Emperyalist Batı’daki derin kriz ve Atlantik hegemonyasından uzaklaşma adımları, özellikle sanayi üretiminde Çin’e yönelişi hızlandırdı. Bu yönelişte en dikkat çeken ülke Almanya. AB’deki en önemli ve üretken ekonomi. Emperyalist sistem içindeki krizlerden de en çok etkilenen ülke. Büyük fabrikalar azalan gelirlerini işten çıkarmalarla istikrara kavuşturmaya çalışıyor. Art arda gelen işten çıkarma veya yeni alımlara ara verme haberleri, Alman toplumunda endişe yaratıyor.
Ekonomide yaşanan zorluklarla artan maliyet ve düşen kârlılıkla mücadele etmek için büyük çaplı işten çıkarmaya gidenler arasında, Alman ekonomisinin büyük şirketleri var: VolksWagen, Thyssenkrupp, DHL, Commerzbank, Deutsche Bank, Audi, Deutsche Bahn ve Siemens... Almanya’nın sembollerinden sayılan VW, 100 bin işçi çıkarmayı planlıyor.
Alman ekonomisi, bölgedeki diğer ülkelere oranla daha büyük bir rol oynayan imalat sektöründeki kalıcı zayıflık nedeniyle kırılganlığını koruyor. Yapısal sorunların da ekonomiyi yavaşlattığı Almanya‘da, bir zamanlar oldukça başarılı olan yöntemler sonuç vermiyor. “Ucuz enerji ve ara malı ithal et, işle ve yüksek kaliteye sahip ‚Made in Germany‘ olarak pahalı şekilde ihraç et“ biçimindeki iş modeli artık yeterli olmuyor. Avrupa‘nın en büyük, bel kemiğini oluşturan şirketler, artan enerji fiyatları ve ihracata bağımlık nedeniyle zorluk içinde. Almanya ekonomisi, dış talepteki düşüşe bağlı sert dalgalarla mücadele etmekte zorlanıyor. İki yıllık gerilemeden sonra bu yıl da zayıf ekonomik büyümeye hazırlanıyor.
BİRİNCİ TİCARET ORTAĞI ÇİN
Almanya‘nın özellikle otomotiv, makina ve kimya firmaları, Çin’de üretime yönelmişti. ABD hegemonyası ve Batı‘nın işveren kuruluşlarının baskı ve karşı çıkmalarına rağmen Almanya’nın en önemli firmaları Çin’deki varlıklarını sürdürdüler.
Avrupa’nın lider ekonomisi Almanya’nın birinci ticaret ortağı Çin. Çin’in Almanya ile ticaret hacmi 250 milyar avro. Ancak Almanya bu ticette 90 milyar avro açık veriyor.
AB-Almanya ve Çin arasındaki görüşmelerde karşılıklı olarak iki taraf lehine kararlar oluşturuluyor. Çin zaten bütün ilişkilerinde ‘kazan kazan’ ilkesini masaya getiriyor. Çin’in karşılıklı yarar temelli yaklaşımı, üretimde verimlilik, ileri teknoloji gibi etkenler, Avrupa’nın genel olarak Çin’e ve Avrasya’ya yönelişini güçlendiriyor.
2025’TE 7 MİLYAR AVRO
Almanya-AB arasında olumlu yönleriyle gelişme kaydeden adımları ve aşamaları anlamak açısından bazı toplantı ve değerlendirmelere değinmekte yarar var:
Mayıs 2026 sonunda Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletinin merkezi Guangzhou’da Çin ve Alman yetkilileri ve iş dünyası liderleri bir araya geldi. Guangdong Vali Yardımcısı Zhang Guozhi de Çin’in 14. Beş Yıllık Plan döneminde (2021-2025) Guangdong ile Almanya arasındaki ticaretin, yıllık ortalama yüzde 6,4’lük bir artışla 217 milyar yuan (yaklaşık 31,83 milyar ABD doları) seviyesinden 265,5 milyar yuana yükseldiğini belirtti. Toplantıda 30’dan fazla Alman ve 50 Çin firmasının temsilcileri, ileri imalat, yeni enerji ve dijital ekonomi gibi sektörler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Alman şirketlerinin yöneticileri, Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Bölgesi’nin, ileri teknoloji ve gelecekteki büyüme için kilit önemde bir merkez olduğuna dikkat çekti.
Alman şirketleri açısından Çin’in cazibesi giderek artıyor. Almanya Ekonomi Enstitüsü’nün verilerine göre, 2025 yılında Almanya’dan Çin’e yapılan yeni doğrudan yatırımlar yaklaşık 7 milyar avroya ulaştı, bir önceki yıl kaydedilen 4,5 milyar avronun üzerine çıktı.
Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Ling Ji, Çin ile Almanya arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin sadece ikili ilişkiler için bir ‘istikrar kaynağı’ ve ‘itici güç’ olmakla kalmadığını söyledi. Ling, işbirliğinin aynı zamanda Çin ile Avrupa arasındaki sağlam ekonomik ve ticari bağlara güçlü ivme kazandırdığını ifade etti.
ÇİN İLİŞKİLERİNDE YENİ AŞAMA
AB ve Almanya, Çin ile ticari ilişkilerinde gümrük vergilendirmesinde ve yaptırımlarda düzeltmeler yapıyor. Bu tür sorunların köklü çözümü ekim ayına ertelendi. Gelişmeler Alman dış politika bültenine şöyle yansıdı:
AB, Çin ile ticaret anlaşmazlığının çözümünü ekim ayına erteledi ve şimdilik yüksek gümrük tarifelerinden vazgeçti. Bu ‘şimdilik’ kaydının, süreç içinde kaldırılacağını öngörmek doğru olur. Çin’e karşı ekonomik savaşı zaten kaybedecekler. Yakın zamanda uzman bir grup tarafından yapılan gözlemlemeler (simülasyon) bu sonuçları verdi.
AB Ticaret Komiseri Maroš Šefcovic de Brüksel’de Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile görüşmelerin ardından bunu doğruladı. Tartışmanın nedeni, Çin Halk Cumhuriyeti’nin AB’ye olan ihracatını ciddi şekilde artırması, buna karşılık Almanya ve AB’nin ihracat gücünün düşmesidir. Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’nün (IfW) bir çalışmasına göre, bunun başlıca nedeni, Almanya’da yeniliğe yeterince yatırım yapılmamasıdır. Şansölye Friedrich Merz Pekin’e karşı sert önlemler almayı önerirken, uzmanlar AB’nin Çin’e karşı bir ekonomik savaşta kaybedeceği konusunda uyarıyorlar. Bu sonuç, uzmanların ticaret çatışmasının tırmanması durumunu test ettikleri analizlerde ortaya çıkmış.
SİMÜLASYONDA AMBARGO DENEMESİ
Haziran ortasında Financial Times, AB ile Çin arasında uzmanlar ve bilim insanlarının yürüttüğü bir masabaşı ticaret savaşı simülasyonundan bahsetti. Senaryolar, AB’nin en keskin silahını kullanmayı bile içermiş: çip üretim makineleri üreten Hollandalı ASML ürünlerine ambargo koymak. Çin şimdilik bu ürünlere bağımlı durumda. Simülasyonda Çin ise karşılık olarak Avrupa’nın ilaç endüstrisi için hayati öneme sahip nadir topraklara ve temel hammaddelere ambargo tehdidinde bulunmuş. Avrupa’nın uygulayacağı ambargonun, ASML ambargosunun aksine oldukça kısa vadeli olabileceği ve AB’deki sanayiye ciddi zararlar verebilecek nitelikte olduğu sonucuna varılmış. Financial Times’ın belirttiği gibi, simülasyonda AB, Çin tarafını gerçekten baskı altına almakta başarılı olamamış. Sonuçta açık ekonomik savaşta kaybetmekten kaçınmak için Pekin’den yalnızca göstermelik tavizler almakla yetinmiş. AB kendi nadir topraklar erişimini yaratmayı kararlaştırmış olsa da bu, yıllar hatta on yıllar sürebilir. Nadir topraklar Çin’in uzmanlık ve üstünlük alanı.
GÖRÜŞMELER ÇÖZÜM ODAKLI
Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche ile 28 Haziran’da yapılan görüşmelerin ardından, Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, AB Ticaret Komiseri Maroš Šefcovic ile yoğun görüşmelerde bulundu. Šefcovic daha sonra, ‘yapıcı’ görüşmelerin yapıldığını belirtti ve ortak bir çözüme ulaşma hedefinin izlendiğini söyledi. Bunun ekim ayına kadar başarıya ulaşması bekleniyor. Reiche de daha önce benzer açıklamalarda bulunmuştu. Bu, Berlin ve Brüksel’in kaybedilecek bir çatışmayı tırmandırmaktan vazgeçtiğini gösteriyor. Barış uğruna değil, kendi zayıflıklarının farkında oldukları için. Ekonomik zorunluluklar yanında Almanya ve AB’de milliyetçi partilerin iktidara yürümesi, Çin’e karşı yaptırımların geçici değil kalıcı olarak ortadan kalkacağı bir yola girebileceğini gösteriyor.