Ana içeriğe geç

Avrupa NATO’su mu NATO’nun ölümü mü?

Hegemonyacılığın sona ermesi NATO’nun işlevini de bitiriyor. NATO’nun Avrupalı olması, işlevini canlandıramaz. NATO kendi başına bir hegemonyacılık aracı değildi. ABD’nin en büyük ekonomi olması ve askeri bakımdan da güçlü olmasıyla işlevini görüyordu.

Avrupa NATO’su mu NATO’nun ölümü mü?
Aydınlık
16

İran’ın Amerika ve İsrail ortaklığına karşı zaferinden sonra Trump, NATO’dan çekileceği açıklamasını pekiştirdi. NATO’daki ABD askerleri çekilirken Avrupalı komutanlar onların yerlerine yerleşiyor.

Avrupa’daki NATO ülkeleri, Steadfast Dart tatbikatıyla, iki yıldır birliklerini ABD olmadan Almanya’da toplayıp doğuya doğru ilerleme eğitimleri yapıyor. NATO operasyonu, Hollanda’nın Brunssum kentindeki NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığındaki bir Alman general tarafından yönetiliyor. Federal Almanya, NATO’nun Avrupa’daki askeri-lojistik merkezi olarak kendini gösteriyor ve bu şekilde, dönüm noktasından yıllar önce başlattığı politikayı sürdürüyor. ABD’nin manevraya katılmamasının arkasında, Grönland ve İran savaşı ile ilgili çatışmalardan daha derin, transatlantik ilişkilerde kaymalar yatıyor. Berlin yıllardır NATO içindeki güç dengesini kendi lehine değiştirmeye çalışıyor. NATO’nun Avrupa kanadını güçlendirme girişimi, Almanya’nın ABD’den bağımsız bir askeri güç olma çabasının önemli bir parçası.

Oysa Avrupa’da durum öyle rahat değil. Yıkıcı sistem krizi yanında NATO’ya karşı çıkan, Rusya’ya, Çin’e yönelen milliyetçi partiler iktidara geliyor. Muhafazakârların bir kısmı da bu gelişmelere katılıyor.

Aslında ABD, NATO’yu sırtından atıyor. Kuruluşa mali katkıların en büyüğünü ABD yapıyordu. Uzun süredir Avrupa ülkelerinin katkı yüzdeleri üzerinde tartışmalar yapıldı, istenen sonuç alınamadı. ABD’nin sırtından atmak istediği NATO, şimdi Avrupa için hangi hakimiyeti, hangi etkileri sağlayacaktır? Bu sorular, Türkiye’de yapılacak NATO toplantısı için de geçerli.

DAHA FAZLA LİDERLIK

ABD, NATO’dan askeri yeteneklerini ve birliklerini çekiyor. Avrupa askerleri daha fazla liderlik pozisyonu üstleniyor, ABD olmadan tatbikatlar yapıyor ve ABD silah sistemlerinin yerini alıyor: NATO ‘Avrupalı’ hale geliyor.

19 Haziran günkü German Foreign Policy’de yayımlanan makalede özetle şu belirtiliyor: ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD’nin NATO’ya katkı ödemelerinin daha da azaltılmasını ve Avrupa’dan asker çekilmesini gündeme getirdi. Hegseth, ‘gözden geçirmelerin’ en geç altı ay içinde tamamlanacağını belirtti. ABD’nin NATO’dan kısmi çekilmesi sürüyor. Trump yönetimi, haziran başında NATO’daki kapsamlı yeteneklerini ve birliklerini görevden çekmişti. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ve diğerleri, gelecekte bu tür adımların önceden duyurulması ve dikkatlice eşgüdümlenmesi gerektiğinde ısrar ediyor. ABD kapasitelerinin ‘görevden çekilmesi’, bir süredir başlatılmış olan ve 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın ayrılma tehditleri karşısında Avrupa tarafından hızlandırılmış bir sürecin parçası: Avrupalılar NATO’da daha fazla görev üstleniyor, daha fazla tatbikatı tek başlarına yapıyor ve giderek ABD silah sistemlerinin yerini alıyor. ‘Avrupa NATO’su gündemde.

GELECEK TARTIŞMALARI

NATO’nun geleceği tartışmalarında uzun süredir ‘Avrupa kanadının güçlendirilmesinden’ bahsediliyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde, Avrupa’daki üyelerin İttifak faaliyetlerini genişletme planı Berlin’de de sıkça gündeme geldi. ABD Başkanı’nın NATO’daki varlığını ciddi şekilde azaltması, hatta çıkması durumuna hazırlanıldı. Trump’ın ikinci döneme başlamasının ardından, Wall Street Journal’ın nisan ortasında bildirdiğine göre, plan ‘Avrupa NATO’su’ başlığı altında gündeme geldi. Avrupa’daki taraflar, somut adımlar atmayı planlamaya başladı. Örneğin komuta yapılarında Avrupalı personelin görevlendirilmesi veya ABD askeri donanımının Avrupa donanımıyla değiştirilmesi gibi. Bunun gayriresmi toplantılarda tartışıldığı ve mümkün olduğunca bu şekilde uygulandığı belirtiliyor. Wall Street Journal, “Zorluk muazzam!” dedi, çünkü tüm NATO yapısı başlangıçta neredeyse tüm seviyelerde ABD liderliği etrafında kurulmuştu.

Wall Street Journal’a göre, geçen yılın sonunda Şansölye Friedrich Merz’in o zamana kadar ‘Avrupa NATO’su planlarına karşı gösterilen Alman temkinliliğini’ bırakma ve adımlara katılma kararı, çabalara itici güç verdi. Berlin hamlesi ayrıca ayrıntıda kalan konuların tartışılmasını da tetikledi. ABD çekilirse NATO füze savunmasını kimin yöneteceği, Polonya ve Baltık ülkelerine giden ikmal koridorlarının nasıl korunacağı, sorumlu ABD subayları ayrılırsa lojistik ağlara kimin bakacağı gibi sorular da yanıt bekliyor. Birçok mevkiiye Avrupalı gelmişti. Ancak kritik yetenekler hâlâ eksikti. Bugüne kadar hiçbir Avrupalı NATO ülkesi askeri liderlik olarak ABD’yi geçebilecek durumda değildi.

ABD’SİZ ADIMLAR

Avrupalı general ve amirallerin, daha önce ABD askerlerine ayrılmış olan pozisyonlara geçtiği NATO’daki son büyük liderlik değişikliği şubat ayında duyuruldu. Bunun yanında ABD, NATO Genel Komutanlığı görevinin Belçika Mons’ta bulunan merkezini, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı (SACEUR) pozisyonunu vermek istemiyor. Ayrıca, şubat ayında kararlaştırıldığı gibi, Ramstein’daki NATO Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve İzmir’deki NATO Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerine ek olarak NATO Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini de İngiltere’deki Northwood’a alıyorlar. Yani güçlü bir etkiye ve aynı derecede güçlü bir kontrole sahip olmaya devam ediyorlar.

ABD güçlerinin katılımı olmadan Avrupa devletleri tarafından gerçekleştirilen NATO tatbikatlarının sayısı artıyor. Allied Reaction Force (ARF) güçlerinin Güneydoğu Avrupa’ya gönderilmesi (2025) veya Avrupa Akdeniz ülkelerinden askerlerin Almanya’da toplanarak doğuya ilerlemek için hazırlık tatbikatları (2026) yapıldı. Steadfast Dart 2025 ve Steadfast Dart 2026 tatbikatlarına, sadece Avrupalı askerler katıldı. Yeni seri tatbikatlar Trump’ın ikinci döneminden sonra yapılmış olsa da ABD Başkanı Joe Biden’ın görev süresi sırasında planlanmıştı. Bu durum, Avrupa İttifak faaliyetlerinin sadece Trump’ın NATO’dan çekilme tehditlerine bir tepki değil, aynı zamanda ABD birliklerinin, Asya-Pasifik bölgesinde Çin’e yönelik operasyonlar için rahatlatılması ve ABD’nin stratejik planlamasıyla uyumlu olduğunu gösteriyor. Ancak Trump’ın tehdit politikası bu süreci hızlandırıyor.

AVRUPA’NIN ÇIKARI VAR TÜRKİYE’NİN DERDİ NE?

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Brüksel’de NATO Savunma Bakanları toplantısında yaptığı son açıklamanın ardından, ABD’nin NATO katkı paylarını daha da azaltmayı ve Avrupa’dan asker çekmeyi düşündüğü bildirilince, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin çekilmesiyle ilgili bir ‘yol haritası’ talep etti. Bazı yetenekler hızlı bir şekilde yerine konulabilir. Ancak diğerleri için ‘ya geçici çözümlere ya da daha fazla zamana’ ihtiyaç var. Burada tamamen teknik konular söz konusu. Berlin’in temel bir itirazı yok: ABD’nin NATO yapılarından çekilmesi, fiilen Avrupa odaklı, bağımsız hareket edebilen bir askeri yapı elde etme perspektifi sunuyor ve bu yapının Almanya-Avrupa çıkarları doğrultusunda kullanılabileceği düşünülüyor.

Temmuz ayında Türkiye’de NATO toplantısı yapılıyor. Bu toplantı NATO’nun cenaze töreni olacak. Wall Street Jorunal bu tartışmalar sırasında şunu yazdı: “NATO, ABD liderliği tarafından kuruldu.” ABD’nin küresel çapta hakimiyetine ve Atlantik hegemonyasına hizmet etti. NATO üyesi Avrupa ülkeleri, ABD hegemonyacılığı için kullanıldılar. Son döneme kadar ABD yönetimi, Avrupalıları birlikte harekete zorladı.

Hegemonyacılığın sona ermesi NATO’nun işlevini de bitiriyor. NATO’nun Avrupalı olması işlevini canlandıramaz. NATO kendi başına bir hegemonyacılık aracı değildi. ABD’nin en büyük ekonomi olması ve askeri bakımdan da güçlü olmasıyla işlevini görüyordu. Amerikan hakimiyetinin çökmesi onun bir aracı olan NATO’yu yıkıntı haline getiriyor.

NATO’nun birikim ve tecrübelerini Avrupa kendi çıkarları için değerlendirecektir. ABD’nin gerilemek zorunda olduğu yerlere ilerleme, öncelikle de Rusya’yı hedef alan alanlara yoğunlaşma planı yapıyorlar. Peki Türkiye, NATO’yu Türkiye’ye davet ederek, NATO’da rol almayı planlayarak neyi hedefliyor? NATO’nun hangi geleneklerini sürdürecek? 12 Mart, 12 Eylül darbelerinin mirasına mı sahip çıkacak? Yoksa 15 Temmuz 2016 NATO darbe girişiminde aldığı zararları mı telafi edecek? Hapishanedeki NATO generallerini serbest mi bırakacak?

Kuzey Atlantik Antlaşması, adı üstünde, emperyalist Batı’nın hakimiyet çıkarları için kuruldu. Bu kuruluş ağırlıklı olarak Türkiye’yi hedef aldı. Batı hakimiyet planları açısından Türkiye jeostratejik bir konumda. ABD, İsrail, Yunanistan ve GKRY tarafından Türkiye’nin etrafı sarılmış durumda. Bu, NATO’nun yaptığı ve Doğu Akdeniz’i hedef alan, Türkiye’yi kuşatan planların devamıdır. Bu nedenle NATO’dan çıkmak, onun bölgeden uzaklaştırılmasını sağlamak Türkiye için kaçınılmaz bir savunma tedbiridir. NATO’da kalmak ve roller almak Batı tarafından kuşatılmaktır. Sürmekte olan devrim sürecimize ket vurmaktır. NATO’yu ağırlamak değil onu uzaklaştırmak ve saldırılarını önlemek için Türkiye, Rusya, Çin, İran İttifakı’na sıkı sıkıya sarılmamız; gerekliliğin ötesinde zorunluluktur. Hayatta kalmanın ve insanlığın ilerlemesine hizmet etmenin yoludur.

Kaynağa Git

İlgili Haberler