Emekli ve memur için Temmuz zammı kapıda. 5 aylık veriler kesinleşti, 6 aylık projeksiyonlar şekillendi. Sosyal Güvenlik Müşaviri ve Ekonomist Murat Bal, 2026 yılının ilk beş aylık enflasyon verilerine göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 16,60, memur ve memur emeklileri için ise yüzde 12,4 oranında artışın şimdiden kesinleştiğini belirtti.
Haziran ayı enflasyonunun da eklenmesiyle 6 aylık enflasyonun yüzde 18,50-20 bandında gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Bal, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı. Beklentiler yüzde 20 bandındayken, 23-24 bin TL seviyesinde bir taban maaş düzenlemesi mümkün mü? Enflasyon farkı, toplu sözleşme payı ve kök maaş tahminleri ne? İşte Temmuz ayında emekliyi bekleyen senaryolar...
SSK ve Bağ-Kur emeklileri ne kadar zam alacak?
Murat Bal: 2026 yılının ilk beş aylık enflasyon verileri dikkate alındığında, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için şimdiden %16,60 oranında zam kesinleşmiş durumdadır. Haziran ayı enflasyonunun da eklenmesiyle birlikte bu oranın daha da yükselmesi beklenmektedir.
Piyasa beklentileri doğrultusunda 6 aylık enflasyonun %18,50-%20,00 civarında gerçekleşmesi beklenmektedir. SSK ve Bağ-Kur emeklileri Temmuz ayında yaklaşık bu oranlarda zam alacaktır. Çünkü mevcut mevzuata göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıkları doğrudan 6 aylık TÜFE oranında artırılmaktadır.
Memur ve memur emeklileri için öngördüğünüz zam oranı nedir?
Murat Bal: Memur ve memur emeklileri açısından ise sistem farklı işlemektedir. Bu kesim, toplu sözleşme zammına ilave olarak enflasyon farkı almaktadır.
İlk beş aylık veriler ışığında memur ve memur emeklileri için oluşan artış oranı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin gerisinde kalmaktadır. Haziran ayı verisinin ardından memur ve memur emeklileri için toplam artışın %15 ila %17 bandında şekillenmesi beklenmektedir.
Eğer 6 aylık enflasyon beklendiği gibi %18,50-%20,00 seviyelerinde gerçekleşirse, memur ve memur emeklilerinin Temmuz ayında alacağı toplam zam oranının yaklaşık %16-%18 seviyelerinde oluşacağını öngörüyorum.
Temmuz zammı için enflasyon verileri şekillenmeye başladı. SSK ve Bağ-Kur emeklileri doğrudan enflasyon oranını zam olarak alırken, memur ve memur emeklilerinin "toplu sözleşme farkı" ile sürece dahil olması maaşlar arasındaki makası nasıl etkileyecek?
Murat Bal: Son yıllarda olduğu gibi Temmuz ayında da SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur emeklileri arasında zam oranı farklılığı ortaya çıkacaktır. SSK ve Bağ-Kur emeklileri doğrudan enflasyon kadar artış alırken, memur emeklileri toplu sözleşme sistemi nedeniyle daha düşük oranda artışla karşılaşabilmektedir.
Bu durum, emekliler arasındaki gelir adaletsizliği tartışmalarını artırmakta ve farklı statülerden emekli olan vatandaşlar arasında maaş makasının açılmasına neden olmaktadır. Hatta son 3-4 yıla baktığımızda, memur emeklilerinin sürekli olarak geride kaldığını görmekteyiz. Memur emeklilerimiz, 2023 yılında yapılan seyyanen zamdan da faydalanamadı. Eskiden sahip oldukları avantajlı konumu maalesef kaybettiler.
Beklentilerin üzerinde bir Haziran enflasyonu gelmesi durumunda, kök maaşı düşük olan emekliler için "en düşük emekli maaşı" düzenlemesi konusunda nasıl bir beklenti içerisindesiniz?
Murat Bal: Yaklaşık %18-%20 seviyesinde gerçekleşmesi beklenen bir enflasyon karşısında, en düşük emekli aylığının mevcut haliyle bırakılması oldukça zor görünmektedir. Çünkü milyonlarca emeklinin kök aylığı düşük seviyede bulunduğundan, yapılan zamların önemli bir kısmı maaşlarına tam olarak yansımamaktadır.
Bu nedenle Temmuz ayında sadece zam oranlarının değil, aynı zamanda en düşük emekli aylığının da yeniden belirlenmesine yönelik bir yasal düzenlemenin TBMM gündemine gelmesini bekliyorum. Şahsi fikrim, en düşük emekli maaşının 23.000-24.000 TL bandında gerçekleşeceği yönündedir.
Temmuz ayında seyyanen zam ya da refah payı düzenlemesi gündeme gelebilir mi?
Murat Bal: Mevcut ekonomik program nedeniyle geniş kapsamlı bir seyyanen zam ihtimalini güçlü görmüyorum. Hatta şöyle somut bir örnek de vereyim; hatırlarsanız bu yıl iki bayram geçirdik ve bayram ikramiyelerinde maalesef herhangi bir artış yapılmadı. Bu bile tek başına hükümetin ek zamlara temkinli yaklaştığını göstermektedir.
Ancak özellikle düşük gelirli emeklilerin alım gücündeki kayıp dikkate alındığında, hükümetin en düşük emekli aylığında ilave artış veya sınırlı bir refah payı formülü üzerinde çalışması gerektiğini düşünüyorum.
Temmuz ayında açıklanacak zam oranları emeklilerin gelirlerinde nominal bir artış sağlayacaktır. Ancak asıl mesele, emeklilerin satın alma gücünün korunmasıdır. Bugün emekliler, enflasyonun yanı sıra kira, gıda ve sağlık harcamalarındaki olağanüstü artışlarla mücadele etmektedir. 2024 yılı "Emekliler Yılı" olarak ilan edilmişti; ancak maalesef beklenen düzeltmeler ve iyileştirmeler hayata geçirilemedi. Bu nedenle sadece TÜFE oranında zam yapmak değil, kök maaş sorununu çözmek ve emeklilerin yaşam standartlarını yükseltecek kalıcı reformları hayata geçirmek gerekmektedir.