Özbekistan Hive ziyaretinde Lazgi dansının performans özelliklerini izleme ve türlerini tanıma olanağı buldum. Dansın uluslararası tanınırlığı olmasının, kültürel kimliğin korunmasında önemli bir rolü var. Bu yazıda, güncel Lazgi dansı ile Sarmişsoy (Sarmishsoy/Sarmishsay) kaya resimleri bağlantısına ve önemine dikkat çekmek istiyorum.
Özbekistan gezimiz Hive ziyareti ile başladı. Burada Lazgi dansı gösterisi izlendi, Lazgi Dans Müzesi gezildi, dans hakkında fikir sahibi olundu. Ardından Buhara’da tarih, kültür sanat turu yapıldı. Semerkand güzergâhında Sarmişsoy (Navai) Milli Parkı ziyaret edildi. Kaya resimleri incelendi. Hive kentinde gösterilerde izlediğimiz Lazgi dansı figürlerinin, kaya resimlerine işlenmiş olmasını görmek unutulmaz bir deneyimdi. Sarmişsoy kaya resimleri, Lazgi dansının Özbekistan ve civardaki ata topraklarında binlerce yıldır yaşayıp sürdüğünü gösteren muhteşem güzel, somut bir belgeydi.
ULUSAL RUHUN BEDENDE SOMUTLAŞMASI
Lazgi dansı ile Sarmişsoy kaya resimleri bağlantısı önemli bir keşif oldu. İlk tespitlerimize göre bölgede en az altı dans figürü var. Kayıtlarda dansın başlama tarihi 3 bin yıl öncesine dayandırılıyor. Sarmişsoy Vadisi’nde çökelmiş bulunan alüvyon istifi üzerinde arkeoloji-jeoloji ortaklığında bir çalışma yapılırsa, bu tarih 4-5 bin gibi daha erken çağlara da ulaşabilir.
Lazgi dansı, Türkmenistan ve Özbekistan’ın Harezm Bölgesi’nin halk müziği ve dansıdır. Özbek ulusunun tarihsel kimliğini, manevi gücünü ve kültürel sürekliliğini temsil eden eşsiz bir referans! Adeta geçmişten bugüne kadar taşınmış olan ulusal ruhun bedende ve harekette somutlaşmış hali. Lazgi dansı, sadece estetik bir sanat ifadesi değil, bunun yanı sıra hem kültürel varoluşun hem de ulusal birliğin canlı bir simgesidir.
UNESCO LİSTESİNDE
Lazgi, ‘Harezm dansı-Lazgi’ adıyla 13 Aralık 2019’da UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Temsilci Listesi’ne eklendi. 2022 yılından beri de iki yılda bir Hive şehrinde Lazgi Uluslararası Dans Festivali düzenleniyor.
Lazgi dansı, erkekler için kahramanca ve cesur, kadınlar içinse lirik ve muzip olmak üzere farklı stillere sahiptir. Lazgi müziği küçük bir giriş ve üç bölümden oluşur. 6/8 ölçülü ve canlı bir ritimle çalınır. Dans, yavaş ve basit hareketlerle başlar. Önce parmaklar, bilekler, dirsekler ve ardından tüm vücut hareketlenir. Sonra aniden eller, ayaklar ve vücut karmaşık hareketlere dahil olur. Dans hareketleri, müziğin bir bölümünün tekrarı ile değişir. Müziğin karakteri değişir ve hız artar, dans daha yoğun hale gelir ve aniden sona erer.
Lazgi’nin kadim tarihi ateşin keşfi ile ilintilidir ve Zerdüştçülük diniyle bağlantılıdır.
10 BİNDEN FAZLA KAYA OYMASI VAR
Sarmişsoy, Özbekistan’ın Nevai (Navoi) Bölgesi’nde, Nurata Dağları’nda bulunan tarihi bir vadi. Yaklaşık 10 bin yıllık geçmişe sahip binlerce kaya resmi (petroglif) ile açık hava müzesi olarak bilinir. Vadi, Taş Devri’nden Tunç Çağı’na ve Orta Çağ’a kadar uzanan 10 binden fazla kaya oyması barındırır. Petrogliflerde av sahneleri, ilkel insanlar, güneş sembolleri, dağ keçileri ve çeşitli hayvan figürleri resmedilmiştir. Her bir çizim türünün kendine özgü ayrıntıları var. Bölgedeki insan yaşamının evrimini kronolojik olarak gösteriyor.
Sarmişsoy Vadisi’nde kaya resimleri metamorfik kaya çeşidi olan ‘fillat’ yüzeylerine işlenmiş. Tektonik hareketler nedeniyle bölgedeki kayalar kıvrımlanmış, faylanmış ve eklem yüzeyleri oluşmuş. Birbirine paralel konumlanan yüzlerce, düz eklem yüzeyi, kaya resimleri için uygun zemin oluşturmuş. Eklem yüzeyleri düşeye yakın oldukları için sanatçıların çalışmasını da kolaylaştırmış olmalı. Bölgede oluşan faylar vadi önünde bariyer-engel oluşturuyor. Fay nedeniyle vadide alüvyon birikmiş, bu sayede yaşam için oluşan düzlüklerde yerleşimler kurulmuş. Bu yerleşimlerden ikisi Nurata ve Sarmysh.