma sanayisinin diğer NATO ülkelerini de desteklediğinin altını çizdi. Rakamlar, üretim gücü, teknolojik seviye ve ihracat ağı Türkiye'nin bölgesindeki en güçlü savunma merkezine dönüştüğünü ortaya koyuyor.
10 MİLYAR DOLARLIK EŞİK AŞILDI
Türk savunma sanayisinin son yıllardaki yükselişini ortaya koyan en güçlü göstergelerden biri ihracat rakamları oldu. Savunma ve havacılık ihracatı 2024’te 7,15 milyar dolar düzeyindeyken, 2025’e ilişkin sektör verileri toplam ihracatın 10,56 milyar dolara ulaştığını gösteriyor.Böylece yıllık artış yaklaşık yüzde 48’e yükseldi. Uluslararası savunma araştırmalarına göre dünyanın en büyük 100 silah üreticisi sıralamasında Türkiye’den beş şirket yer alıyor. Bu firmaların toplam silah gelirleri 10,1 milyar dolara ulaşırken yıllık artış yüzde 11 olarak hesaplandı. Makine ve Kimya Endüstrisi’nin de listeye girmesiyle Türkiye’nin küresel ölçekte büyük üretici şirket sayısı arttı. Uluslararası savunma istatistiklerine göre Türkiye’nin askeri harcamaları da aynı dönemde büyüdü. Verilere göre 2025’te askeri harcamalar yaklaşık yüzde 7,2 artarak 30 milyar dolara ulaştı ve Türkiye dünyanın en yüksek askeri harcama yapan ülkeleri arasında 18’inci sırada yer aldı.
HAVADA KAAN, AKINCI VE KIZILELMA DÖNEMİ
Beşinci nesil savaş uçağı olarak geliştirilen KAAN, Türkiye'nin en büyük askeri havacılık projelerinden biri durumunda. Projenin hedefi yalnızca yeni bir savaş uçağını envantere katmak değil; radar, görev bilgisayarı, elektronik harp, mühimmat, sensör ve yazılım altyapısını da aynı milli üretim zinciri içinde bir araya getirmek. İnsansız hava araçlarında ise Bayraktar TB2’nin ardından AKINCI ve KIZILELMA yeni dönemin temel platformları arasında yer alıyor. Baykar’ın 2023’te Suudi Arabistan ile AKINCI ihracatı için imzaladığı yaklaşık 3 milyar dolarlık anlaşma, Türk savunma sanayisinin bugüne kadarki en büyük ihracat sözleşmelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
DENİZDEN FÜZEYE GENİŞ ÜRETİM AĞI
Türkiye aynı anda savaş gemileri, denizaltılar, insansız hava araçları, zırhlı araçlar, radar sistemleri, elektronik harp teknolojileri, hava savunma sistemleri ve hassas güdümlü mühimmat geliştirip üretebiliyor. TCG Anadolu bu dönüşümün en görünür sembollerinden biri kabul ediliyor.MİLGEM programı kapsamında korvet ve fırkateyn üretim bandı da genişletiliyor. Kara kuvvetlerinde ALTAY ana muharebe tankı, farklı sınıflardaki zırhlı araçlar ve topçu sistemleri ise küresel savunma medya organlarında manşetlerde yer alıyor.
İLGİ ÇELİK KUBBE'NİN ÜZERİNDE
Çelik Kubbe entegre hava savunma sistemi ise Türkiye'nin en iddialı projeleri arasında yer alıyor. Radarlar, sensörler, elektronik harp unsurları, komuta merkezleri ve farklı menzillerdeki önleyici sistemleri tek ağ altında birleştirmeyi amaçlayan yapı için 2025’te 6,5 milyar dolarlık yeni sözleşmeler imzalandı. NATO Zirvesi'nde ise Türkiye’nin ülke çapındaki hava savunma kapasitesini büyütmeye yönelik 24 milyar dolarlık ek hamlesi gündeme geldi. Türkiye, uluslararası savunma basın organlarında yalnızca büyük kara ordusuna sahip ülke olmaktan çıkarak hava, deniz, füze, elektronik harp ve insansız sistemleri aynı askeri mimaride birleştiren çok katmanlı bir güç olarak mercek altına alınıyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel