Rusya’nın Avrupa ile yapılacak gelecekteki petrol ve gaz anlaşmalarında Rus rublesi ve Çin yuanını kullanma yönündeki çıkışı, enerji piyasalarında yeni bir başlık açtı. Moskova’nın bu adımı, Ukrayna savaşı sonrası değişen enerji ticareti, Batı yaptırımları ve Avrupa’nın Rus petrolü ile gazından çıkış planı çerçevesinde gündeme geldi. Savaş öncesinde Avrupa, Rus doğalgazının en büyük pazarıydı. 2021 yılında Avrupa Birliği’nin Rusya’dan aldığı doğalgaz miktarı 150 milyar metreküpün üzerindeydi. Rusya’nın AB boru hattı gaz ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 40 seviyesindeydi. 2025’e gelindiğinde tablo büyük ölçüde değişti. Rusya’dan AB’ye gelen gaz miktarı 36 milyar metreküp seviyesine kadar geriledi. Rusya’nın AB boru hattı gaz ithalatındaki payı yüzde 6’ya indi. Boru hattı gazı ve LNG birlikte hesaplandığında Rusya’nın AB toplam gaz ithalatındaki payı 2025 yılında yaklaşık yüzde 12 oldu.
YÜZDE 3'ÜN ALTINA İNDİ
Petrol tarafında da benzer bir dönüşüm yaşandı. Avrupa Birliği’nde Rus petrolünün enerji ithalatındaki payı savaş öncesinde yüzde 27 seviyesindeydi. Bu oran 2025 itibarıyla yüzde 3’ün altına indi. Kömürde ise Rusya’nın payı yüzde 50’den sıfıra geriledi. Buna karşın Rusya’nın enerji ihracatı tamamen durmadı. Rus petrolü ve gazı, Avrupa pazarındaki kaybın ardından büyük ölçüde Çin, Hindistan, Türkiye ve farklı Asya pazarlarına yöneldi. Rusya’nın fosil yakıt ihracatında en büyük kalem ham petrol oldu. Savaşın üçüncü yılında Rusya’nın küresel fosil yakıt ihracat geliri yaklaşık 242 milyar euro olarak hesaplandı. Bu gelirin 104 milyar eurosu ham petrolden geldi.
TÜRKİYE'DE ÖNEMLİ ALICILARDAN
Uzmanlara göre bu tablo, Rusya’nın enerji gelirlerinde petrolün halihazırda belirleyici kalem olduğu şeklinde yorumlanıyor. Rusya’nın ham petrol ihracatında alıcı dağılımı da savaş sonrası dönemde değişti. 2025 verilerine göre Çin, Rus ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 47’sini aldı. Hindistan’ın payı yüzde 38 oldu. Türkiye yaklaşık yüzde 6 payla Rus ham petrolünde öne çıkan alıcılar arasında yer aldı.Avrupa Birliği’nin Rus ham petrol ihracatındaki payı ise yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar geriledi. Petrol ürünlerinde ise Türkiye ilk sıraya çıktı. Rus petrol ürünleri ihracatında Türkiye’nin payı yaklaşık yüzde 27 olarak hesaplandı. Çin yüzde 13, Brezilya yüzde 11, Hindistan ise yüzde 8 pay aldı.
LNG'DE AVRUPA ÖNDE
LNG tarafında ise Avrupa’nın payı dikkat çekti. Rus LNG ihracatında AB, 2025 yılında yaklaşık yüzde 49 payla en büyük alıcı konumunu korudu. Çin’in Rus LNG ihracatındaki payı yüzde 23, Japonya’nın payı ise yüzde 18-19 bandında gerçekleşti. Bu tablo, AB’nin boru hattı gazında Rusya’dan uzaklaşmasına rağmen LNG tarafında ticaretin sürdüğünü ortaya koydu. Boru hattı gazında ise Çin’in ağırlığı arttı. Gazprom, 2025 yılında Çin’e Sibirya’nın Gücü boru hattı üzerinden 38,8 milyar metreküp doğalgaz gönderdi. Bu miktar, 2024 yılına göre artış anlamına geldi. Aynı dönemde Rusya’nın Avrupa’ya boru hattı gazı ihracatı ise 18 milyar metreküp seviyesine kadar indi. Öte yandan Avrupa tarafında ise Rus gazının yerini ABD ve Norveç kaynaklı gaz aldı. 2021 yılında ABD’den AB’ye gelen gaz miktarı 18,9 milyar metreküp seviyesindeydi. 2025 yılında bu rakam 75,6 milyar metreküpe yükseldi. Norveç’ten gelen gaz miktarı ise aynı dönemde 79,5 milyar metreküpten 89,3 milyar metreküpe çıktı.
EN ÖNEMLİ BAŞLIK OLACAK
Küresel enerji dengelerinin savaş sonrası dönemde yeniden şekillendiğini belirten İktisat Uzmanı-Ekonomist Barlas Yurtsever, Rusya’nın ruble ve yuan çıkışının da bu yeni tablo içinde okunması gerektiğini söyledi. Yurtsever, “Rusya, Avrupa ile gelecekte yapılacak enerji anlaşmalarında dolar ve euro yerine ruble ile yuan kullanımını öne çıkarırken, Çin ile enerji ticaretindeki artış dikkat çekiyor. Çin, Rus ham petrolünde en büyük alıcı konumuna yükseldi. Rusya’nın Çin’e boru hattı gazı ihracatı 2025 yılında 38,8 milyar metreküpe ulaştı. Rusya ile Çin arasında Sibirya’nın Gücü hattı üzerinden yıllık 44 milyar metreküpe çıkacak yeni hacim hedefi de gündemde. Buna karşılık Avrupa tarafında Rus gazından geri çekilme süreci devam ediyor. AB’nin 2027 sonuna kadar Rus gazı ithalatını tamamen durdurma hedefi, gelecekteki enerji anlaşmalarının hacmini sınırlayabilecek en önemli başlık olarak öne çıkıyor” dedi.
[email protected]
Kaynak: Web Özel