Ana içeriğe geç

Hayatta ne ekersen onu biçersin…

Hayatta ne ekersen onu biçersin…
Ekonomim.com
16

MSCI’ın 2026 Piyasa Sınıflandırma İncelemesi’nde Türkiye ve Endonezya özel gündeme alınmış durumda. Gerekçe, pay sahipliği şeff afl ığındaki eksikler ve koordineli işlem şüpheleri. Kasım 2026’ya kadar net ilerleme sağlanmazsa, iki ülke için yeniden sınıfl andırma danışma süreci başlayabilir. Bu, piyasalar açısından ciddi bir uyarı niteliğinde bugün.

Yatırımcılar, MSCI endekslerini takip ederek dünya genelindeki farklı piyasalar için kolayca yatırım kararları oluşturabilir. Farklı bölgeler ve coğrafyalar için geliştirilen MSCI endeksleri, ilgili pazar segmentlerini detaylı analizlerle yansıtır.

Hayatta ne ekersen onu biçersin… - Resim : 1

Geçtiğimiz günlerde küresel piyasalarda yatırım kuruluşlarına gösterge niteliğinde önemli borsa endeks verileri sağlamakta olan MSCI (Morgan Stanley Capital International) tarafından Türkiye kritik bir uyarıya tabi tutuldu. İlgili kurum tarafından yapılan ikaz borsa endeksindeki piyasa sınıflandırmasına yönelik olmuştur.

MSCI gelişmekte olan piyasalar endeksi, 24 adet gelişmekte olan ülkedeki 1.200 adet büyük yerel borsa şirketlerini kapsamaktadır. Endeksin kapsamındaki şirketlerin toplam borsadaki piyasa değeri $13 Trilyona yakın durumdadır. Doğal olarak bu kadar büyük bir piyasa değerini temsil etmekte olan endeksin dönemsel performansını portföy yönetimi ve sigorta sektöründe baz almakta olan büyük borsa yatırım fonları bulunmaktadır.

%23, Çin %20, Hindistan %11, Brezilya %4 şeklinde iken Türkiye’nin ağırlığı %0.4 düzeyinde oldukça düşük durumdadır.

Bugünden 20 yıl öncesinde aynı endeks içerisinde borsadaki Türk şirketlerinin ağırlığı %4 seviyesine kadar yükselmişti. Bu sonuç geçen zaman zarfında sermaye piyasalarında işleri doğru bir şekilde yönetmediğimizin çok somut bir kanıtıdır.

MSCI Endeksi ne işe yarar?

MSCI endeksi nasıl yorumlanır konusu yeni yatırımcılar veya hali hazırda alış satış işlemi gerçekleştiren kullanıcılar tarafından sıkça merak edilmektedir. Yatırımcılar, MSCI endekslerini takip ederek Dünya genelindeki farklı piyasalar için kolayca yatırım kararları oluşturabilir. Farklı bölgeler ve coğrafyalar için geliştirilen MSCI endeksleri, ilgili pazar segmentlerini detaylı analizlerle yansıtır.

Yatırımcılar, portföylerini dengelemek veya farklı araçlara yatırım yapmak amacıyla MSCI endeks verilerini analiz amaçlı kullanabilir. Dünya genelindeki piyasa verilerini detaylı şekilde takip etmek ve kolayca anlamak için değerli ölçüt olarak tanımlanan MSCI endeksleri, portföy risklerini minimize etmeye de yardımcı olur. Bilinçli ve bilgiye dayalı yatırım kararları almaya yönelik detaylı veriler içeren MSCI endeks ölçütü, çeşitlendirilmiş portföyleri hızlıca yönetmeyi de destekler. Ayrıca, MSCI endeks verileri ilgi duyulan bölgeler hakkında piyasaları daha ayrıntılı görebilmeye katkı sağlar.1

MSCI, en son açıkladığı “2026 Piyasa Sınıflandırma İncelemesi” sonuçlarında Türkiye ve Endonezya hisse senedi piyasalarını pay sahipliği şeffaflığındaki eksiklikler ve koordineli işlem şüpheleri gerekçesiyle özel gündem maddesi şeklinde konuyu ele aldı.

