Ana içeriğe geç

İşçi mutsuz, işveren mutsuz… Peki bu mutsuzluk niye?

İşçi mutsuz, işveren mutsuz… Peki bu mutsuzluk niye?
Ekonomim.com
16

Türkiye’de mal ve hizmet üreten gerçek iş dünyası gerçekten cenderenin içerisinde…

Üretim yapan, istihdam yaratan, döviz getiren, yatırım yapan iş dünyası… Her türlü sıkıntıya veya cendereye maruz kalan da o…

Bunu sağlıklı anlayabilmek için konuya hem hakim olmak hem de gerçekçi olmak lazım.

Yukarıdaki ifademizden körü körüne iş dünyasından yana tavır aldığımız ve hatta çalışana karşı olduğumuz yaftası vurulabilir. Ama işin aslı bambaşka.

Ülkemizde çalışan kesimin işverene maliyetine yönelik çok farklı çalışmalar yapılıyor. Genel toplamda veya sektörler itibariyle, hatta bölgeler ve zaman itibariyle çeşitli araştırmalar oluyor. Ancak bunlar çok da sistematik ve düzenli olarak ortaya konulmuyor. Yani çalışmalar resmi bir kimlikle ve periyodik olarak yapılmıyor ya da sergilenmiyor.

Bu çalışmaların çok açık bir şekilde ortaya konulması elbette kolay değil. “İşçi düşmanı” damgasını yemek an meselesi.

Konu bir yandan da rakamları ortaya koymak, ülke gerçeğini görmek ve anlamak meselesi.

Dilerseniz, sadece örnek olması adına birkaç özel çalışmayı sizinle paylaşalım. Farklı zaman dilimleri ve farklı para birimleri açısından bazı rakamları ortaya koymaya çalışalım.

- 2022 yılı Ocak ayından 2026 yılı Mayıs ayına kadar geçen yaklaşık 4.5 yıllık sürede enflasyon yüzde 437 artmış, buna karşın asgari ücret yüzde 560 artış sergilemiş. Bu dönemde dolar kuru ise yüzde 236 ve Euro kuru yüzde 247 yükselmiş. Bu oranlar, 2022 yılı Ocak ayının 100 alınmasıyla bugün vardığı nokta şeklinde hesaplanmış.

- Bir başka çalışmaya göre 2020 yılında bir çalışanın giydirilmiş maliyeti Türk Lirası cinsinden 100 lira iken 2024 yılında 1.036 lira olmuş. Yani 4 yılda personel maliyeti 10 katın üzerinde artış sergilemiş. Oysa bu sürede100 olan dolar kuru 260’a çıkmış.

Yukarıdaki her iki bilgiye iki açıdan bakılabilir. Birincisi, belirtilen sürelerde ücret artışının seyri. İkincisi de Türk Lirası karşısında dövizin seyri. İkili para sisteminin fiilen geçerli olduğu ülkemizde özellikle giderleri Türk Lirası ve gelirleri tamamen ya da kısmen döviz olan işletmelerin karşılaştığı maliyetler. Örneğin turizm sektörü... Gelirlerin tamamı döviz cinsi, tüm giderler ve girdileri de Türk Lirası cinsinden olduğu için TÜFE rakamlarının sektör üzerinde yarattığı kârsızlık ortada.

Şimdi de biraz daha fokuslanalım ve özellikle imalat sanayiinde vasıfsız bir asgari ücretlinin maliyetlerinin hesabına bakalım. Bu bilgiler ağırlıklı işverenlerin oluşturduğu bir WhatsApp grubuna ait.

Bir asgari ücretlinin eline geçen yıllık net ücreti, yıllık işçi ve işveren SGK payları, gelir vergisi kesintileri, 1 yıllık kıdem ve ihbar tazminatı, izin, yemek, iş elbisesi ve şehir içi taşıma ücreti olarak dikkate alan bir çalışma. 2022 yılı Ocak ayı ile 2026 yılı Ocak ayı itibariyle düzenlenen ayrıntılı bir tabloyu, ilk tabloda görüyoruz…

İşçi mutsuz, işveren mutsuz… Peki bu mutsuzluk niye? - Resim : 1

İşçi mutsuz, işveren mutsuz… Peki bu mutsuzluk niye? - Resim : 2Bu dönemde TÜİK, İTO ve ENAG’ın yıl sonu enflasyon rakamlarına da 2’nci bir bakalım.

Yukarıdaki iki tablo 2022-2026 arası dönemde bize şunu gösteriyor:

- Net ücret artışı 5.76 kat olmuş,

- Vergi, sigorta ve diğer maliyetler 4.74 kat artmış,

- İşverene maliyeti 5.16 kat olarak gerçekleşmiş,

- Çalışan da toplam ödemenin yüzde 42-47’sini net ücret olarak almış,

- Tabi tüm bu gelişmeler üç farklı enflasyon göstergeleri arasında gerçekleşmiş.

Aslında şimdi anlaşılması gerekir, işçinin de işverenin de neden mutsuz olduğu… Verimliliği de dikkate almayan bu kadar yüksek kesintiler ve maliyetler mutsuzluğun devamı anlamına geliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler