Olay, bir kargo şirketinde kurye olarak çalışan işçinin, işyerinde temizlik yapması istenmesi üzerine yaşanan tartışmayla başladı. Dosyaya göre, temizlik sırasında şefin “Leke kalıyor, düzgün sil” şeklindeki uyarısına karşı işçi, temizlik işinin görev tanımında bulunmadığını söyledi. Bunun üzerine birim yöneticisinin yüksek sesle “Yapamıyorsan defol git” dediği, işçinin de “Ne diyorsun sen?” diyerek yöneticisinin üzerine yürüdüğü, diğer çalışanların araya girmesiyle tarafların sakinleşerek çalışmaya devam ettiği belirtildi. Ancak olaydan altı gün sonra işçinin iş sözleşmesi, amirine hakaret ettiği ve saldırgan davrandığı gerekçesiyle feshedildi.
SON SÖZÜ YARGITAY SÖYLEDİ
İşçi, işten çıkarılmasının haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin ödenmesini, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesini talep etti. İlk derece mahkemesi, temizlik yaptırılmasının işçinin görev tanımı kapsamında olmadığını, işveren temsilcisinin kullandığı “defol git” sözünün tahrik edici nitelikte olduğunu belirtti. Mahkeme, işçinin amirinin üzerine yürümesinin kusurlu bir davranış olduğunu ancak bunun iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesini gerektirecek ağırlıkta bulunmadığını değerlendirerek işçilik alacaklarının bir kısmına hükmetti.
İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ise işçinin, işten çıkış kodunun düzeltilmesini istemekte hukuki yararı bulunduğunu belirledi. Mahkeme, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmediği sonucuna vararak SGK’ya bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesine karar verdi. Temyiz edilen dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtip hükmü onadı.