MSCI, her iki ülkenin mevcut sorunu gidermek üzere bir aksiyon almakta olduklarını ifade etmekle birlikte, Kasım 2026 MSCI endeks incelemesine kadar net ve şeffaf bir ilerleme gerçekleşmemesi durumunda ilgili ülkelere yönelik olarak yeniden sınıflandırma danışma sürecinin başlatılabileceğini belirtmiştir.

Uluslararası kurumsal yatırımcılar, bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakın ilişkili fon varlıklarını kapsayan olası koordineli işlem davranışlarına ilişkin tekrar eden bir takım şüpheli örnekleri MSCI'a aktardıkları düşünülmektedir. Bu uygulamaların, söz konusu şirketlerin halka açık hisse oranı (serbest dolaşım) miktarlarını yapay biçimde şişirdiği öne sürülmektedir. MSCI, söz konusu endişelerin uluslararası kurumsal yatırımcıların gerçek serbest dolaşım miktarını değerlendirme ile portföy oluşturma ve endeks benzetimi amaçlı piyasa fiyatlarına güvenmekapasitelerini ciddi ölçüde kısıtladığını ifade etmektedir.2

Öncelikle yapılan uyarı oldukça önem arz eden, sorumluların üzerinde kapsamlı bir şekilde çalışmalarını gerektire Türkiye Sermaye Piyasasının geleceği yönünden mihenk taşı sayılabilecek bir konudur.

Bilindiği üzere MSCI, uluslararası sermaye piyasalarındaki hisse senetlerinin performansını ölçmek amacıyla oluşturulmuş, Dünya çapında binlerce şirketi kapsayan önemli bir endeks sağlayıcısıdır.

Dünya genelindeki yatırımcılar, MSCI tarafından oluşturulan bu endeksleri kullanarak küresel piyasa trendlerini takip etmektedir. Kurum tarafından hazırlanan en bilinen endekslerden bazıları şunlardır;

MSCI Dünya Endeksi: Gelişmiş ülkelerdeki büyük ve orta ölçekli şirketlerin hisse senetlerini izlemektedir.

MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi: Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ekonomilerdeki piyasa performansını ölçmektedir.

MSCI Türkiye Endeksi: Türkiye piyasasındaki büyük ve orta ölçekli şirketlerin performansını yansıtır ve küresel yatırımcılar tarafından Türkiye'ye yönelik yatırımların kıyaslanmasında birincil referans olarak kullanılır.

Endeks kapsamındaki şirketler ve ağırlıkları, piyasa değerleri ve likidite gibi kriterler doğrultusunda yılda dört kez (genellikle Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında) kapsamlı bir şekilde gözden geçirilir. Bu güncellemeler, ilgili ülkelerdeki borsalar üzerindeki yabancı porföy giriş çıkışları açısından zaman zaman önemli hareketlilikler oluşturabilir.

MSCI Gelişmiş Ülkeler Endeksi içerisinde ABD, Kanada, Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, İspanya..vs. şeklinde birçok Avrupa ülkesi yer alırken, Singapur, Avustralya, Hong Kong, Japonya şeklinde Asya ülkeleri de bulunmaktadır.

MSCI Gelişmekte Olan Ülkeler Endeksi içerisinde Brezilya, Meksika, Şili, Yunanistan, Mısır, Macaristan, Güney Afrika, Türkiye, BAE gibi ülkeler yer almaktadır.

MSCI Sınır Ülkeler Endeksi içerisinde ise, Bahreyn, Benin, Kenya, Kazakistan, Nijerya, Senegal, Tunus gibi bir çok az gelişmiş ülkeler bulunmaktadır.

Yıllardır piyasalarda yaşanmakta olan bu tür çalkantılardan sonra Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yeni bir mevzuat değişikliğini gündemine aldı. Söz konusu düzenleme kapsamında, gerçek yararlanan sahipliği zaten serbest dolaşım dışında tutulan taraflara ait fon varlıklarının borsanın serbest dolaşım hesaplamalarından çıkarılması öngörülmektedir.

MSCI ise, bu gelişmeyi önemli bir adım bulmakla birlikte, piyasa katılımcılarının düzeltilmiş hesaplamaların fiili yansımalarını görmek istediklerini aktardı. Uluslararası yatırımcılar ayrıca yararlanan sahipliğin ayrıntılı ve zamanında açıklanması, koordineli işlem davranışına karşı güçlü gözetim ve uygulama mekanizmaları ile yapısal olarak bozulmuş serbest dolaşım sergileyen menkul kıymetlerin tespiti için şeffaf ve kurala dayalı bir çerçeve talep etmektedir.

Tüm bu gelişmeler olanca hızıyla devam ederken sosyal medya hesapları arasında dolaşırken @vobtrader hesabı altında görece küçük pay sahipliğine sahip şirketlerin piyasa değerlerindeki olağanüstü yükselişler neticesinde BİST endeksi üzerindeki etkisi üzerine görüş alışverişinin yapıldığını gördüm. MSCI ikazı ile ilintili bir konu olması hasebiyle konuyu gündemde tutmakta yarar var

Örneğin 2026 başı itibarıyla BİST.30 endeksine ASELS şirketinin %13, BIMAS şirketinin %9, DSTKF şirketinin %9, THYAO şirketinin %7 şeklinde etkide bulunmakta olduğunu görüyoruz. Burada veri sağlayıcısı kurumların borsadaki şirketlerin güncel piyasa değerleri üzerinden geriye dönük bir statik ağırlıklandırma yaparak borsa endeks payına ilişkin sonuç üretmelerinin doğru olmadığını hatırlatmak isterim.

Bu tartışmalarda dikkat edilmesi gereken nokta şirket piyasa değerlerinin geriye dönük olarak günlük olarak değişmesi, fiili dolaşımdaki pay sayısının geriye dönük olarak bugüne kıyasla fark etmiş olabilmesi gibi nedenlerden dolayı endeks ağırlıklarının tarihsel bir sabitliğe sahip olamayacağı gerçeğini unutmamak gerektiğidir.

Neticede bir hissenin fiili dolaşımdaki pay senedi piyasa değeri, fiili dolaşımdaki pay senedi sayısı ile hissenin piyasa fiyatının çarpımından oluşmaktadır.

Hisse senedinin endeks içerisindeki ağırlığı ise, hissenin fiili dolaşımdaki pay senedi piyasa değerinin endeks içerisindeki tüm hisse senetlerinin toplam fiili dolaşımdaki pay sayısına bölümü ile hesaplanmaktadır.

Dolayısı ile hisse senedinin bir yıl önceki değerinden türetilen endeks ağırlığı ile aynı hisse senedinin bugünkü endeks ağırlıklarının eşit olmaması gerekir.

Yabancı yatırımcılar absürtlüklere seyirci kalmayı tercih ediyor

Her şey bir günde yaşanmadı ki... Öncelikle yıllar önce sermaye piyasalarından yabancı sağlam kurumsal yatırımcılar çıktı, piyasalarda hızla derinlik ve likidite kayboldu, borsadaki manipülasyon suçlarında artışlar yaşandı, küçük hisse senetlerinin fiyatlarında %1.000’leri aşan, yatırım fon getirilerinde %10.000’leri bulan olağanüstü artışlar gerçekleşti. Yabancı yatırımcılar doğal olarak 2013’ten bugüne kadar gerçekleşen tüm bu absürtlüklere günümüzde seyirci kalmayı tercih ediyor. Bundan sonrası için artık ne diyebiliriz ki neye niyet neye kısmet…

[1] https://www.yf.com.tr/yf-akademi/blog/%20msci-endeksi-nedir

2 https://tr.investing.com/news/economy-news/mscin-2026-piyasa-snflandrma-incelemesinde-turkiyeye-kritik-uyar-3954934

Kaynağa Git

İlgili Haberler